Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Suruç Katliamının 10. Yılında 33 Düş Yolcusunu Unutmadık

⌈Hasan Subaşı | AHA Yayın Kurulu Başkanı⌉

20 Temmuz 2015’te, Kobani’deki çocuklara oyuncak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi 300’e yakın genç, Urfa’nın Suruç ilçesindeki Amara Kültür Merkezi önünde bombalı saldırıya uğradı. Şeriatçı terör örgütü IŞİD tarafından düzenlenen bu saldırı sonucunda 33 düş yolcusu hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

Suruç Katliamı, sadece gençliğe değil, halkların barış ve özgürlük umuduna yönelik organize, planlı ve siyasi bir saldırıydı. Katliamın failleri ve ardındaki yapılar bilinmesine rağmen, 10 yıldır gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmadı. Siyasi iktidarın IŞİD’e göz yuman politikaları, bir istihbarat zaafı değil; doğrudan bir yönlendirme ve kollama haliydi.

Katledilen 33 düş yolcusu; eşitlik, laiklik, özgürlük ve herkesin eşit olduğu bir toplumsal düzeni kurmanın hayalini büyütmek için yola çıkmıştı. Onların düşleri, Alevi toplumunun kadim mücadele değerleriyle iç içedir: Herkesin inancıyla, kimliğiyle eşit ve özgür yaşadığı bir düzen kurma arzusu, 33 canın ortak hayaliydi. Bu düşleri yaşatmak, bugün Alevilerin demokratik laiklik, adalet ve toplumsal rızalık düzeni için sürdürdükleri mücadeleyi büyütmekle mümkündür.

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yakılarak katledilen 33 canımız ile Suruç’ta bombalı saldırıyla katledilen 33 genç, aynı şeriatçı-faşist zihniyetin hedefi olmuştur. Her iki katliamın ardında da devletin ihmali değil, doğrudan desteği ve koruması vardır.

Sivas’ta katledilen canlar için yıllarca adalet sağlanmadı; failler korundu, bazıları ödüllendirildi. Suruç’ta ise soruşturmalar karartıldı, gerçek failler açığa çıkarılmadı. Devletin katilleri koruyan bu politikası, şeriatçı çeteleri cesaretlendirmiş; halklara ve özellikle ilerici gençliğe karşı yeni saldırıların zeminini oluşturmuştur.

Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusunu, Sivas’ta yakılarak katledilen 33 canı ve bu topraklarda şeriatçı-faşist saldırılarla hayatı çalınan tüm canları unutmadık, unutmayacağız.Şeriatçı karanlığa, faşist zorbalığa, devlet destekli katliamlara karşı eşitliğin, laikliğin, özgürlüğün, demokrasinin ve toplumsal rızalık düzeninin olduğu bir Türkiye’yi inşa etmek için; devrimci-demokratik güçlerle, kadın ve gençlik örgütleriyle, laik-demokratik bir Türkiye’den yana olan tüm güçlerle ve toplumsal-inançsal kesimlerle birlikte birleşik mücadele zemininde buluşarak yolumuza devam edeceğiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir