Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Emine Ocak Ana’nın Ardından: “Adalet Arayışının Sessiz Ama Sarsılmaz Çığlığıydı”

Emine Ocak’ın Hakk’a yürümesi ardından Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAK) ortak bir açıklama yayımlayarak, Cumartesi Anneleri’nin simge isminin halkların hafızasında silinmeyecek bir iz bıraktığını vurguladı.

Açıklamada, Emine Ocak’ın sadece kayıp oğlu Hasan Ocak için değil, bu topraklarda kaybedilen tüm evlatlar için yürüttüğü mücadelenin halkların ortak hafızasına kazındığı ifade edildi. FEDA ve DAK’ın açıklaması şu şekilde:

“Halkımız, Bir Ananın Ardında Bıraktıklarını Asla Unutmayacak. Emine Ocak Ana’yı Her Zaman Arayacaktır.”

Türkiye ve Kürdistan tarihinin en karanlık dönemlerinde, faili meçhul değil, faili belli cinayetlerin, sistematik devlet zulmünün ve inkâr politikaları karşısında mücadele ederek halklarımızın gönlünde bir umut ışığı gibi parlayan bir Ana’yı yitirdik.

Emine Ocak Ana, yalnızca bir evladını değil, bu topraklarda kaybedilen tüm evlatları sahiplenen bir vicdan, bir adalet arayışı ve bir halk hafızasıydı.

1990’lı yıllarda devletin hukuk dışı uygulamaları gözaltında kaybetmeler, işkenceler, yasadışı infazlar adeta sıradanlaştırılırken, Galatasaray Meydanı’nda Emine Ana ve yol arkadaşlarının yaktığı her mum, o zifiri karanlığı yaran birer meşaleye dönüştü.

Her Cumartesi, polis ablukasına rağmen meydanda oturan Cumartesi Anneleri ile birlikte Emine Ana’nın “Buradayız, vazgeçmiyoruz” sözü, halklarımız için bir vicdan nöbetine, bir toplumsal hafıza alanına dönüştü.

Emine Ocak Ana’nın yaşamı; inkârın, baskının ve erkek-egemen devlet aklının karşısında sessiz ama sarsılmaz bir çığlık, derin ve dirençli bir isyan oldu.

O, sadece Hasan Ocak’ın değil; Cizre’de, Lice’de, Dersim’de, Suruç’ta, Roboskî’de yitip giden tüm çocukların annesiydi. Her birinin acısını yüreğinde taşıdı, her birinin adaletini omuzladı.

Emine Ana’nın mücadelesi, sömürgeciliğin, militarizmin ve eril tahakkümün karanlığını yaran bir kadın direnişinin simgesi haline geldi.

Köklerini Ana Tanrıça kültüründen alan kadim Mezopotamya ve Anadolu annelik mirasını, halkların ortak acısına, ortak vicdanına ve ortak mücadelesine dönüştürdü.

O, adaleti hiçbir işlevi kalmamış mahkeme salonlarında değil; meydanlarda, sokaklarda ve insanların kalbinde aradı.

Her gözaltında kaybedilenin adı anıldığında, onun sabrı, inancı ve kararlılığı yankılandı.

Emine Ocak Ana’nın halklara bıraktığı bu onurlu mücadele mirası önünde saygıyla eğiliyoruz.

Anısı halkımızın demokratik toplum mücadelesinde yaşamaya devam edecektir.

Devri daim, mekânı Hak olsun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir