Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Munzur Festivali’nde Alevilik Paneli: “Asimilasyona Karşı Ortak Mücadele Şart”

⌈Haber Merkezi⌉ 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde düzenlenen panelde, devletin Aleviliği tanımlama girişimleri ve buna karşı yürütülen direniş tartışıldı.

23’üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında “Alevilik, Asimilasyon ve Mücadele Yöntemleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Sanat Sokağı’nda düzenlenen panele, yerine kayyım atanan Dêrsim Belediye Eşbaşkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) üyesi Özkan Tacar’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak yer aldı.

“Bizi Tarif Eden ve Şekillendiren Yapılara Teslim Olmayacağız”

AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, konuşmasında Alevi kimliğinin devlet eliyle şekillendirilmek istendiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade eden Yılmaz şunları söyledi:

“Bu yapının tek görevi, kendi çizdikleri çerçevede makbul Alevi yetiştirmek. Devletin tüm olanaklarıyla Anadolu’nun her yerine giderek ağır bir asimilasyon politikası yürütüyorlar. Bizi tarif eden, Aleviliği bize öğretmeye çalışan bu yapıyı kabul etmiyoruz. Alevilik tanınmıyor ama bu inanç adına resmi bir daire kurulmuş. Bizim tek talebimiz ekonomik destek değil; inancımızın tanınması, anayasal güvence altına alınması ve eşit yurttaşlık hakkımızın sağlanmasıdır.”

“Cemevi Başkanlığı Asimilasyonun Kurumsallaşmış Hâlidir”

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise devletin Alevilik politikalarını eleştirerek Cemevi Başkanlığı’nın bir asimilasyon merkezi gibi çalıştığını belirtti. Erçe, asimilasyonun yalnızca devletten değil, Alevilik adına açılan bazı tabelalı kurumlardan da geldiğine dikkat çekti:

“Devlet, tekçi ve cinsiyetçi politikalarıyla müfredat üzerinden kindar ve dindar nesiller yetiştirmeye çalışıyor. Alevi kurumları, inançlarından aldıkları güçle direniş gösteriyor. Ancak bu mücadele yalnız yürütülemez. Diğer ötekilerle buluşan bir Alevilik anlayışıyla hareket etmek zorundayız. İç asimilasyon da ciddi bir sorun; Alevi adıyla açılan kurumlarda dahi asimilasyonun etkilerini görüyoruz. Ortak mücadele dışında bir seçenek yok.”

“Aleviler Bu Masada Kendi Kimliğiyle Yer Almalıdır”

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat da Alevilerin Türkiye, Irak, Suriye ve İran gibi ülkelerde benzer baskılarla karşılaştığını belirtti. Ortak kaderin haksızlığa uğramak olduğunu ifade eden Mat, şunları söyledi:

“Bu ülkelerde ne inançlarımız ne de dillerimiz tanındı. Türkiye’de de Aleviyseniz yaşam hakkınız güvencede değil. Sürekli şikâyet eden bir kimlikten çıkıp yöneten topluluk haline gelmeliyiz. Anadilde eğitim konusunda da bizlerin eksikleri var. Devlet imkân sunmuyorsa, biz ne yaptık, bunu sorgulamalıyız.”

Mat, Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”na atıf yaparak, Alevilerin barış sürecinde kurucu özne olarak yer alması gerektiğini vurguladı:

“Eşitlik ve özgürlük herkes için olmalıdır. Aleviler olarak bu süreçte sorumluluk almaya hazırız. Taleplerimizi masaya biz oturup dile getirmeliyiz. Türkiye’nin demokratikleşmesi yalnızca Amed’den değil, aynı zamanda Dêrsim’den de geçer. Bu anlaşılmadıkça barış mümkün değildir. Umudumuz, onurlu barışın bir an önce bu topraklarda sağlanmasıdır.”

Panel, Katılımcı Sorularıyla Sona Erdi

Panel, katılımcıların soru ve katkılarıyla sona erdi. Etkinlik boyunca Alevi kurumlarının ortak mücadelesine ve yüzleşme talebine vurgu yapıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir