2 Ağustos Çingene Soykırımı: Roman Halkının Yok Sayılan Acısı Unutulmadı
⌈Haber Merkezi⌉ 2 Ağustos 1944’te, Nazi Almanyası tarafından kurulan Auschwitz-Birkenau Toplama Kampı’ndaki sözde “Çingene Kampı”nda tutulan binlerce Roman/Çingene, gaz odalarında katledildi. Aradan 81 yıl geçmiş olmasına rağmen, Avrupa’nın dört bir yanındaki Roman halkı hâlâ bu tarihsel travmanın tanınmasını ve adaletin sağlanmasını bekliyor.
Katliamın yaşandığı kampta tutulan 23 bin Roman’dan 20 binden fazlası, Nazi rejiminin endüstriyel imha sisteminde yaşamını yitirdi. Bu soykırım, Roman halkının yalnızca fiziksel varlığına değil, tarihine, kültürüne ve toplumsal hafızasına yönelik bir yok etme girişimi olarak kayıtlara geçti.
Sürgün, Zorla Çalıştırma ve Tıbbi Deneyler
Katledilen Romanlar, yalnızca gaz odalarında değil, sistematik baskı, sürgün ve ayrımcılıkla da yok edilmek istendi. Nazi döneminde yüz binlerce Roman vatansız bırakıldı, zorla çalıştırıldı, insanlık dışı tıbbi deneylere maruz kaldı ve binlercesi kısırlaştırıldı. Çocukları okullardan, yetişkinleri iş yaşamından koparıldı. Nürnberg Yasaları’yla Yahudilerle birlikte vatandaşlıktan çıkarıldılar.
“Yok Edilmesi Gereken Irk” Anlayışı Kurumsallaştı
Ezilenlerin tarihini hedef alan Nazi ideolojisi, Romanları da “yok edilmesi gereken ırk” olarak tanımladı. Bu anlayış, 1500’lü yıllardan bu yana Avrupa’da süregelen Roman karşıtlığının devlet politikası haline getirilmesiyle beslendi. Nazi faşizmi bu tarihsel ırkçılığı soykırıma dönüştürdü.
Roman Soykırımı Yıllarca Görmezden Gelindi
-
Dünya Savaşı sonrası Yahudi soykırımı (Holokost) uluslararası belgelerle tanınırken, Romanlara yönelik soykırım uzun yıllar boyunca tarih kitaplarında, müze anlatılarında ve hukuk metinlerinde neredeyse yok sayıldı. Bu sessizlik, ırkçılığın hâlâ kurumsal ve toplumsal düzeyde sürdürülmesinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
“Porajmos”: Unutturulmak İstenen Bir Tarih
Roman halkı yaşadıkları bu felaketi kendi dillerinde “Porajmos” (Yok Ediliş) olarak adlandırıyor. Porajmos, bir halkın sadece öldürülmesi değil, tüm tarihsel hafızasının, kültürünün ve kimliğinin silinmek istenmesinin adıdır. Ancak Roman halkı, unutturulmak istenen bu soykırıma karşı bugün hâlâ varlığını, direnişini ve hafızasını koruyor.
Adalet ve Tanınma Çağrısı: “Bir Daha Asla!”
2 Ağustos Çingene Soykırımı Anma Günü vesilesiyle yapılan açıklamalarda Roman örgütleri ve insan hakları savunucuları, Porajmos’un uluslararası düzeyde tanınmasını, faillerin tarihsel sorumluluğunun kabul edilmesini ve Romanlara yönelik sistematik ayrımcılığın son bulmasını talep ediyor.
“Roman halkının acısı, sadece geçmişin değil bugünün de meselesidir.
Porajmos unutulmasın, tanınsın, bir daha yaşanmasın!” çağrısıyla anma etkinlikleri Avrupa’nın birçok kentinde düzenleniyor.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler