Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

DEM Parti’li Ayten Kordu’dan Zini Gediği Katliamı İçin Meclis Araştırması Talebi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 8 Ağustos 1938’de Alevi toplumuna yönelik gerçekleştirilen Zini Gediği Katliamı ile ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi. Kordu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “Tanık ifadeleri ve yerel halkın beyanlarına rağmen neden etkin bir soruşturma açılmamıştır?” diye sordu.

“İnsanlığa Karşı Suç, Zamanaşımına Tabi Değildir”
Zini Gediği Katliamı’nın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilebilecek bir toplu infaz olduğunu vurgulayan Kordu, “Bu suçlar, zamanaşımına tabi değildir. Ancak bu ağır insan hakları ihlali bugüne kadar etkin biçimde yargılanmamış, tanık ifadelerine rağmen herhangi bir soruşturma süreci yürütülmemiştir” dedi.
Kordu, 1950’lerden itibaren mağdur ailelerin yaptığı sayısız başvurunun bürokratik gerekçelerle reddedildiğini, 2011’de yapılan son başvurunun da sonuçsuz kaldığını ve dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşındığını hatırlattı.

“Aydınlatmak Tarihi Sorumluluktur”
Türkiye’deki yargı makamlarının pasif kalmasının cezasızlık kültürünü pekiştirdiğini belirten Kordu, “Katliamın faillerinin ve emir verenlerin kim olduğu, cesetlerin nereye gömüldüğü, kaç kişinin öldürüldüğü gibi temel sorular hâlâ yanıtlanmamıştır. Bu durum yalnızca geçmişin değil, bugünün de adalet sorununu derinleştirmektedir. Adalet Bakanlığı’nın evrensel hukuk normlarına uygun biçimde bu suçun aydınlatılması için adım atması tarihsel bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

Kordu’nun Bakan Tunç’a Yönelttiği Sorular

  • Zini Gediği Katliamı ile ilgili olarak Bakanlığa bugüne kadar kaç bireysel veya kurumsal başvuru yapılmıştır? Bu başvuruların içeriği ve sonuçları nelerdir?

  • Tanık ifadeleri ve yerel halkın beyanlarına rağmen neden etkin bir soruşturma açılmamıştır? Açılmamışsa sorumluluk kimdedir?

  • Katliamda yaşamını yitirenlerin kimliklerinin adli tıp desteğiyle tespiti ve toplu mezarların yerinin belirlenmesi için Bakanlıkça yürütülen bir çalışma var mıdır?

  • Bu olayın “insanlığa karşı suç” kapsamına girmesi nedeniyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiği açıkken, neden “zamanaşımı” gerekçesiyle tüm talepler reddedilmiştir?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir