AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu: “Ya Parçalanacağız, Ya Birleşik Bir Güç Olacağız”
⌈Haber Merkezi⌉ Berlin’de düzenlenen “Sözümüz Var” Türkiye Barış Konferansı’nda konuşan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Türkiye’de otoriterleşmenin arttığını ve Alevi toplumunun sistematik biçimde asimilasyona maruz bırakıldığını söyledi. “Biz ölümden yana değiliz, yaşamı kutsayan bir toplumuz” diyen Kamilağaoğlu, barış sürecinin demokratik temelde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Berlin’de “Sözümüz Var” Konferansı: Barış ve Eşit Yurttaşlık Çağrısı
11 Ekim Cumartesi günü Berlin Alevi Toplumu – Cemevi’nde düzenlenen Türkiye Barış Konferansı’nda Alevi kurumuları, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütünü bir araya getldi. Konferansta DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, Berline Cemevi Başkanı Yüksel Özdemir ile Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ( AAKB) Genel Başkanı Leyla Solmaz ve CHP Berlin temsilcisi konuşma yaptı.
Moderatörlüğünü AABK Medya Sorumlusu Özkan Lafatan yaptığı Türkiye Barış Konferansı’nda barış, eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve demokratik haklar ekseninde devletin somut adımlar atması çağrısı öne çıktı.

Türkiye Barış Konferansı’nda söz alan AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu konuşmasında, Alevi toplumunun tarihsel direnişine ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden bugüne süren inkâr politikalarına dikkat çekti.
Kamilağaoğlu, “Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinde, kuruluş projesinin nasıl ötekilerin inkârı üzerinden kurulduğunu çok iyi biliyoruz. Aleviler üzerinden kuruldu. Kürtlerin, gayrimüslim azınlıkların inkârı üzerinden kurulan yüzyıllık bir Cumhuriyet’i yaşadık,” dedi.
Alevilerin artık kendi acılarıyla yüzleşip haklarını açıkça talep etme iradesi gösterdiğini vurgulayan Kamilağaoğlu, “Biz bunu istiyoruz, Alevi toplumu olarak. Ama devlet istemiyor. Devlet sürekli Alevilerin ‘nasıl yok sayalım, nasıl inkâr edelim’ diye çalışıyor,” ifadelerini kullandı.
Külliye Dikmek Aleviliği Yok Saymaktır
Kamilağaoğlu, son yıllarda Alevi kutsal alanlarının çevresine yapılan külliyelere de sert tepki gösterdi: “Her yıl yüzlerce, binlerce insanımızın Türkiye’nin farklı yerlerinden gelip ibadetini yaptığı bir mekâna devlet eliyle yeni bir külliye yapılıyor. Bu külliyenin oraya dikilmesi özel olarak seçilmiş bir mesajdır. Aleviliğin ortadan kaldırılması hedefleniyor. O külliyenin bizim kutsal saydığımız bir yere dikilmesi demek ‘siz yoksunuz’ demektir.”
Kadıncık Ana türbesine yapılan müdahalelere de değinen Kamilağaoğlu, “Kadıncık Ana’nın orada olması onları rahatsız ettiği için o külliyeyi diktiler. Çünkü kadından da nefret ediyorlar. Oysaki Kadıncık Ana türbesinin varlığı o gericiliğe karşı panzehirdir,” dedi.
Ya Parçalanacağız, Ya Birleşik Bir Güç Olacağız
Alevi kurumlarına yönelik baskıların arttığını belirten Kamilağaoğlu, Munzur Üniversitesi’nde Kırklar Meclisi paylaşımı nedeniyle başlatılan soruşturmaları örnek gösterdi:
“Kamusal alanda çalışan Alevilerin ne kadar büyük ayrımcılığa uğradığını hepimiz biliyoruz. Alevi çocukları, Alevi kızları ve kadınları ile ilgili korkunç bir fişleme var. Böyle bir toplumda Aleviler nasıl nefes alsın? Zor. Gerçekten zor. Ya parçalanacağız, yok olacağız; ya da birleşik bir güç olacağız. Bunun başka yolu yok.”
Barış Süreci Demokratik Temelde İlerlemelidir
Kamilağaoğlu, barış sürecine ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “Biz ölümden yana değiliz; biz yaşamı kutsayan bir toplumuz, bir iradeyiz. Sevgiyi, kardeşliği, dayanışmayı savunuyoruz. Onun için atılan bu barış adımı Aleviler için de çok önemli. Ama bizi tereddüde düşüren konular var. Barış sürecinin hukuksal bir altyapısı ve demokratik adımlarının olması gerekiyordu; ama henüz ortada somut bir adım yok.”
Hasta tutsaklardan, tutuklu siyasetçilerden ve basına yönelik baskılardan söz eden Kamilağaoğlu, “Bugün CHP üzerindeki baskılar, CHP’li başkanların tutuklanması… Öyle bir şiddet sarmalı yaşanıyor ki, hükümet şiddeti siyaset olarak kullanıyor. Oysa siyaset şiddetin tam karşıtı olmalı,” dedi.
Avrupa’daki Alevi Hareketini Gözümüz Gibi Korumalıyız
Alevi kurumlarının demokratikleşme mücadelesinde kilit bir rol oynadığını belirten Kamilağaoğlu, Avrupa’daki örgütlülüğün önemine de değindi:
“Türkiye Alevi hareketi ve kurumları kıskaç altında. Avrupa’daki Alevi hareketlerimizi, konfederasyonumuzu, federasyonlarımızı gözümüz gibi korumak zorundayız. Bizler Alevi toplumu olarak Avrupa’da ne kadar güçlü olursak, sırt sırta verirsek birçok sorunumuzu çözeriz.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler