Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dem Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’dan Pülümür’deki Rüzgâr Enerji Santrali Projesine İlişkin Soru Önergesi

⌈Haber Merkezi⌉ Dem Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: “Dersim’in doğası enerji rantına kurban edilemez.”
CHP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Pülümür’de Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine dair ÇED sürecinin bilimsel ve hukuki yönlerini Meclis gündemine taşıdı. “Dersim’in doğası, halk sağlığı ve ekosistemi tehdit altında” dedi.

Dem Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Pülümür ilçesi sınırları içerisinde Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu.

Kordu, önergesinde projenin yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda ekolojik sürdürülebilirlik, halk sağlığı, tarım, hayvancılık ve biyolojik çeşitlilik bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun TBMM’ye sunduğu önerge şöyle:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Ayten KORDU
Dersim Milletvekili

Dersim’in Pülümür ilçesi sınırlarında, Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin olarak, Tunceli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu” kararı verilmiştir.

Proje, Seteriye (Dağyolu), Mezra Sılêmanu (Süleymanuşağı), Hacılı, Gocanage (Göcenek), Zımag (Közlüce) ve Hasangazi köylerini kapsamakta olup, toplam 10 türbin kurulması planlanmaktadır. Projenin toplam kapasitesi 40 MWm/40 MWe, enerji depolama sistemi kapasitesi ise 40 MWe/40 MWh olarak belirlenmiştir.

Söz konusu alanlar, yoğun arıcılık faaliyetlerinin yürütüldüğü, tarım ve hayvancılıkla geçinen köyleri kapsamaktadır. Türbinlerin ve depolama tesisinin kurulacağı bölgelerde arı popülasyonlarının azalması, tozlaşma dengesinin bozulması, mera alanlarının tahribi ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi riskler bulunmaktadır. Bu durum, bölge halkının geçim kaynaklarını ve ekosistem dengesini doğrudan tehdit etmektedir.

Ayrıca, Hacettepe Üniversitesi ile Pülümür Belediyesi tarafından yapılan ortak bilimsel çalışmada Pülümür’ün Türkiye’de en fazla bitki türünü barındıran ilçe olduğu belirlenmiştir. Araştırmada literatürde yer almayan 4 yeni endemik bitki türü tespit edilmiş, bölgenin ulusal düzeyde korunması gereken öncelikli bir ekosistem olduğu vurgulanmıştır.
Yine Türkiye’nin en yaşlı ceviz ağacının Pülümür sınırları içinde yer aldığı tespit edilmiş ve Anıtlar Kurulu tarafından tescil süreci başlatılmıştır. Bu veriler, Pülümür’ün yalnızca yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte korunması gereken bir doğal miras alanı olduğunu göstermektedir.

Bölgede yürütülen arıcılık yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bitkisel üretimin devamlılığı açısından ekosistemin temel unsurudur. Türbinlerin inşası sırasında ortaya çıkacak toz, gürültü, titreşim ve elektromanyetik alan değişimleri arıların yön bulma davranışlarını olumsuz etkileyebilir, koloni kayıplarına neden olabilir. Bilimsel araştırmalar, rüzgâr türbinlerinden yayılan elektromanyetik alanların (EMF) ve düşük frekanslı gürültülerin (infrasound) arı popülasyonlarını bozduğunu göstermektedir.

Türbinlerin kurulacağı yüksek rakımlı meralarda oluşacak sürekli titreşim ve gürültü kaynaklı stres, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda doğurganlık oranı, süt verimi ve davranış üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu etkiler bilimsel literatürde “rüzgâr türbini sendromu” olarak adlandırılmakta ve insanların sağlığını da tehdit etmektedir. Türbinlere yakın yaşayan insanlarda baş ağrısı, kulak çınlaması, uyku bozukluğu, kalp ritim bozukluğu ve kronik stres gibi belirtiler gözlemlenmiştir.

Paşa DRES projesi alanı, göçmen kuşların göç rotası üzerinde yer almakta olup, bölgeden her yıl yüzbinlerce kuş geçmektedir. Türbinlerin döner kanatları, özellikle bu kuşlar için çarpışma riski yaratmakta, biyolojik çeşitliliği azaltmakta ve uluslararası sözleşmelerle korunan türleri tehdit etmektedir.

Tüm bu veriler ışığında, projenin ekolojik sürdürülebilirlik, tarımsal üretim, hayvancılık ve halk sağlığı bakımından yeniden değerlendirilmesi zorunludur. ÇED sürecinde bu etkilerin bütüncül biçimde ele alınmadığı, bilimsel temelli sağlık ve ekosistem risk analizlerinin eksik bırakıldığı görülmektedir.

Bu nedenle projenin, yerel halkın katılımı, bağımsız bilim insanlarının incelemeleri ve ekolojik koruma esasları gözetilerek yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda Bakan’a şu sorular yöneltildi:

  1. Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin “ÇED Olumlu” kararı hangi bilimsel, çevresel ve teknik değerlendirmelere dayanarak verilmiştir? ÇED sürecinde bağımsız uzman veya akademik kurumların katkısı olmuş mudur?

  2. ÇED süreci kapsamında yerel halkın, köy muhtarlıklarının ve çevre örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Alındıysa bu görüşler nihai rapora nasıl yansıtılmıştır?

  3. Proje alanında yapılan flora-fauna, toprak, su, gürültü ve arıcılık üzerindeki etkiler hangi tarihlerde, kimler tarafından değerlendirilmiştir? Bu çalışmalar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

  4. Proje kapsamında planlanan 40 MWe/40 MWh enerji depolama sisteminin yeraltı su kaynakları, toprak yapısı ve çevresel denge üzerindeki olası kimyasal etkileri incelenmiş midir?

  5. Dersim’in doğal yapısını, tarım alanlarını ve kırsal yaşam biçimini korumak amacıyla Bakanlığınız tarafından yenilenebilir enerji yatırımlarının ekolojik hassasiyetlere göre yönlendirilmesi için herhangi bir bölgesel planlama veya koruma stratejisi yürütülmekte midir?

  6. ÇED sahası içinde kalan mera ve tarım alanlarının kaybına bağlı olarak bölge köylülerinin tarım ve hayvancılık faaliyetleri devam ettirmeleri için ne gibi önlemler alınmış veya alternatifler sunulmuştur?

  7. ÇED sahası içinde kalan ve korunmasında Bakanlığınızın taraf olduğu anlaşmalara bağlı olarak yaşamları garanti altına alınan bölgesel ve lokal endemik flora ve fauna türlerinin zarar görmesini engelleyecek önlemleriniz nelerdir?

  8. Projenin inşaatı için açılacak yollar nedeniyle habitatları zarar görecek endemik türler hangileridir? Türlerin belirlenmesi için saha çalışması yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

  9. Proje inşaatı için açılacak yolların neden olacağı erozyon ve heyelan riskine dair hangi bilimsel araştırmalar yapılmıştır?

  10. Bölgede yaşayan koruma altındaki yarasa türlerinin işletme sırasında göreceği zararlar tespit edilmiş midir? Hangi önlemler alınmıştır?

  11. Bölgede bulunan veya göç rotası nedeniyle bölgeden geçen kuş türleri hangileridir? Uluslararası anlaşmalarla koruma taahhüdünde bulunduğunuz bu türlerin korunması için hangi tedbirler alınacaktır?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir