Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Felsefesi Perspektifinden Edep, Erkân ve Ahlak: Laik ve Demokratik Türkiye’de Toplumsal Yozlaşma ve Çözüm Önerileri

⌈Hüseyin Akkuş⌉
Giriş
Bize ahlak ve erdem kazandırmayacaksa; yola ve erkâna ne hacet? Bizi insan-ı kamil etmeyecekse, Aleviliğe ne hacet?
Toplumların sürdürülebilirliği, bireylerin ahlaki ve etik değerlerle şekillenmesine bağlıdır. Alevi felsefesi, tarih boyunca bireylerin ve toplumların davranışlarını düzenleyen temel değerleri ortaya koymuştur. Bu değerler arasında edep, erkân ve ahlak, bireyin hem kendisi hem de toplum karşısında sorumluluk sahibi olmasını sağlayan temel unsurlardır.
Günümüzde Türkiye’de, özellikle laik ve demokratik Cumhuriyet değerlerinin zayıflaması, toplumsal yozlaşma eğilimlerini artırmaktadır. Bu durum, iktidarın toplumsal ve kültürel alanlara müdahaleleriyle birlikte değerlendirildiğinde, bireylerin etik ve ahlaki bilinçlerini etkileyen bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca, toplumda eşitlik ve dayanışma ilkelerinin ihmal edilmesi, sosyal adaletin zayıflaması ve bireysel çıkarcılığın öne çıkması toplumsal bozulmayı derinleştirmektedir.
Alevi Felsefesinde Edep, Erkân ve Ahlak
1. Edep
Pirlerimizin ifadesiyle “Edep erkan yeri burası”. Edep, bireyin kendini tanıması, haddini bilmesi ve toplumsal sınırlarına saygı göstermesi anlamına gelir. Edep olmadan insan ne toplumsal sorumluluklarını yerine getirebilir ne de bireysel etik bilincini geliştirebilir.
Edep bireyi şu davranışlara yönlendirir:
Alçakgönüllülük ve kibirden uzak durmak
Başkalarını incitmemek
Söz ve davranışlarda ölçülü olmak
Yol arkadaşına ve topluma zarar vermemek
Edep, hem bireysel hem toplumsal disiplinin temelini oluşturur ve toplumsal düzenin korunmasına katkı sağlar (Yaman, 2015). Aynı zamanda, toplumda güçlü bir dayanışma ve eşitlik bilinci yaratır; bireylerin yalnızca kendisi için değil, herkes için sorumlu olmasını teşvik eder.
2. Erkân
Erkân, Alevilikte toplumsal düzeni ve yolun pratiğini simgeler. Cemler, musahiplik, ikrar, lokma ve gülbang gibi ritüeller, toplumsal bağın ve kolektif bilincin güçlenmesini sağlar. Erkânın başlıca işlevleri şunlardır:
Cemlerde eşitliği sağlamak
Söz ve davranışları rızalık temelinde düzenlemek
Toplumsal düzeni ve kolektif bilinci korumak
Erkân, bireyin toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesi ve toplumsal dengeyi koruması açısından vazgeçilmez bir unsurdur (Öztürk, 2018).
Erkan, Alevi inanç öğretisinin tümü veya belirli bir bölümünde yapılan söylem ve eylemlerin tümünü kapsar. Alevi Erkânı; Alevi kültürünün tümüdür. “Aleviliğin kalbi Cem’de atar, sırrı Cem’de yatar” denir. Cemde yapılan her hareketin, her söylem ve eylemin felsefi, kültürel, toplumsal ve sembolik anlamları vardır.
Aleviler cem erkânının yapıldığı yerlere; Kırklar Meydanı, Meydan Evi, Erenler Meydanı, Er-Bacı Meydanı, Hak Divanı, Kardeşlik Meydanı, Huzur Meydanı, Eşitlik Meydanı, Hak Huzuru, Hacı Bektaş-ı Veli Meydanı, Erkân Meydanı, Erler Meydanı gibi isimler vermişlerdir. Cemevleri, Aleviler açısından birer edep ve erkân meydanıdır; sorgu-sual ve karar yeri olarak dar meydan, semah yeri olarak evrenle bütünleşme meydanı ve musahiplik bağlamında halkların kardeşliğinin onaylandığı birlik meydanıdır. Cem, manevi anlamlarının yanı sıra sosyal işlevleri de içerir ve toplumsal dayanışmanın, kültürel aktarımın ve etik bilincin merkezi olarak öne çıkar.
Herhangi bir inanç, öğreti veya ideoloji, söylem ve eylemleriyle toplumun geçmişine, bugününe ve geleceğine, insanca birlikte ve eşit yaşamına ışık tutuyorsa toplum tarafından benimsenir ve sahiplenilir. Alevi öğretisi, bilerek inanma, sevme ve gönül rızalığı üzerine kuruludur.
3. Ahlak
Ahlak, bireyin hem kendisi hem de toplum karşısında sorumluluklarını ifade eder. Alevilikte ahlakın özü, Pirlerin öğrettiği gibi: “Eline, diline, beline sahip ol”. Bu bağlamda ahlak;
Yalan söylememe
Harama el uzatmama
Kimseyi incitmeme
Paylaşma ve dayanışmayı teşvik etme
gibi davranış biçimlerini kapsar. Ahlak, toplumsal adaletin sağlanması ve bireyin toplumsal sorumluluk bilincinin güçlenmesi açısından kritik öneme sahiptir (Subaşı, 2017). Ahlaklı bireyler, toplumda eşitliği gözetir, zayıf ve dezavantajlı kesimlerin korunmasını destekler.
Laik ve Demokratik Türkiye’de Toplumsal Yozlaşma
Türkiye’de toplumsal yozlaşma birkaç boyutta değerlendirilebilir:
1. Siyasi Müdahaleler ve Değer Erozyonu: İktidarın toplumsal alanlara müdahalesi, özellikle eğitim ve kültürel politikalar yoluyla bireylerin etik ve ahlaki değerlerinden uzaklaşmasına yol açmaktadır (Kaya, 2020).
2. Ekonomik ve Sosyal Adaletsizlik: Yolsuzluk ve kayırmacılık, toplumsal güvenin ve bireysel sorumluluk bilincinin zayıflamasına neden olmaktadır (Toksöz, 2019). Bu durum, toplumun tüm fertleri arasında eşitliği ve adaleti zedelemektedir.
3. Kültürel Çöküş ve Popülist Yozlaşma: Medya ve popüler kültürün yönlendirmesi, bireysel çıkar odaklı yaşam biçimlerini teşvik ederek toplumsal dayanışmayı zayıflatmaktadır (Gür, 2021).
Çözüm Önerileri: Edep, Erkân ve Ahlak Temelli Yaklaşımlar
1. Ahlaki ve Etik Eğitim: Eğitim sistemine Alevi felsefesinin ahlaki ve etik değerleri entegre edilmeli, çocuk ve gençlerin toplumsal sorumluluk ve dayanışma bilinci geliştirmesi sağlanmalıdır.
2. Edep ve Erkân Temelli Toplumsal Modeller: Cem törenleri ve erkan uygulamaları, toplumsal düzen ve etik davranışın güçlendirilmesinde rehber rolü üstlenmelidir.
3. Siyasi ve Kurumsal Şeffaflık: Yolsuzluk ve kayırmacılıkla mücadele edilerek demokratik denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir.
4. Kültürel Dayanışma ve Toplumsal Bilinç: Medya ve sanat, toplumsal değerlerin korunması ve yaygınlaştırılmasında aktif rol almalıdır. Bireylerin yalnızca kendi çıkarlarını değil, toplumun tüm fertlerinin eşit haklarını gözetmesi teşvik edilmelidir.
Sonuç
Alevi felsefesi, bireylerin ve toplumların edep, erkân ve ahlak değerleriyle şekillenmesinde önemli bir rehberdir. Laik ve demokratik Türkiye’de toplumsal yozlaşmanın önüne geçmek, bu değerlerin toplumsal alana etkin bir şekilde entegre edilmesiyle mümkündür. Eğitim, kültür, politika ve toplumsal kurumlar, etik ve adalet ilkelerini merkeze alarak toplumsal sorumluluk ve dayanışma bilincini güçlendirmelidir. Bu sayede bireyler hem kendilerine hem de toplumun tüm kesimlerine karşı adil, saygılı ve sorumlu bir yaşam sürdürebilir.
Kaynakça
Gür, S. (2021). Popüler Kültür ve Toplumsal Değerler. İstanbul: Kültür Yayınları.
Kaya, A. (2020). Eğitim Politikaları ve Değer Erozyonu. Ankara: Eğitim Bilimleri Yayınları.
Öztürk, H. (2018). Alevilikte Erkân ve Toplumsal Düzen. İstanbul: Alevi Araştırmaları Merkezi.
Subaşı, H. (2017). Alevi Felsefesi ve Ahlak. Dersim: Alevi Kültür Yayınları.
Toksöz, F. (2019). Yolsuzluk ve Toplumsal Güven. Ankara: Siyaset ve Toplum Yayınları.
Yaman, B. (2015). Alevilikte Edep ve Terbiye. İstanbul: Pirler Kitabevi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir