AKP İşbirlikçisi ”Alevi Kurumlarından” Leyla Şahin Usta’ya Destek Açıklaması
⌈ AHA⌉ AKP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta’ya yönelik eleştirilerin ardından yayımlanan destek açıklaması, Alevi kamuoyunda sert tepkilere neden oldu. Hüseyin Gazi Vakfı, Alevi Ocakları Federasyonu, Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği, Hüseyin Gazi Alevi Bektaşi Cemevi Derneği, Ankara Alevi Birlik İmam Hüseyin Cemevi Derneği, Etimesgut Horasan Erenleri Derneği, Serçeşme Alevi Bektaşi Derneği, Mazlum Abdal Cemevi Derneği, Erenler Cemevi Derneği, Anadolu Kadın Erenleri Derneği ve Hacıbektaş Horasan Erenleri Derneği imzasıyla yapılan açıklama, birçok çevre tarafından “AKP’nin mezhepçi siyasetini aklama ve meşrulaştırma girişimi” olarak değerlendirildi.
Meclis Kürsüsünden Mezhepçi Dil, Ardından Cemevi Ziyareti
Tepkilerin merkezinde, Leyla Şahin Usta’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Suriye’de yaşanan katliamları mezhepsel bir karşılaştırma zeminine oturtan ifadeleri yer aldı. Alevi kamuoyunda bu sözlerin, şiddeti evrensel bir insanlık suçu olarak ele almak yerine, “kimin maruz kaldığına göre” anlam kazanan göreli bir yaklaşıma indirgediği vurgulandı. Eleştirilerde, bu dilin katliamlar arasında örtük bir hiyerarşi kurduğu, bazı ölümleri görünmezleştirdiği ifade edildi.
Bu konuşmadan yalnızca birkaç gün sonra Hüseyin Gazi Dergâhı – Cemevi’ne yapılan ziyaret ise, mezhepçi söylemin yarattığı tepkiyi yumuşatma ve siyasal sorumluluğu örtme amacı taşıyan sembolik bir hamle olarak yorumlandı.
Cemevleri “Aklanma Alanı”na mı Dönüştürülüyor?
Alevi çevrelerinde, cemevlerinin bu tür ziyaretlerle siyasal iktidarın “aklanma alanı”na dönüştürülmek istendiği görüşü öne çıktı. Cemevlerinin yalnızca ibadet mekânı olmadığı; aynı zamanda Alevi tarihsel hafızasının, adalet anlayışının ve zalime karşı mazlumdan yana duruşun taşıyıcısı olduğu hatırlatıldı. Bu nedenle mezhepçi bir dilin ardından verilen “dostluk” fotoğraflarının samimiyet değil, açık bir araçsallaştırma olduğu belirtildi.
Eleştirilerin Odağında İşbirlikçi Kurumlar
Tartışma yalnızca AKP’li bir siyasetçiyle sınırlı kalmadı. Ziyarete zemin hazırlayan ve ardından Leyla Şahin Usta’ya açık destek veren Alevi kurumlarının tutumu da sert biçimde eleştirildi. Alevi öğretisinde yolun; rızalık, adalet ve zalime karşı mazlumdan yana durma ilkeleri üzerine kurulu olduğu hatırlatılarak, mezhepçi dili normalleştiren bir siyasetçiyle kurulan ilişkinin Alevi yolunun temel değerleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Bu tutumun, Alevi yolunda tarihsel olarak “düşkünlük” kavramıyla tanımlanan bir kopuşa işaret ettiği değerlendirmeleri yapıldı.
AKP’li siyasetçiye yönelik eleştirilerin ardından söz konusu kurumlar tarafından yayımlanan “Basına ve Kamuoyuna” başlıklı açıklamada, Leyla Şahin Usta’ya destek verilirken şu ifadeler yer aldı:
“ Basına ve Kamuoyuna
AK Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Sayın Leyla Şahin Usta’ya yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz!..
Biz biliyoruz ki; Leyla Şahin Usta, Aleviliği bilen, Alevileri tanıyan ve Alevilerin de “dostuna dost, düşmanına da düşman olan” yani “tevella ve teberra ile yaşayan” samimi bir mümin canımızdır!..
Alevilik, İslam’ın özü ve Türkmen batıni yorumudur!..
Alevilerin dini İslam, Kutsal Kitabı Kur’an ve Peygamberi de Hz. Muhammed(saa)’tir!..
Leyla Şahin Usta’ya saldıran zihniyeti biliyor ve temsilcilerinin çoğunu da çok iyi tanıyoruz!..
Bunlar, Ali’siz/harici olarak bilenler!..
Bunlar, Ali’siz/harici olarak bilenleri destekleyenler!..
İşte bu nedenle, ‘saldıranlara’ tavsiyemiz şu olacaktır!..
Özünüzü Dara Çekin!..
Alevilikte “peygamberlik makamı yoktur” diyerek İlim Şehri olan Hz. Muhammed Mustafa(saa)’yı yok sayan siz değil misiniz?!..
Alevi inancının kırmızı çizgisi olan Hz. İmam Ali’ye (Arap / haşa-katil) diyerek ve “zahirdaki Ali’yi değil batındaki Ali’yi tanıdıklarını” söyleyip Aleviliğin dışına itenler siz değil misiniz?!..
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı gibi Alevi Bektaşi toplumuna hizmet için kurulan bir kuruma külliyen karşı olanları hatta Anayasa Mahkemesi’nde kapatılması için dava açanları da Alevi Belleği’ne not ettik!..
Alevilik, yaşadığımız bu topraklarda yüzlerce yıldır Ocakları ve yolcularıyla vardır ve var olmaya da devam edecektir!..
Bütün ocakların atası, Hz. Muhammed ve Hz. Ali olup anaları da Hz. Hatice’tül Kübra ve Hz. Fatıma’tüz Zehra’dır!..
• Yolumuz, Adem atadan Muhammed Mustafa arasında gelmiş geçmiş cümle peygamberleri ve ilahi kitapları hak bilir!..
• Allah Muhammed Ali Yolu’nda yürürüz. Ehlibeyt’i sever, On İki İmam’ın imametini hak bilir, Horasan ve Anadolu Erenleri’nin irfani çizgisini benimseriz.
• Dört kapı kırk makam ile “insan-ı kâmil” olma yolunda bacı-kardeş bakışı ve on iki hizmet ile cem oluruz.
• Yolumuzda dil, din, ırk, renk ve cins ayırmadan 72 millete aynı nazarla bakarız.
• Yolumuz sevgi, hoşgörü, muhabbet, şefkat ve erdem yoludur.
• Yolumuz insana ve insanlığa hizmet yoludur.
• Yolumuz ilim, irfan, kemalet ve marifet yoludur.
• Yolumuz, ikrar ve iman üzeredir.
• Muharrem ayı ve Hızır ayı oruç ayımızdır.
Ocak yapılanması içinde talip, rehber, pir/dede, mürşit yani “El ele, el Hakk’a” düsturuyla hareket ederiz. Aleviliği özgün hâli ile yaşar, yaşatır ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleriz.
Bütün ocaklarımız haktır, hepsinin başımızın üstünde de yeri vardır.
Aleviliği, “İslam’ın dışında” gören hatta Avrupa’da ayrı bir din olarak kabul edilmesini sağlayan kurumlara ve yandaş kurumlara verdiği destek ile yapılanları meşrulaştıran “sözde dedeler” de Alevi toplumunun hafızasında yer etmiştir!..
Hz. İmam Ali’siz, Ehlibeyt’siz, On İki İmam’sız bir Alevilik uyduran ve Alevilik inancını içini boşaltıp kendilerine göre uyarlamak isteyen gafillere asla yol verilmeyecektir!..
Vatanımız, ateş çemberinin içindeyken!..
Suriye’nin bütünlüğü için Alevi Sünni demeden destek olmak varken!..
Kendilerine “Alevi Şeyhi” diyerek İsrail Siyonizmi’nden medet umanlara karşı durmak varken!..
Gazze’de süren katliama ses yükseltmek varken!..
Birliğimizi bin yapmak varken!..
Kavgadan uzak durmalı, kardeşliğimizi çoğaltmalıyız!..
Ayrışmamalı, hoşgörülü olmalıyız!..
Biz Alevisi ve Sünnisi ile biriz ve hepimiz Müslüman Türk Milletiyiz!..
Bir olursak, iri ve diri oluruz!..
Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun!..
Gerçeğe Hü!..
Mümine ya Ali!..
Hüseyin Gazi Vakfı, Alevi Ocakları Federasyonu, Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği, Hüseyin Gazi Alevi Bektaşi Cemevi Derneği, Ankara Alevi Birlik İmam Hüseyin Cemevi Derneği, Etimesgut Horasan Erenleri Derneği, Serçeşme Alevi Bektaşi Derneği, Mazlum Abdal Cemevi Derneği, Erenler Cemevi Derneği, Anadolu Kadın Erenleri Derneği ”
Bu açıklamanın, AKP’nin mezhepçi siyasal çizgisine yönelik eleştirileri bastırmayı ve iktidarla kurulan ilişkiyi “Alevilik adına” meşrulaştırmayı amaçladığı yorumları yapıldı.
“Hızır Paşacılık” Benzetmesi Yeniden Gündemde
Eleştirilerde, bu tutum Alevi tarihsel hafızasındaki “Hızır Paşa” figürüyle ilişkilendirildi. Hızır Paşa’nın, iktidarla kurulan çıkar ilişkilerinin ve yol’dan sapmanın simgesi olduğu hatırlatılarak, bugün benzer bir çizgide konumlanan kurumların Aleviliği temsil etme iddiasının ciddi biçimde tartışmalı hale geldiği ifade edildi.
“Tarihte Hızır Paşa’nın yaptığı neyse, bugün onun yolundan yürüyenlerin yaptığı da aynıdır” değerlendirmesi, Alevi kamuoyunda sıkça dile getirilen eleştiriler arasında yer aldı.
“Bunlar Alevi Duruşunun Değil, Düşkünlüğün Fotoğraflarıdır”
Suriye’de Alevilerin katledilmesine dikkat çekenleri hedef alan bir siyasetçiyle verilen bu görüntülerin, Alevi erkanı ve ahlakıyla bağdaşmadığı vurgulandı. Eleştirilerde, ortaya çıkan fotoğrafların Alevi duruşunu değil, “düşkünlüğü” temsil ettiği ifade edildi.
Temsil Krizi Derinleşiyor
Yaşanan tartışmanın tekil bir ziyaretin çok ötesinde olduğu belirtilirken, asıl meselenin Alevi inanç mekânlarının ve temsil iddiasındaki yapıların mezhepçi siyasal aklın yeniden üretiminde nasıl bir rol oynadığı olduğu vurgulandı. Bu bağlamda, AKP işbirlikçisi olarak nitelenen kurumların Aleviler adına konuşma ve temsil etme meşruiyetinin giderek zayıfladığı görüşü dile getirildi.
Alevi kamuoyunda yükselen ortak eleştiri ise net: Cemevleri iktidarların arka bahçesi, siyasetçilerin günah çıkarma mekânı değildir.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler