⌈AHA⌉ Okmeydanı Cemevi adına yapılan yazılı açıklamada, cemevlerinin imar planlarında “sosyal ve kültürel tesis” olarak tanımlanmasına sert tepki gösterildi. Açıklamada, bu yaklaşımın Alevi inancını yok sayan ve eşit yurttaşlığı erteleyen bilinçli bir ayrımcılık olduğu vurgulandı.
“Bu Bir Teknik Düzenleme Değil, İnkârın Resmî Belgesidir”
Açıklamada, cemevlerini imar planlarında “sosyal ve kültürel tesis” olarak tanımlamanın teknik bir düzenleme olmadığı belirtilerek, bunun Alevi inancının kamusal ve hukuki olarak tanınmamasının açık bir ifadesi olduğu kaydedildi. Cami, kilise, havra ve sinagogların ibadethane olarak kabul edildiği hatırlatılarak, cemevlerinin bu tanımın dışında bırakılmasının bilinçli bir ayrımcılık olduğu ifade edildi.
“Alevilik Folklor Değildir”
Metinde, Aleviliğin bir folklor olmadığına dikkat çekilerek, cem ibadetinin bir ritüel değil doğrudan ibadet olduğu vurgulandı. “Cemevi bir kültür merkezi değil, ibadethanedir” ifadesine yer verilen açıklamada, devletin milyonlarca Alevinin inancını bürokratik kelime oyunlarıyla tanımlayamayacağı belirtildi.
Devlete Açık Mesaj
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Cemevleri ibadethanedir. Bu gerçeği mevzuattan silerek yok edemezsiniz. İnancımızı tarif etmeye, ibadethanelerimizi tanımlamaya hiçbir idarenin yetkisi yoktur.”
Eşit Yurttaşlık Talebi
Okmeydanı Cemevi adına yapılan açıklamada, eşit yurttaşlık talebinin yalnızca söylemde değil, hukukta ve uygulamada hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Cemevlerinin ibadethane statüsünün açık ve net biçimde tanınması çağrısı yinelendi.
Açıklama, “Cemevleri ibadethanedir” vurgusuyla son bulurken, kamuoyuna eşit yurttaşlık temelinde mücadeleyi sürdürme mesajı verildi. Açıklama, Eren Yıldırım imzasıyla paylaşıldı.