Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

“Hızır Senin Vicdanında Uyanır”

⌈AHA⌉ Celal Fırat Dede, Hızır Ayı dolayısıyla kaleme aldığı yazısında, Alevi inancında Hızır’ın bir kişi değil; vicdan, merhamet ve sorumluluk hali olduğunu vurguladı. Fırat, “Zulme karşı susmadığın her an Hızır olmaktır” dedi.

Alevi inancında Hızır’ın yalnızca bir ad değil, bir hâl ve duruş olduğunu ifade eden Celal Fırat Dede, Hızır Ayı’na ilişkin değerlendirmelerinde, insanın doğaya, canlılara ve topluma karşı sorumluluğuna dikkat çekti. Fırat, “Bugün kapımıza gelen her sesin, her misafirin, rüzgârın, bir damla yağmurun Hızır olma ihtimali vardır” ifadelerini kullandı.

Alevi yolunda “dara durmak” kavramının, hakikatten vazgeçmemek ve zulme karşı eğilmemek anlamına geldiğini belirten Fırat, Hızır’ın zorda kalana yetişen bir el, zalimin karşısında eğilmeyen bir vicdan olduğunu vurguladı. Mansur Darı’nda duran canın “Ben kurtulayım” demediğini, “Hak zarar görmesin” dediğini aktaran Fırat, bu duruşun Hızır olmanın en onurlu hali olduğunu ifade etti.

“Hızır Bir Ad Değil, Bir Hâldir”

Kadim zamanlardan bu yana baharın eşiğinde insanların başka türlü uyandığını hatırlatan Celal Fırat Dede, Hızır’ın bir kişi değil; bir yetişme, bir kapı aralanması olduğunu dile getirdi. Hızır’ın bazen yaşlı bir adam, bazen yorgun bir yolcu, bazen de bir çocuğun uzattığı yarım ekmek olarak karşıya çıkabileceğini belirten Fırat, bu nedenle Hızır günlerinde sofraların kurulduğunu, lokmaların paylaşıldığını söyledi.

Geçmişte kapıların kilitlenmediğini, mumların yakıldığını, unun elenip sofraya konulduğunu hatırlatan Fırat, bunun “gelirse eli değsin” inancıyla yapıldığını ifade etti. Hızır’dan mucize beklenmediğini vurgulayan Fırat, Hızır’ın gelişinin bir hastanın iyileşmesi, bir borcun kapanması, iki insanın barışması ya da bir umudun filizlenmesi anlamına geldiğini dile getirdi.

“Hızır Yaşamın Kendisi”

Celal Fırat Dede, Hızır’ın ölümsüzlük değil, yaşamın kendisi olduğunu belirterek, günümüzde Hızır’ı aramak için uzak yerlere gitmeye gerek olmadığını söyledi. Bir yoksulun kapısını çalmanın, bir kırgına selam vermenin, bir çocuğun başını okşamanın, bir ağacı sulamanın ya da bir hayvana su vermenin Hızır olmak anlamına geldiğini ifade etti.

“Hızır, senin vicdanında uyanandır” diyen Fırat, doğaya yapılan her iyiliğin, zulme karşı susulmayan her anın Hızır’la buluşmak olduğunu vurguladı. Bir canın yükünü hafifletilen her yerde Hızır’ın zaten var olduğunu belirtti.

Hızır Ayı’nın insan olmanın, paylaşmanın ve merhametin takvimi olduğuna dikkat çeken Celal Fırat Dede, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Kapına gelen her mihmanı Hızır ihtimaliyle karşıla. Sofrana oturan her canı Hak misafiri bil. Unutma; Hızır bir çiçeğin özü, bir tohumun içi, güneşin, suyun ve toprağın kendisidir.”

(Not: Yazıda kullanılan fotoğraf Düzgün Baba Cemevi’ne aittir.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir