⌈AHA⌉ Nidal Hawari tarafından El-Nusiri / El-Khusebi şeyhlerine yönelik dikkat çeken bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Suriye’de, Türkiye’de ve dünyanın farklı bölgelerinde bulunan dini önderlere inanç ve pratikler üzerinden bir dizi eleştirel soru yöneltildi.
Hawari, özellikle “içsel manevi oruç” anlayışının terk edilerek “Vahabi Selefi Osmanlı orucuna” geçildiğini savunarak, bu değişimin gerekçesini sorguladı. Açıklamada, geleneksel inanç pratiğinin neden bırakıldığı ve mevcut uygulamanın inananları ne ölçüde tatmin ettiği soruları öne çıktı.
“Doktrin Liderliğiniz Altında Ölmüyor mu?”
Metinde, inanç önderlerine doğrudan hitap edilerek şu sorular yöneltildi:
-
İçsel manevi orucun eksikliği nedir?
-
Bu imanla sizi tatmin etmeyen nedir?
-
Bu doktrin sizin liderliğiniz ve pratiğiniz altında ölmüyor mu?
-
Bir insan inanmadığı dinin şeyhi ya da imamı olabilir mi?
Açıklamada ayrıca arınmanın hem fiziksel hem de manevi boyutuna vurgu yapan yaklaşımlara değinilerek, “Üst evin farz saydığı orucu ne zaman tuttu?” sorusuyla mevcut dini uygulamalar eleştirildi.
İnanç ve Kimlik Tartışması
Hawari’nin açıklaması, Alevi inanç pratiği, tarihsel kökler ve güncel dini yönelimler üzerine süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle El-Nusiri / El-Khusebi geleneğinin tarihsel ve doktrinel çizgisi üzerinden yapılan sorgulama, inanç kimliği ve liderlik sorumluluğu konularını da beraberinde getirdi.
Fenike Kilikya Alevi Konseyi logosuyla yapılan bu açıklama, bölgesel ve uluslararası Alevi toplulukları içinde tartışma yaratması beklenen bir çağrı olarak değerlendiriliyor.