Tülay Hatimoğulları: “Kalıcı Barış Ancak Demokrasiyle Mümkün”
⌈AHA⌉ Almanya’nın Augsburg kentinde düzenlenen “Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı”nda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye’de kalıcı barışın ancak demokratikleşme ve güçlü bir toplumsal destekle mümkün olacağını vurguladı.
Augsburg Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Augsburg Cemevi Başkanı Hüseyin Yalçın da konuşmacı olarak katıldı.
“Süreç İktidar Pazarlığına Kurban Edilemez”
Konuşmasında Türkiye’nin temel sorunları arasında Kürt sorunu ve Alevi sorununun bulunduğunu belirten Hatimoğulları, ifade özgürlüğü üzerindeki baskıları eleştirerek şunları söyledi:
“Biz kalıcı barışı inşa etmek istiyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşması muhalefetin vereceği destekle mümkün olacaktır. Sayın Abdullah Öcalan’ın geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta gerçekleştirmiş olduğu Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile birlikte Türkiye’de bir süreç başladı. Bugüne kadar işçi sınıfı, emek-meslek örgütleri, kadınlar, gençler, doğa ve insan hakları savunucuları örgütlenirken ‘terör’ parantezi içine alındı. Sayın Öcalan da artık siyasi, demokratik ve hukuki bir aşamaya geçilmesi gerektiğini ifade etti.”

Hatimoğulları, bu sürecin yalnızca Kürt halkını değil, Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin önünü açacağını belirterek, “Bu süreç hiçbir siyasi partinin dar manada iktidar olma pazarlığına kurban edilemeyecek kadar önemli bir süreçtir” dedi.
“100 yıldır coğrafyamız kan ağlıyor. Ölen asker de gerilla da bu toprakların çocuklarıdır. Annelerin gözyaşı aynıdır. Acının rengi yoktur” ifadelerini kullandı.
“Barış Demokrasiyle Gelir”
Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en temel engel Kürt sorunudur. DEM Parti olarak bu süreci net görüyoruz: Barış demokrasiyle gelir. Demokratikleştikçe kalıcı hale gelir, aksi halde dönemsel olur” dedi.
“Somut Adımlar Atılmalı”
Hatimoğulları, atılması gereken adımları detaylı şekilde sıralayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulaması, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve diğer siyasi tutukluların serbest bırakılması gerekiyor. Kayyum uygulamalarına son verilmelidir. Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanları tutuksuz yargılanmalıdır. Gezi tutsakları serbest bırakılmalıdır. Bunlar için yeni yasa yapmaya bile gerek yok.”
Yasama sürecine ilişkin olarak ise, silahsızlanmayı teşvik edecek özel yasaların çıkarılması, TCK ve TMK’da demokratik düzenlemeler yapılması ve infazda eşitliğin sağlanması gerektiğini belirtti.
“Yerel Yönetimler Güçlendirilmeli”
“Demokrasi yerelden başlar” diyen Hatimoğulları, yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin demokratik sistemin temel şartlarından biri olduğunu vurguladı ve kayyum uygulamalarını eleştirdi.
“Radikal Demokrasi Şart”
Konuşmasında “radikal demokrasi” kavramına dikkat çeken Hatimoğulları, reformların tek başına yeterli olmayacağını belirterek, “Köklü ve radikal bir değişime ihtiyaç var. Kuvvetler ayrılığı mutlaka tesis edilmelidir. Yargı bağımsız olmalıdır” dedi.
“Alevilik Kültür Bakanlığına Bağlanamaz”
Hatimoğulları, inanç özgürlüğüne ilişkin olarak ise şu ifadeleri kullandı:
“Bir Alevi, ‘Ben Aleviyim’ diyerek özgürce yaşayabilmeli. Cemevlerine ‘cümbüş evi’ denilemez. Alevilik inancı Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlanamaz.”
“Demokrasi Paketi Şart”
Demokratikleşme için kapsamlı bir paket gerektiğini belirten Hatimoğulları, kadın hakları, İstanbul Sözleşmesi, gençlerin özgürlük alanları, ekolojik yıkım ve ekonomik adalet başlıklarının bu sürecin temel unsurları olduğunu ifade etti.
“Kadınların katledildiği, gençlerin ülkeyi terk ettiği, ekonomik adaletin olmadığı bir yerde demokrasiden söz edilemez” diyen Hatimoğulları, toplumsal barışın ancak eşitlik ve adaletle sağlanabileceğini vurguladı.
“Diğer Konuşmacılar da Değerlendirmelerde Bulundu”
Konferansta diğer konuşmacılar da demokrasi, toplumsal barış ve eşit yurttaşlık konularında değerlendirmelerde bulundu.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler