Türkan Doğan: ”Maraş’tan Bir Haber Geldi…”
Ama bu haber yalnızca Maraş’a ait bir haber değildir. Çünkü artık çocukların yaşadığı şiddet, tek tek şehirlerin değil, bütün bir dünyanın iç yapısına sinmiş bir gerçeğe dönüşmüştür. Bu yüzden aynı haber dün Şanlıurfa’da da karşımıza çıkmıştır. Farklı yerler, aynı kırılma. Okulun içinde, çocukların arasında, çocukların eliyle… yaşanan bir şiddet.
Dokuz çocuk.
Bu sayı bir istatistik değildir. Bu sayı, bir toplumun içine yerleşmiş ekonomik, kültürel ve siyasal düzenin görünür hale gelmiş sonucudur. Çünkü çocukların birbirine yönelen şiddeti, tek başına çocukların meselesi değildir. Bu, daha büyük bir yapının ürettiği bir sonuçtur.
Bu yapının adı emperyalist sistemdir.
Emperyalizm artık sadece savaşla, işgalle, açık baskı biçimleriyle işlemiyor. Daha derinden işler: hayatı parçalar, eşitsizliği kalıcılaştırır, yoksulluğu sıradanlaştırır, eğitimi rekabet alanına çevirir ve çocukluğu korumasız bırakır. Şiddet böylece yalnızca sokakta değil, okulun içinde de üretilebilir hale gelir. Bugün çocukların kendi aralarında kurduğu “güç” ilişkileri, aslında bu dünyanın dışına ait değildir. Tam tersine, bu dünyanın en içten yansımasıdır. Gücün tek ölçü haline geldiği, dayanışmanın zayıflatıldığı, aidiyetin parçalandığı bir düzende çocuklar da bu dili öğrenir.
Bu yüzden sokakta gördüğümüz çeteleşme biçimleri ya da okul içinde ortaya çıkan şiddet olayları, yalnızca “bireysel sapma” olarak okunamaz. Bunlar, çok daha geniş bir sistemin içinde oluşan davranış biçimleridir.
Asıl soru şudur:
Bir çocuk neden gücü şiddetle eşleştirir?
Cevap bireysel değildir.
Cevap ahlaki değildir.
Cevap doğrudan politiktir.
Çünkü çocukluk, bu düzenin en kırılgan alanıdır. Ve bu düzen, çocukluğu korumak yerine onu kendi üretim mekanizmasının içine çeker.
Bu yüzden Maraş’tan gelen haber, Urfa’da yaşanan olayla birlikte okunmalıdır. Bunlar ayrı hikâyeler değil, aynı hikâyenin farklı anlarıdır. Ve bu hikâye bize şunu söyler: çocuklar artık sadece bu dünyada yaşamıyor, bu dünyanın şiddet dilini de öğreniyor.
Ve bu, en ağır gerçektir.
Sorumluluk bireysel değildir; bu bir düzen meselesidir.
Ve bu düzenin adı bellidir: insanı parçalayan, çocukluğu tüketen ve şiddeti normalleştiren emperyalist sistem.
Türkan Doğan

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler