KİRLİ SİYASET Mİ, KİRLENMİŞ SİYASETÇİ Mİ?
⌈Recai Doğan⌉
Gün geçmiyor ki pisliğe bulaşmış bir siyasetçinin adını duymayalım.
Eskiden böyle değildi…
İnsan da bu kadar kirlenmemişti, siyaset de.
Oyunu aldığı halka sırtını dönmezdi insan.
Kendisini bir makama taşıyanı satmazdı.
Arkadan vurmazdı.
Şimdi insan düşünüyor:
Kirlenen siyaset mi?
Yoksa siyasetçi mi?
Demokrasi var deriz…
“Senin oyun kutsaldır” deriz…
“Vatandaşlık görevidir” deriz, gider oyumuzu veririz.
Bakarız biri çok bağırıyor:
“Tamam, bu adam güçlü” deriz.
Birisi argo konuşur:
“Bak, bu bizden biri” deriz.
Bir başkası çıkar, eline Kur’an’ı alır, bağıra çağıra sallayarak konuşur,
“Bu çok dindar” deriz.
Biri bayrak der…
Biri vatan der…
Biri millet der…
Biri terör der…
Ama hepsi bağırarak der.
Ve ne hikmetse, en çok bağıranlar hep kazanır.
Kim daha çok palavra atıyorsa,
Kim halkı daha güzel kandırıyorsa,
Kim korkuları daha iyi kullanıyorsa…
Kazanan hep o olur.
Kaybeden mi?
Her zaman olduğu gibi yine halk olur.
Sonra gelirler, bir koltuğa otururlar.
Sanırsın memlekete hizmet etmeye değil, saltanat sürmeye gelmişler.
“Dediğim dedik, çaldığım düdük…”
Ne halk dinlerler,
Ne vicdan,
Ne hukuk…
Varsa yoksa çıkar.
Ee… kolay gelinmedi oralara.
Dünyanın masrafı yapıldı.
Paralar harcandı.
Adamlar yatırım yaptı kendilerine.
Şimdi sıra o yatırımın karşılığını almaya gelir.
Artık mühür ondadır.
Canı ne isterse onu yapar.
Kamu arazilerini peşkeş çeker,
Ormanları imara açar,
Dereleri kurutur,
Zeytinlikleri kestirir.
Bir müteahhit kazansın diye koskoca doğayı satar.
Çünkü onun derdi memleket değildir.
Onun derdi kendisi ve etrafındaki yandaşlarıdır.
Ekolojik dengeymiş…
Tarım arazisiymiş…
Ormanmış…
Umurunda bile değildir.
Sonra bir de bakarsın;
Dün meydanlarda küfür ettiği partiyle bugün kol kola girmiş.
Dün “vatan haini” dediğine bugün “kıymetli dostum” diyor.
Neden?
Çünkü siyasette çoğunun ne ahlakı kalmış, ne omurgası.
Varsa yoksa menfaat.
Seçmenine saygı mı?
Onur mu?
Dava mı?
Hepsi seçimden seçime…
Çünkü artık her şeyin bir fiyatı var.
Kişilik satılık…
Ahlak satılık…
Onur satılık…
Haydi çık pazara!
Üç kuruşa dostluk satılık,
Beş kuruşa şeref satılık.
Üstte başta ne varsa satılık…
Şimdi dönüp kendimize de sormamız gerekiyor,
Kirli olan siyaset mi?
Siyasetçi mi?
Yoksa bunları bile bile sırtında taşıyan bizler mi?
Bir gün politikacıları taşıyan bir otobüs devrilmiş.
Köylüler koşarak olay yerine gitmişler.
Yoğun tipi ve kapanan yollar nedeniyle kimse uzun süre gelememiş.
Köylüler de otobüsteki herkesi gömmüş.
Saatler sonra olay yerine ulaşan polisler sormuş:
— Hepsinin öldüğünden emin misiniz?
Köylüler cevap vermiş:
— Bazıları hâlâ bağırıyordu…
Ama politikacıya kim inanır?
“Politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir.”
— Charles de Gaulle
“Siyaset, başkalarına sezdirmeden değişme sanatıdır.”
— André Malraux
“Siyaset cambazlığına giren bir adam, iradesine dikkat etmelidir; çünkü siyaset karakteri bozar.”
— Otto von Bismarck
“Siyaset; doğru hayaller üzerine söylenen yalanlardan oluşur.”
— Algernon Sidney
“Siyasette doğru, çoğu zaman biraz geç söylenir.”
— Yahya Kemal Beyatlı

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler