Çar. May 20th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Sarıyer Armutlu Cemevi’nden “Kuyu Tipi Hapishaneler” Açıklaması: “Kerbela’da Hüseyin’iz, Kuyularda Zülfikar”

⌈AHA⌉ Sarıyer Armutlu Cemevi, kamuoyunda “kuyu tipi hapishaneler” olarak tartışılan cezaevi uygulamalarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı. “Kerbela’da Hüseyin’iz, Kuyularda Zülfikar” başlığıyla paylaşılan açıklamada, Alevi inanç tarihi, toplumsal hafıza ve direniş geleneğine vurgu yapılarak, baskı politikalarına karşı mücadele mesajı verildi.

Açıklamada, tarih boyunca Alevilerin inkâr, asimilasyon ve katliam politikalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, bugün de benzer baskıların farklı yöntemlerle sürdürüldüğü ifade edildi.

“İnancımızdan Vazgeçmedik”

Sarıyer Armutlu Cemevi tarafından yapılan açıklamada, Alevi toplumunun tarihsel direniş hafızasına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Asırlardır yok sayıldık. İnsan yerine konmadık. Hor görüldük, aşağılandık egemenlerce. İnancımız karanfil dendir, elimizden yemek yenmez dendi, kokmuş dendi, daha neler neler, ne iğrençlikler dendi… Zalimin zulmü arşa değdi de yenildik mi? Onlar dedi diye inancımızdan mı caydık? Bire dek kırdılar da bizi katliamlarda bittik mi? Hayır! Başaramadılar!..”

Açıklamada ayrıca, Kerbela’dan bugüne uzanan direniş geleneğinin sürdüğü belirtilerek, toplumsal hafızanın baskılarla yok edilemeyeceği vurgulandı.

“Kuyulara Atsanız da Direniş Sürecek”

Kuyu tipi hapishanelere yönelik eleştirilerin yer aldığı açıklamada, tecrit uygulamalarının insan onuruna aykırı olduğu ifade edilerek şu değerlendirmede bulunuldu:

“Şimdi de kuyulara attınız bizleri, o kuyuların duvarlarında yosun olmamız için… Ne oldu? Bir hayal kurdunuz sadece, açlığımızla kırdık hayallerinizi. Nereye atarsanız atın her direnişte biz varız, her yerde direnişle varız… Kuyularda Zülfikar’ız…”

Açıklamada, Maraş, Çorum, Sivas ve Madımak katliamlarına da atıfta bulunularak, Alevi toplumunun tarihsel acılarının ve mücadele hafızasının unutulmayacağı belirtildi.

“Hakikat Susturulamaz”

Metnin devamında, eşitlik, kardeşlik ve özgürlük vurgusu öne çıkarılırken, toplumsal dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Açıklama şu sözlerle son buldu:

“Kerbela’da katlettiğiniz Hüseyin 1500 yıldır yaşıyor. Kerbela’da onunla düşenler yaşıyor. Nesimi, Hallacı Mansur, Hatayi, Pir Sultan yaşıyor. Bedreddin, Börklüce, Torlak, Baba İshak, Celaliler yaşıyor. Onların torunları yaşıyor. Ve yaşayacaklar ve yaşayacağız, mazluma cennet zalime kıyamet yaşatacağız! O kuyuların duvarları kanlarımızla da boyansa yıkıp çıkacağız! Yıkılacak tüm kuyular…”

Sarıyer Armutlu Cemevi’nin açıklaması, “Kerbela’da Hüseyin’iz, Kuyularda Zülfikar…” vurgusuyla tamamlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir