Cts. May 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Dayanışma Ağı’ndan Gezi’nin 13. Yılında Açıklama: “Gezi Halkların Ortak Vicdanı Ve Direniş Hafızasıdır”

⌈AHA⌉ Alevi Dayanışma Ağı, Gezi Direnişi’nin 13. yılı dolayısıyla kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Gezi’nin yalnızca bir parkı savunma eylemi olmadığı; yıllardır biriken baskıya, eşitsizliğe, tekçi devlet anlayışına ve halk düşmanı politikalara karşı yükselen büyük bir toplumsal itiraz olduğu vurgulandı.

Alevi Dayanışma Ağı’nın açıklamasında, Gezi’nin halkların ortak vicdanı ve dayanışma hafızası olduğu belirtilirken; Alevilerin tarihsel olarak eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin en önemli toplumsal dinamiklerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Gezi’de yaşamını yitiren gençlerin büyük bölümünün Alevi olmasının tesadüf olmadığı ifade edilen açıklamada, Alevi toplumunun tarih boyunca zulme karşı direnen toplumsal hafızasının Gezi’de de görünür hale geldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Gezi’de halkın üzerine gaz, cop ve kurşunla saldıran anlayışın bugün de gençliği, kadınları, emekçileri ve Alevileri baskı altında tutmaya devam ettiği belirtilirken; Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen devlet politikalarına da tepki gösterildi. Aleviliğin devlet denetimine alınmak istendiği ifade edilen açıklamada, demokratik toplum mücadelesinin ortak halk direnişiyle büyütüleceği vurgulandı.

Alevi Dayanışma Ağı’nın açıklamasının tamamı şöyle:

“GEZİ DİRENİŞİ 13 YAŞINDA: GEZİ HALKLARIN ORTAK VİCDANI VE DİRENİŞ HAFIZASIDIR

Aradan 13 yıl geçti…
Ancak Gezi’nin sokaklarda yankılanan özgürlük sesi, halkların ortak vicdanında hâlâ yaşamaya devam ediyor. Çünkü Gezi Direnişi yalnızca birkaç ağacı koruma mücadelesi değildi. Gezi; yıllardır biriktirilen baskıya, sömürüye, inkâra, tekçiliğe, rant politikalarına ve halk düşmanı yönetim anlayışına karşı milyonların ayağa kalktığı büyük bir toplumsal itirazdı.

Gezi; halkın korku duvarlarını yıktığı, birbirine yabancılaştırılmış toplum kesimlerinin omuz omuza geldiği, dayanışmanın ve ortak yaşam iradesinin büyüdüğü tarihsel bir halk hareketidir.

Aleviler olarak Gezi Direnişi’nde en önde yer aldık. Çünkü Gezi’de yükselen talepler; eşit yurttaşlık, özgürlük, laiklik, adalet, doğanın korunması ve insan onuruna yaraşır bir yaşam talebiydi. Bunların tamamı aynı zamanda Alevilerin sürdürdüğü eşitlik mücadelesinin de temel başlıklarıdır.

Bugün Gezi’ye dönüp baktığımızda, bu ülkenin demokratik geleceğinin en güçlü toplumsal mayasının orada oluştuğunu görüyoruz. Gezi; halkların, inançların, kimliklerin ve emekçilerin ortak yaşam umududur.

Gezi Direnişi’nde yaşamını yitiren gençlerin büyük bölümünün Alevi olması tesadüf değildir. Bu gerçeklik, Alevilerin tarih boyunca baskıya karşı direnen, zulme boyun eğmeyen toplumsal hafızasının bugüne taşınmış halidir.

Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Mehmet Ayvalıtaş ve Medeni Yıldırım yalnızca birer isim değildir. Onlar; eşitlik isteyen bir halkın çocukları, özgürlük arayan bir toplumun onurudur.

Berkin’in düşlerinde ekmek vardı.
Ali İsmail’in yürüyüşünde özgürlük vardı.
Abdullah’ın sesinde halkların kardeşliği vardı.
Ethem’in duruşunda emek vardı.
Ahmet’in inadında barış vardı.
Mehmet’in yüreğinde eşit bir ülke özlemi vardı.
Medeni’nin direnişinde halkların ortak geleceği vardı.

Onları katleden zihniyet bugün de değişmemiştir. O gün meydanlarda halkın üzerine gaz, cop ve kurşunla saldıran anlayış; bugün de gençliği geleceksizliğe, halkı yoksulluğa, kadınları şiddete, emekçileri sömürüye, Alevileri ise inkâr ve asimilasyona mahkûm etmeye çalışmaktadır.

Gezi Direnişi, Aleviler açısından aynı zamanda tarihsel bir yüzleşmenin ve ortak direniş hafızasının da parçasıdır. Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye uzanan katliamlar zinciriyle yüzleşmeyen devlet aklı, Gezi’de de halkın demokratik taleplerine şiddetle yanıt vermiştir.

Bugün iktidar bir yandan “demokrasi”, “barış” ve “açılım” söylemleri üretirken; diğer yandan Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı gibi Alevilerin iradesini temsil etmeyen yapılar üzerinden inancımızı devlet denetimine almaya çalışmaktadır.

Aleviliği devletin çizdiği sınırlara hapsetmek isteyen anlayış, dün Gezi’de halkın iradesine saldıran anlayıştan farklı değildir.

Biz Alevi Dayanışma Ağı (ADA) olarak; inancımıza, kimliğimize, kültürümüze ve demokratik haklarımıza yönelik hiçbir müdahaleyi kabul etmiyoruz.

Gezi bize şunu öğretti:
Kurtuluş; saraylarda, iktidar pazarlıklarında ya da baskı mekanizmalarında değil, halkların ortak mücadelesindedir.

Gezi Direnişi’nde milyonlar birbirinin sesini duydu. Alevilerle Sünniler, Kürtlerle Türkler, kadınlarla erkekler, işçilerle öğrenciler aynı meydanlarda yan yana geldi. Gezi’nin egemenler için en büyük korku kaynağı olmasının nedeni budur. Çünkü Gezi; halkların birlikte yaşayabileceğini, birlikte direnebileceğini ve birlikte değiştirebileceğini göstermiştir.

Bugün ülkede yaratılmak istenen kutuplaştırma siyasetine, halkları birbirine düşmanlaştırma politikalarına ve demokratik alanın daraltılmasına karşı Gezi’nin ortak mücadele ruhuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.

Gezi, umuttur.
Gezi, dayanışmadır.
Gezi, halkların ortak vicdanıdır.
Gezi, gelecektir.

Alevi Dayanışma Ağı olarak; Gezi’de yitirdiğimiz canların anısı önünde saygıyla eğiliyor, onların bıraktığı mücadele mirasını büyütme sözümüzü yineliyoruz.

Eşitlik, özgürlük, laiklik, adalet ve demokratik bir toplum mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.

Onları unutmayacağız.
Unutturmayacağız.”

Alevi Dayanışma Ağı (ADA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir