Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Babailerden Günümüze: Anadolu’da Alevi Direnişinin Tarihsel Kökleri

⌈Hasan Şubaşı⌉

Anadolu’nun tarihi yalnızca sarayların, sultanların ve fetihlerin tarihi değildir. Aynı zamanda bu topraklarda ezilenlerin, dışlananların, yoksullaştırılanların ve inançlarından dolayı baskıya uğrayanların direniş tarihidir. Resmi tarih yazımı yüzyıllar boyunca hükümdarların başarılarını anlatırken, halkın adalet arayışını çoğu zaman ya görmezden gelmiş ya da “isyan”, “fitne” ve “bozgunculuk” olarak damgalamıştır. Oysa Anadolu’nun gerçek toplumsal hafızasında yer edenler yalnızca sultanlar değil, zulme karşı ayağa kalkan halk önderleridir.

Bu önderlerin başında Baba İlyas ve onun müridi Baba İshak gelir. 13. yüzyılda Anadolu Selçuklu Devleti’ne karşı gelişen Babai Hareketi, yalnızca bir ayaklanma değil; Anadolu’nun ezilen halklarının adalet, eşitlik ve özgürlük arayışının tarihsel ifadesidir. Bugün Alevi toplumunun hafızasında yaşayan direniş kültürünün önemli kaynaklarından biri de bu harekettir.

Anadolu Selçuklu Düzeni ve Halkın Yoksullaşması

  1. yüzyıl Anadolu’su büyük çelişkilerin yaşandığı bir dönemdi. Bir tarafta saray çevresinde zenginleşen yöneticiler, büyük toprak sahipleri ve devlet bürokrasisi bulunurken; diğer tarafta ağır vergiler altında ezilen köylüler, göçebe Türkmen toplulukları ve üretici halk kesimleri vardı.

Selçuklu yönetimi, Anadolu’nun Türkleşmesini sağlayan Türkmenleri başlangıçta sınır bölgelerine yerleştirmiş, ancak devlet kurumsallaştıkça onları bir tehdit olarak görmeye başlamıştı. Türkmenlerin yaşam biçimi, inanç anlayışı ve toplumsal örgütlenmesi merkezi otoritenin istediği kalıplara uymuyordu.

Özellikle Horasan’dan gelen dervişlerin etkisiyle şekillenen heterodoks inanç anlayışı, sarayın temsil ettiği Sünni-Ortodoks yapıyla çatışıyordu. Böylece ekonomik sömürü ile inançsal baskı aynı noktada birleşmeye başladı.

Baba İlyas’ın Çağrısı

Baba İlyas yalnızca bir inanç önderi değildi. O aynı zamanda halkın yaşadığı adaletsizlikleri gören ve buna karşı söz söyleyen bir toplumsal önderdi.

Onun etrafında toplanan insanlar yalnızca dini nedenlerle bir araya gelmiyordu. Yoksulluk, eşitsizlik, dışlanma ve baskı da bu birleşmenin temel nedenleriydi.

Baba İlyas’ın etkisi kısa sürede Anadolu’nun geniş bölgelerine yayıldı. Onun düşünceleri özellikle Türkmen toplulukları arasında büyük karşılık buldu. Çünkü Baba İlyas’ın dili sarayın dili değildi. Halkın diliydi.

O, iktidarın yanında değil mazlumun yanında duruyordu.

Baba İshak ve Halkın Ayağa Kalkışı

1240 yılında Baba İshak önderliğinde başlayan Babai Hareketi, Anadolu tarihinin en büyük halk ayaklanmalarından biri haline geldi. Binlerce Türkmen, köylü ve yoksul halk kesimi Selçuklu iktidarına karşı harekete geçti. Bu hareketin gücü yalnızca askeri değildi. Onu güçlü kılan şey halkın adalet özlemiydi. Selçuklu orduları ilk aşamada Babai güçlerini durdurmakta zorlandı. Çünkü karşılarında yalnızca silahlı insanlar değil, inandıkları bir dava uğruna mücadele eden geniş halk kitleleri vardı. Ancak devlet bütün imkanlarını kullanarak hareketi kanlı biçimde bastırdı. Baba İshak öldürüldü. Binlerce insan katledildi. Fakat bastırılan yalnızca bir ayaklanma olmadı. Anadolu’nun hafızasına kazınan bir direniş geleneği doğdu.

Babailer ve Alevi-Kızılbaş Sürekliliği

Babai Hareketi’nin tarihsel önemi yalnızca yaşandığı dönemle sınırlı değildir. Bu hareket daha sonra ortaya çıkacak olan Alevi-Kızılbaş direnişlerinin de öncülü niteliğindedir. Şah Kulu hareketinde, Kalender Çelebi ayaklanmasında, Safevi etkisiyle gelişen Kızılbaş hareketlerinde ve hatta Dersim direnişlerinde bile benzer bir tarihsel damar görülür.

Bu damarın temelinde üç unsur vardır:

Adalet arayışı.

Eşitlik isteği.

İnanç özgürlüğü talebi.

Bu nedenle Babailer yalnızca geçmişin bir toplumsal hareketi değil, Anadolu’daki Alevi direniş geleneğinin ilk büyük halkalarından biridir.

Alevilikte Direnişin Anlamı

Alevi öğretisinde direniş yalnızca silahlı mücadele anlamına gelmez. Asıl direniş hakikatten yana olmaktır. Zulme rıza göstermemektir. Mazlumun yanında durmaktır. Baba İlyas ve Baba İshak’ın temsil ettiği anlayış tam da budur. Onlar iktidarı ele geçirmek için değil, adaletsizliğe karşı çıkmak için mücadele ettiler. Bu nedenle Babai Hareketi’nin bıraktığı miras bugün de önemini korumaktadır. Çünkü günümüzde de insanlar eşitsizliklere, ayrımcılığa ve baskılara karşı mücadele etmektedir.

Babailerin Mirası Bugün Ne Söylüyor?

Aradan sekiz asır geçmiş olmasına rağmen Babailerin soruları hâlâ günceldir. İnsan neden yoksuldur? Neden bir avuç insan zenginleşirken milyonlarca insan yoksulluk içinde yaşamaktadır? Neden farklı inançlar baskı altında tutulmaktadır? Neden hakikat yerine resmi söylemler dayatılmaktadır? Bu soruların tamamı bugün de karşımızda durmaktadır. Bu nedenle Baba İlyas ve Baba İshak’ı anmak yalnızca tarihsel bir hatırlama değildir. Aynı zamanda bugünü anlamaya çalışmaktır.

Babailerin mirası bize şunu öğretmektedir: Hiçbir baskı düzeni sonsuza kadar sürmez. Hakikat bastırılsa da yok edilemez.  Anadolu’nun mazlumları, tarih boyunca olduğu gibi bugün de adalet arayışından vazgeçmez. Babailerin ateşi, Anadolu’nun direniş hafızasında hâlâ yanmaktadır. O ateş yalnızca geçmişi aydınlatmaz; geleceğe yürüyenlerin yolunu da aydınlatır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir