Cum. Tem 24th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ANKARA KUŞATMA ALTINDA

⌈Recai Doğan⌉

NATO, 4 Nisan 1949 tarihinde Washington Antlaşması’nın imzalanmasıyla kuruldu. Aradan geçen onlarca yılın ardından üye ülkelerin liderleri yeniden bir araya geliyor. 7 ve 8 Temmuz’da Ankara, NATO zirvesine ev sahipliği yapacak.

Kapalı kapılar ardında nelerin konuşulacağını elbette bilmiyoruz. Ancak bugüne kadar yaşananlara baktığımızda, insanlığın ortak sorunlarından çok, küresel güç dengelerinin ve belirli çevrelerin çıkarlarının ön planda tutulacağını tahmin etmek zor değil.

Küresel iklim krizini konuşurlar ama çözüm üretemezler.

Dünya genelinde büyüyen açlığı, yoksulluğu ve gıda enflasyonunu konuşmazlar, çünkü bunlar sermayenin değil, halkların sorunudur.

Savaşları konuşurlar ama savaşların gerçek bedelini ödeyen çocukları, kadınları ve sivilleri konuşmazlar.

Örneğin; 28 Şubat 2026 tarihinde İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şecereh Tayyebeh Kız İlkokulu hava saldırısıyla vuruldu. Aralarında çoğu kız çocuğunun bulunduğu 165’in üzerinde insan yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları ve sonradan yayımlanan görüntüler, okulun kısa aralıklarla birden fazla kez hedef alındığını ortaya koydu.

Ama o çocukların yarım kalan hayalleri, yıkılan aileler ve savaşların masumlar üzerinde bıraktığı derin yaralar, zirve salonlarının gündeminde kendisine yeterince yer bulamaz.

Barıştan söz edilir ama silahlanma yarışı büyümeye devam eder.

İnsan haklarından söz edilir ama dünyanın birçok yerinde baskılar ve hukuksuzluklar sürer.

Zirve öncesinde Ankara’da alınan olağanüstü güvenlik önlemleri de dikkat çekiyor.

Muhalif sesler gözaltına alınıyor.

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanıyor.

Kamu çalışanları idari izne çıkarılıyor.

Yollar ve meydanlar kapatılıyor.

Açlık grevi yapmak bile yasak kapsamına alınıyor.

Başkent adeta olağanüstü hâl atmosferine hazırlanıyor.

İşin bir de ekonomik boyutu var.

Uzun süredir ülkeye tasarruf politikaları dayatılıyor. Emeklilere, işçilere ve kamu çalışanlarına yapılacak iyileştirmelerde sürekli olarak kaynak yetersizliği gerekçe gösteriliyor.

Ancak konu NATO zirvesi olunca tasarruf tedbirleri bir anda unutuluyor.

Özel pistler hazırlanıyor.

Güzergâhlar yeniden düzenleniyor.

Kent baştan aşağı makyajlanıyor.

Yoksulluğun ve çarpık kentleşmenin görünmemesi için bazı bölgeler yüksek bariyerlerle kapatılıyor.

Demek ki mesele kaynak yokluğu değil, kaynakların kimin için kullanıldığıdır.

Ankara bugün yalnızca bir zirveye hazırlanmıyor.

Aynı zamanda halkın yaşadığı gerçeklerle, dünyaya gösterilmek istenen görüntü arasındaki derin çelişkiye de tanıklık ediyor.

Sorulması gereken soru şudur,

Bunca güvenlik önlemi gerçekten liderleri mi koruyor?

Yoksa halkın duyulması istenmeyen seslerinden mi korkuluyor?

“Çünkü bazen en büyük güvenlik tehdidi, silahlar değil, gerçeği söyleyen insanlardır.”

Aşk ile..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir