Yolda Birlik Olanlara Aşk Olsun
⌈Duray Güler⌉
Alevilik yüzyıllar boyunca farklı sürekleri, ocakları ve erkânları bünyesinde yaşatmış kadim bir yol geleneğidir. Çepni Alevileri, Bektaşiler, Tahtacılar, Kızılbaşlar ve diğer Alevi sürekleri; aynı hakikat arayışının, aynı insan sevgisinin ve aynı adalet anlayışının farklı yorumlarıdır. Bu farklılıklar hiçbir zaman yolun zayıflığı değil, aksine zenginliği olmuştur.
Bugün geriye dönüp örgütlü mücadelemize baktığımızda açıkça görüyoruz ki yaşanan sorunların temelinde sürek farklılıkları yer almamaktadır.
Elbette Alevilik tarih boyunca haksızlığa karşı sözünü söylemiş, zalime boyun eğmemiş ve adaletten yana tavır almıştır. Pir Sultan Abdal’ın, Hacı Bektaş Veli’nin ve nice erenin bıraktığı miras bunu açıkça göstermektedir. Yolun siyaseti vardır; ama siyaset yolun yerine geçemez.
Ne yazık ki birçok tartışmanın kaynağı, farklı sürekler değil; kişisel hesapların, makam kaygılarının ve siyasi aidiyetlerin örgütsel aklın önüne geçirilmesidir. İnsanlar birbirini hangi ocağa bağlı olduğu için değil, hangi siyasi çizgide durduğu için yargılamaya başladığında; rızalık zedelenir, muhabbet azalır ve ortak mücadele gücü zayıflar. Oysa Alevi örgütlenmesinin temelinde rekabet değil rızalık, ayrışma değil birlik, çıkar değil hizmet anlayışı vardır.
Bugün yapılması gereken, farklılıklarımızı tartışma konusu yapmak değil; ortak değerlerimizi büyütmektir. Çepni de bizimdir, Bektaşi de bizimdir, Tahtacı da bizimdir, Kızılbaş da bizimdir. Hepsi aynı kökün dalları, aynı hakikat arayışının farklı nefesleridir. Yolun gücü, tek tipleşmekten değil; farklılıkları ortak bir vicdanda buluşturabilmekten doğar.
Örgütlerimizi güçlü kılacak olan da budur. Sürekler arasında duvarlar örmek değil, ortak ikrarı büyütmek; kişileri değil ilkeleri öne çıkarmak; siyasi hesapları değil yolun kadim değerlerini esas almaktır. Çünkü bu yol makamla değil hizmetle, sloganla değil ahlakla, güçle değil rızalıkla yürür.
Siyaset gelip geçicidir. İktidarlar değişir, dengeler değişir, isimler değişir. Fakat yol kalır. Eğer yolu günlük hesapların gölgesinden koruyabilirsek, bizden sonraki kuşaklara da onurlu bir miras bırakabiliriz. Aksi hâlde kaybeden yalnızca kurumlarımız değil, yüzyılların emanet ettiği yol kültürü olur.
Bugün her zamankinden daha fazla birbirimizi dinlemeye, farklılıklarımızı zenginlik olarak görmeye ve ortak değerler etrafında kenetlenmeye ihtiyacımız var. Çünkü bizi biz yapan, aynı düşünmek değil; aynı hakikate, aynı vicdana ve aynı insanlık idealine bağlı kalabilmektir.
Pir Sultan’ın diliyle söylersek; hakikatin yanında duranlar için yol birdir. O yolu yaşatacak olan da siyasal hesaplar değil, ikrarına sahip çıkan canların vicdanı ve birliğidir.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler