Leverkusen Dergâhı’nda Çorum, Maraş, Sivas Ve Dersim Katliamları Anıldı
Demokratik Alevi Federasyonu’na (FEDA) bağlı Leverkusen Dergâhı’nda düzenlenen Aşure Lokması etkinliğinde, Çorum, Maraş, Sivas ve Dersim katliamlarında yaşamını yitirenler anıldı. Etkinlikte konuşan FEDA Eş Başkanı Şahin Polat, aşurenin Alevi inancında ortak yaşamın, rızalığın ve eşitliğin simgesi olduğunu belirterek, barış ve demokratik toplum mücadelesine sahip çıkma çağrısı yaptı.
AHA – Demokratik Alevi Federasyonu’na (FEDA) bağlı Leverkusen Dergâhı’nda düzenlenen Aşure Lokması etkinliği, Çorum, Maraş, Sivas ve Dersim katliamlarında yaşamını yitiren canların anılmasıyla başladı. Pir Hüseyin’in çerağ uyandırması ve lokma duasının ardından aşure lokmaları canlarla pay edilirken, etkinlikte birlik, dayanışma ve ortak yaşam vurgusu öne çıktı.
Katliamlarda Yaşamını Yitirenler Anıldı
Aşure etkinliği kapsamında gerçekleştirilen anma programında, Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan Çorum, Maraş, Sivas ve Dersim katliamlarında yaşamını yitirenler saygı ve özlemle anıldı.
Anmanın ardından Pir Hüseyin tarafından çerağ uyandırılarak lokma duası verildi. Daha sonra hazırlanan aşure lokmaları canlarla paylaşılırken, etkinlik Alevi inancının paylaşma, rızalık ve dayanışma geleneğini yaşatan anlamlı bir buluşmaya dönüştü.
“Aşure Ortak Yaşamın ve Rızalığın Simgesidir”
Etkinlikte konuşan Demokratik Alevi Federasyonu Eş Başkanı Şahin Polat, aşurenin Alevi inancının en köklü geleneklerinden biri olduğunu belirterek, farklılıkların bir arada yaşamını simgelediğini ifade etti.
Polat, aşureyi oluşturan on iki farklı malzemenin kendi rengini ve tadını kaybetmeden aynı kazanda ortak bir lezzete dönüşmesini örnek göstererek, bunun Alevilikteki “Binbir Sürek, Bir Yol” anlayışının en güçlü ifadelerinden biri olduğunu söyledi.
Farklı inançların, kimliklerin ve kültürlerin eşitlik, rızalık ve ortak yaşam temelinde bir arada var olabileceğini vurgulayan Polat, bu anlayışın günümüzde de toplumsal barış için önemli bir örnek oluşturduğunu dile getirdi.
Kerbela’dan Günümüze Direniş Vurgusu
Konuşmasında Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Şahin Polat, Kerbela’nın bugün de zulme, baskıya ve adaletsizliğe karşı direnişin simgesi olduğunu ifade etti.
Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde savaşların ve çatışmaların sürdüğünü hatırlatan Polat, halkların birlikte yaşamı, dayanışmayı ve barışı büyütmesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Barış ve Demokratik Toplum Çağrısına Destek
Şahin Polat, konuşmasının devamında Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sürecine de değinerek, kalıcı barışın ancak toplumun tüm kesimlerinin sürece aktif katılımıyla mümkün olabileceğini ifade etti.
İdeolojik, etnik ve inançsal farklılıklar üzerinden yürütülen ayrıştırıcı politikalara son verilmesi gerektiğini belirten Polat, demokratik ve hukuki zeminde, toplumun tüm kesimlerinin rızasını esas alan bir çözüm anlayışının kalıcı barışın ön koşulu olduğunu dile getirdi.
Birlik ve Dayanışma Mesajıyla Sona Erdi
Leverkusen Dergâhı’ndaki program, aşure lokmalarının paylaşılmasıyla devam etti. Canlar aynı sofrada buluşarak birlik, dayanışma ve ortak yaşam iradesini bir kez daha ortaya koydu.
Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, Alevi inancının temel değerleri olan paylaşma, rızalık ve hakikat anlayışının yaşatılmasının, geçmişte yaşanan acıları unutmadan demokratik, eşit ve barış içinde bir gelecek kurma mücadelesinin en önemli dayanaklarından biri olduğu vurgulandı.


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler