DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: “Toplumsal Barışın Yolu Hakikatle Yüzleşmekten Geçiyor”
Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasında verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararı, 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesinde yeni bir hukuki eşik oluştururken, hakikat, yüzleşme ve eşit yurttaşlık tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Alevi Haber Ağı’nın (AHA) bu karara ilişkin sürdürdüğü röportaj dizisinin dokuzuncu bölümünde sorularımızı DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu yanıtladı.
AHA / Röportaj — Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Madımak Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 12 yıl sonra karara bağlayarak, katliama ilişkin yargı sürecinde “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine” oy birliğiyle hükmetti. Yüksek Mahkeme ayrıca, katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine karar verdi.
Bu karar, yalnızca hukuki bir tespit olmanın ötesinde; otuz üç yıldır sürdürülen hakikat ve adalet mücadelesi açısından yeni değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Devletin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tescillenmesi, cezasızlık politikaları, toplumsal yüzleşme ve demokratik hukuk devleti tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
Alevi Haber Ağı (AHA) olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını hukuk, siyaset, insan hakları ve toplumsal hafıza perspektifinden değerlendirmek amacıyla sürdürdüğümüz röportaj dizimiz devam ediyor.
Röportaj dizimizin dokuzuncu bölümünde sorularımızı DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu yanıtladı. Kordu, Anayasa Mahkemesi kararının yıllardır dile getirilen adalet talebinin haklılığını ortaya koyduğunu belirtirken, gerçek adaletin ancak hakikatin tüm yönleriyle açığa çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve cezasızlık anlayışının sona erdirilmesiyle mümkün olacağını vurguluyor.
Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulmasından Madımak Oteli’nin bir utanç müzesi ve hafıza mekânına dönüştürülmesine, nefret suçlarına karşı etkili hukuki düzenlemelerden eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğüne kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Kordu, toplumsal barışın ancak hakikat, adalet ve eşitlik temelinde inşa edilebileceğinin altını çiziyor.

1. Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu karar sizce 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesi açısından ne ifade ediyor?
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Yıllardır adalet çağrısını yaptığımız bu insanlık suçuna dair Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu karar, yıllardır dile getirilen adalet talebinin haklılığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Mahkemenin, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmetmesi; katliam sonrasında yürütülen soruşturma ve yargılama süreçlerinin etkili işletilmediğinin kabul edilmesi anlamına gelmektedir.
Ancak bu kararın tek başına adaletin sağlandığı anlamına geldiğini söylemek mümkün değildir. Çünkü gerçek adalet; tüm gerçeklerin ortaya çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve cezasızlık anlayışının sona ermesiyle mümkündür.
Otuz üç yıldır sürdürülen adalet mücadelesi, hukuki bir süreç olduğu kadar aynı zamanda hakikatin ortaya çıkarılması ve toplumsal vicdanın onarılması mücadelesidir. Bu karar da elbette bu mücadelenin önemli bir kazanımıdır.
2. Bu kararın ardından Sivas Katliamı’yla gerçek anlamda yüzleşme için hangi hukuki ve toplumsal adımların atılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Gerçek bir yüzleşme için öncelikle TBMM bünyesinde, bütün boyutlarıyla Sivas Katliamı’nı araştıracak bağımsız bir Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu kurulmalıdır. Bu konuda yine “Sivas Katliamı ile ilgili Hakikat ve Yüzleşmenin” sağlanması için kapsamlı bir kanun teklifi de verdik. Katliam öncesindeki istihbarat bilgileri, güvenlik güçlerinin müdahale süreçleri, idari ihmaller ve karar alma mekanizmaları bütün yönleriyle araştırılmalı; ilgili kamu arşivleri eksiksiz biçimde kamuoyuna açılmalıdır.
Bunun yanında Madımak Oteli, sıradan bir bina olarak değil, yaşanan acının hafızasını yaşatacak bir Utanç Müzesi ve Hafıza Mekânı olarak düzenlenmelidir. Dünyada ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı pek çok yerde hafıza mekânları oluşturularak benzer acıların tekrar yaşanmaması amaçlanmaktadır. Türkiye’nin de bu evrensel hafıza anlayışını benimsemesi gerekmektedir.
3. Sivas Katliamı’nın bir insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesi ve benzer acıların tekrar yaşanmaması için devletin ve toplumun hangi sorumlulukları üstlenmesi gerekiyor?
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Sivas Katliamı, Alevi toplumunu hedef alan örgütlü bir nefret suçunun en ağır örneklerinden biridir. Katliamın arkasındaki temel dinamiklerden biri, yıllar boyunca Alevilere yönelik üretilen ötekileştirici, ayrımcı ve nefret söylemleridir. Tarih boyunca Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye kadar yaşanan pek çok katliamın ortak zeminini de bu nefret iklimi oluşturmuştur.
Bu nedenle devletin sorumluluğu geçmişte yaşanan katliamlarla yüzleşerek, nefret söylemini ve ayrımcılığı besleyen bütün uygulamalara karşı etkili hukuki ve idari tedbirleri almak, nefret suçlarını önleyecek kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturmak ve tüm inanç topluluklarının eşit yurttaşlık temelinde güven içinde yaşayabileceği demokratik bir düzeni tesis etmektir. Gerçek anlamda bir toplumsal barış; nefretin değil, eşitliğin ve ortak yaşam iradesinin güçlendirildiği bir anlayışla mümkün olacaktır.
Bu anlamda yaşam hakkının korunması, özellikle Kürtlere, Alevilere karşı işlenen suçlarda cezasızlıktan vazgeçilmesi, eşit yurttaşlığın sağlanması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve etkili bir yargı mekanizmasının işletilmesi demokratik hukuk devletinin temel yükümlülükleridir.
Toplum açısından ise bu zeminde gelişecek bir barış ortamında farklılıklarla bir arada yaşam kültürünün güçlendirilmesi, ayrımcılık ve nefret söylemine karşı ortak bir duruş sergilenmesi büyük önem taşımaktadır. O yüzden toplumsal barış ancak hakikat, adalet ve eşitlik temelinde kurulabilir.
4. Bu kararın, Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerine nasıl bir katkı sunabileceğini düşünüyorsunuz?
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Bu karar, geçmişte yaşanan hak ihlallerinin yargısal düzeyde tespit edilmesi bakımından önem taşımaktadır. Ancak Alevilerin yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinin karşılanması için bunun ötesinde kapsamlı adımlar atılması gerekmektedir.
Gerçek yüzleşme geçmişte yaşananların kabul edilmesiyle beraber, bugün halen devam eden eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacaktır.
Bu nedenle eşit yurttaşlık anlayışını güçlendirecek, inanç özgürlüğünü güvence altına alacak ve ayrımcılığı ortadan kaldıracak demokratik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.
5. Son olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ardından Alevi toplumuna ve kamuoyuna vermek istediğiniz mesaj nedir?
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu: Anayasa Mahkemesi’nin kararı önemli olmakla birlikte, adalet arayışının tamamlandığı anlamına gelmemektedir.
Hakikatin bütünüyle ortaya çıkarılması, sorumluların hesap vermesi ve cezasızlık anlayışının sona erdirilmesi yönündeki mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam etmeliyiz.
Toplumsal barışın yolu, geçmişte yaşanan katliamlarla samimi biçimde yüzleşmekten ve adaleti eksiksiz biçimde tesis etmekten geçmektedir. Adalet talebi; katliamda yaşamını yitiren canların yakınları başta olmak üzere, demokrasiye, insan haklarına ve birlikte yaşama inanan herkesin ortak talebidir.
Aleviler olarak daha fazla bir arada olmalıyız ve birliğimizi daha çok geliştirmeliyiz.
Demokrasi mücadelesi ile ancak gerçeklerin açığa çıkabileceğini bilerek, hakikat mücadelesini çoğalarak yürütmeye devam etmeliyiz. Zaten bu gerçek 33 yıl geçmesine rağmen hiç bitmemiştir ve hakikat ortaya çıkana kadar da devam edecektir.

Teşekkür
DEM Parti Dersim Milletvekili Sayın Ayten Kordu’ya, Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasında verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararına ilişkin sorularımızı içtenlikle yanıtladığı, görüş ve değerlendirmelerini paylaştığı için gönülden teşekkür ediyoruz. Hakikatin ortaya çıkmasına, adaletin sağlanmasına ve toplumsal hafızanın güçlenmesine katkı sunacağına inandığımız bu değerli değerlendirmeleri dolayısıyla kendisine şükranlarımızı sunuyor, demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlık mücadelesindeki çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Alevi Haber Ağı olarak farklı görüş ve değerlendirmeleri kamuoyuyla buluşturmaya, hakikat ve adalet mücadelesine ışık tutan çalışmaları okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz.
Hasan Subaşı
Alevi Haber Ağı (AHA) Yayın Kurulu Başkanı

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler