Çar. Tem 29th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AABK Önceki Dönem Eşit Başkanı Nevin Kamilagaoğlu: “Sivas Yalnızca Alevilerin Değil, Demokrasinin de Meselesidir.”

Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Madımak Katliamı davasında verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararı, Türkiye’de adalet, cezasızlık ve yüzleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Alevi Haber Ağı’nın (AHA) bu önemli karara ilişkin sürdürdüğü röportaj dizisinin onuncu bölümünde sorularımızı Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) önceki dönem Eşit Başkanı Nevin Kamilagaoğlu yanıtladı. Kamilagaoğlu, Madımak Katliamı’yla gerçek anlamda yüzleşilmeden kalıcı barışın ve demokrasinin kurulamayacağını vurguladı.

AHA | Röportaj

Anayasa Mahkemesi (AYM), Sivas Madımak Katliamı’na ilişkin 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu 12 yıl sonra karara bağlayarak, katliama ilişkin yargı sürecinde “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine” oy birliğiyle hükmetti. Yüksek Mahkeme ayrıca, katliamda yaşamını yitirenlerin yakınlarına manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Bu karar yalnızca hukuki bir tespit olmanın ötesinde, otuz üç yıldır sürdürülen hakikat, adalet ve yüzleşme mücadelesi açısından yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Devletin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tescillenmesi; cezasızlık politikaları, toplumsal yüzleşme ve demokratik hukuk devleti tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.

Alevi Haber Ağı (AHA) olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararını hukuk, siyaset, insan hakları ve toplumsal hafıza perspektifinden değerlendirmek amacıyla başlattığımız röportaj dizisini sürdürüyoruz.

Röportaj dizimizin onuncu bölümünde sorularımızı AABK önceki dönem Eşit Başkanı Nevin Kamilagaoglu yanıtladı. Kamilagaoğlu, Anayasa Mahkemesi kararının anlamını, Madımak’la yüzleşme sürecini, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini ve yeniden gündeme gelen barış sürecine ilişkin değerlendirmelerini AHA ile paylaştı.

 1: Anayasa Mahkemesi’nin Sivas Katliamı davasına ilişkin verdiği “yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği” kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu karar sizce 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesi açısından ne ifade ediyor?

Nevin Kamilagaoğlu: Bu karar, 33 yıllık adalet mücadelesi açısından hem hukuki hem de sembolik bir dönüm noktasıdır. Hukuki açıdan Anayasa Mahkemesi, devletin etkili soruşturma yürütme ve yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini tespit etti.

Sekiz saat boyunca devam eden olaylar sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, yargılama sürecinin aileler açısından adeta bir işkenceye dönüşmesi, davanın yıllarca sürüncemede bırakılması ve sonrasında insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu düşündüğümüz Madımak Katliamı’nın zaman aşımı tartışmalarına konu edilmesi, bu eksikliklerin en önemli göstergeleridir.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, artık “Hiçbir şey olmadı” demenin mümkün olmadığını hukuken de tescillemiştir.

Bu karar, Alevi toplumunun ve yaşamını yitirenlerin ailelerinin yıllardır dile getirdiği “Madımak için adalet istiyoruz” talebini anayasal bir zemine taşımış, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılacak başvurular açısından da önemli bir hukuki dayanak oluşturmuştur.

Ancak Anayasa Mahkemesi’nin kararı usule ilişkin bir ihlal tespitiyle sınırlı kaldığı için, katliamın azmettiricileri ile ihmali bulunan kamu görevlileri bakımından yeni bir yargılama yolunu doğrudan açmamaktadır. Buna karşın Mahkeme, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle karar, adalet mücadelesi açısından önemli bir kazanımdır; ancak tek başına yeterli değildir.

 2: Sizce Sivas Katliamı ile gerçek anlamda yüzleşme sağlanabildi mi? Türkiye’nin adalet ve demokrasi anlayışı açısından bu kararın nasıl sonuçlar doğurmasını bekliyorsunuz?

Nevin Kamilagaoğlu: Maalesef tam anlamıyla bir yüzleşme olmadı. Bunun nedenlerinden biri, yargılama sürecinde sanık avukatlarının daha sonra devletin en üst makamlarında görev almaları ve milletvekili olmalarıdır. Katillere verilen cezaların yetersiz kalması, tahliyelerin yaşanması ve cezasızlık algısının güçlenmesi, adalet duygusunu derinden zedeledi.

Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun Madımak Oteli’nin müze olması yönündeki ısrarlı talepleri de resmî kurumlar ve devlet tarafından karşılık bulmadı. Katliamın üzerinden 33 yıl geçmiş olmasına rağmen, Alevilerin yaşadığı katliamlar ve bu tür toplumsal travmalar devlet tarafından gerçek anlamda ele alınmadı.

Madımak Katliamı açısından hukuksal olarak atılması gereken önemli adımlar vardı. Başta, etkin soruşturma yükümlülüğünün gereği olarak ilgili tüm kamu görevlilerinin ihmallerinin araştırılması gerekirken bu engellendi. Cezasızlığa yol açan zaman aşımı düzenlemelerinin gözden geçirilmesi de sağlanmadı.

Diğer yandan, 2 Temmuz’un toplumsal hafızada yaşatılması için Madımak Oteli’nin ”Utanç Müzesi’ne” dönüştürülmesi, arşivlerin açılması ve devletin katliamı açıkça kınayarak özür dilemesi gerekirken bunlar yapılmadı.

Yine devlet, Alevilere yönelik nefret söylemi ve ayrımcılıkla mücadele etmesi gerekirken üç maymunu oynadı.

 3: Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü için öncelikli adımlar neler?

Nevin Kamilagaoğlu: Temel talep, Anayasa’nın 10. ve 24. maddelerinin eşit biçimde uygulanmasıdır. Anayasa’nın 10. maddesi; insanların dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce ve mezhep ayrımı gözetilmeksizin kanunlar karşısında eşit olduğunu söyler. 24. maddesi de insanların inanç ve ibadet özgürlüğüne sahip olduğunu ifade eder. Bu yasal tanınmaya göre devlet ister kabul etsin, ister etmesin; Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir.

Din dersleri zorunlu olmaktan derhal çıkarılmalıdır. Ders kitaplarındaki ötekileştirici dil düzeltilmelidir. İnanç temelli ayrımcılığı suç sayan etkin mekanizmalar kurulmalıdır. Özellikle kamusal alanda, istihdamda ve medyada eşit temsil olanakları yaratılmalıdır. Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi gibi katliamların araştırılması için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulmalıdır.

4: Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış ve demokratik çözüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kalıcı, onurlu ve demokratik bir barışın sağlanabilmesi için Alevilerin talepleri ve demokratikleşme hedefleri bu sürecin neresinde yer almalıdır?

Nevin Kamilagaoğlu: Kalıcı barış, sadece bir kesimin silah bırakmasıyla değil, tüm kimliklerin ve inançların kendilerini güvende hissetmesiyle mümkündür. Alevi toplumunun talepleri bu süreçte çok açık ve net olmalıdır. Benim inancıma, benim canıma kimse kast edemeyecek. Talebi anayasal güvence altına alınmalıdır. Çözüm masalarında ve izleme mekanizmalarında Alevi kurumlarının doğrudan söz hakkı olmalıdır.

Geçmişte devlet ve toplum eliyle yaşanan tüm katliamlar ve sürgünlerle yüzleşme, barışın ön koşulu olarak kabul edilmelidir. Barış, “unutalım” demekle değil; adaletle, hatırlamayla ve tüm inanç ile kimliklerin insan haklarının hukuksal ve anayasal güvence altına alınmasıyla kurulmalıdır.

5: Son olarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu kararının ardından Avrupa’da yaşayan Alevilere, Türkiye’deki Alevi toplumuna ve demokrasi güçlerine vermek istediğiniz mesaj nedir?

Nevin Kamilagaoğlu: 33 yıldır kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onların adını yaşatmak ve benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadele etmek boynumuzun borcudur. Alevi toplumu yalnız değildir. Hakikat taleplerimiz ve haklarımız meşrudur. Eşit yurttaşlık, herkes için istenirse kıymetlidir.

Sivas, sadece Alevilerin değil, demokrasinin de meselesidir. Çünkü bu ülke hepimizin. Bir arada yaşamanın yolu, farklılıkları yok saymak değil; herkesin adil ve eşit haklara sahip olmasını sağlamaktır.

Adalet yerini bulmadan ne barış kalıcı olur ne de demokrasi.

Aşk ile…

Kapanış ve Teşekkür

Alevi Haber Ağı olarak, Sivas Madımak Katliamı davasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararının hukuki, siyasal ve toplumsal sonuçlarını farklı bakış açılarıyla kamuoyuna taşımayı sürdüreceğiz.

Röportaj dizimizin onuncu bölümünde sorularımızı içtenlikle yanıtlayan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) önceki dönem Eşit Başkanı Sayın Nevin Kamilagaoğlu‘na teşekkür ediyor; hakikatin, adaletin ve toplumsal yüzleşmenin egemen olduğu demokratik bir gelecek umuduyla bu röportajı okurlarımızın değerlendirmesine sunuyoruz.

Otuz üç yıldır süren hakikat ve adalet arayışının yalnızca mağdur ailelerinin değil, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve toplumsal barışa inanan herkesin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Sayın Nevin Kamilagaoğlu’nun değerlendirmelerinin, Sivas Madımak Katliamı’yla yüzleşme, cezasızlık politikalarının son bulması ve adalet mücadelesinin güçlenmesine katkı sunmasını diliyoruz.

Alevi Haber Ağı (AHA), Alevi toplumunun eşit yurttaşlık mücadelesini, insan hakları, hukuk devleti ve demokrasi eksenindeki gelişmeleri kamuoyuna taşımaya; Alevilerin, hakikatin, adaletin ve toplumsal hafızanın sesi olmaya devam edecektir.

Hasan Subaşı
AHA Yayın Kurulu Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir