CENAZE LEVAZIMATÇISI
Çocukluğumuzun geçtiği 70’li yıllarda Trt adlı siyah/beyaz tek kanallı devlet televizyonu vardı, hoş hâlâ var ve iktidarın (bir şahsın) borazanı durumunda.
Bu televizyonda pazar sabahları herkesin heyecanla beklediği, Amerika’nın büyük bir yalanla işlediği, Kızılderili’leri vahşi insanlar sürüsü, kendi kovboylarınıda Kızılderili avı peşinde koşan iyi adamlar olarak tüm dünyaya izlettiği kovboy filmlerini bizlerinde o dönemlerde çocuk olduğumuzdan, siyasi bilincimizin ve dünyaya bakış açımızıno kıtanın gerçek sahibi olup, beyaz adamın türlü entrikalarla katlederek elinden aldığı toprakların gerçek sahiplerinin, dünyanın en asil halkı olan ve öncelikle insanı, doğayı,hayvanları kısacası tüm canlıları kutsal sayıp saygı duyan mazlum Kızılderili’ler olduğunu bilmiyor beyaz adamın bütün barbarlığını hayranlıkla izliyorduk.
Bu kovboy filmlerinin birde içinde Kızılderili’lerin olmadığı sahnelerde kendi aralarındaki hesaplaşmalarda kasabanın kötü adamlarına karşı mücadele eden otuz iki dişleri inci gibi parlayan, o kadar dövüşmesine rağmen jöleli saçları asla bozulmayan bir kovboyu vardı.
Tabiiki bu kovboya içten içe bayılan fakat belli etmeyen filmin güzel kadını, kim ne yaparsa yapsın tek işi içki satmak olan barmeni vede filmin konusuna göre kasabanın iyi veya kötü şerifi vardı.
En önemlisi de bu kadar kötünün ve iyinin içinde devam eden kavga, dövüş ve çatışmaların sonunun ölümle bitmesini bir köşede ellerini ovuşturarak izleyen ve ölümlerde ortaya çıkarak kovboy filmlerinin olmazsa olmazlarından bar ve dışarıda ki ölümler sonucu işinin gereğini yapan yani, ölenlerin hemen yanı başına giderek tabut ve mezar için ölçü alan cenaze levazımatçısı vardı.
Buradan sözü nereye getirip neye bağlayacaksın diye soracak olanlara; devamlı şekilde “Bir gece ansızın gelebiliriz” teranesiyle İdlip üzerinden Suriye Devlet Başkanı Esat’ı tehdit ettiğini sanan, ülkeyi saraydan yönetip, küçüğünden büyüğüne, kadınından erkeğine herkesi büyük bir heves ve iştahla haksız ve kirli bir savaşa yollamaya çalışan, her gün her dakika çıktığı televizyon ekranlarından büyük bir zevkle, tıpkı anlatmış olduğum kovboy filmlerindeki cenaze levazımatçısı gibi “Bugüne kadar şu kadar rejim askeri öldürdük, sayı bugün bu kadara çıktı” diğer taraftan ülkeye gelen asker cenazeleri için adet, tane, sayı gibi açıklamalar yaparak ölümleri rakamlar üzerinden belirtip “Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak” diyen diğer işininde cenaze levazımatçısı olduğunu tüm dünyaya gösteren bir zatı hatırlatmak isterim.
Bu cenaze levazımatçısına şunuda hatırlatmakta yarar var, “Bir gece ansızın geldiler…” Ve o kovboy filmlerinde çocukluğumda aklımda kalan, unutamadığım sahne filmin sonunda cenaze levazımatçılarının hep yalnız ölmeleriydi..
Mesut Kabakçı


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler