Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

DÜSMANA iNAT BİRGÜN FAZLA YASAMAK

– Müslüm Polat –

” delikanlım!

iyi bak yıldızlara,

onları belki bir daha göremezsin.

belki bir daha

yıldızların ışığında

kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..

delikanlım!.

sen ki, ya bir köşe başında

kan sızarak kaşından

öleceksin,

ya da bir darağacında can vereceksin.

iyi bak yıldızlara

onları göremezsin belki bir daha… ”

Nazım Hikmet Ran

Geçirdiğimiz bu zor, kismi karantinali günlerde, acı haberleride alıyoruz, Emperyalizme karşı mücadele içinde, daha adil,eşit,sinifsal farkların,dil,din,ırk ayrımının olmadığı bir dünya için mücadele eden ve bu isteklerini,düşüncelerini söyledikleri türkülerle halkina ve dünyaya duyurmak isteyen  Grup Yorum ve sanatcilarina yönelik yasaklama ve tutuklamalara karşı olan ve bu uğurda bedenlerin ölüme yatıran yoldaşımız  Helin Bölek‘i kaybetmenin üzüntüsü icindeyiz. Ama yine Helin gibi ölüm orucunda olan Grup Yorum üyesi sanatç yoldaşımız Ibrahim Gök.ek´i de kaybetmek istemiyoruz.

Devrimci mücadelede toprağa düşen tüm yoldaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Komünist şair Nazim Hikmet´in yukarıda aktardığım yazmış oldugu dizelerini onlara itham ederek yaziyor ve bu konularda tüm yoldaşlarımızın ve canlarımızın affina sığınarak birkaç şey söylemek istiyorum.

Emperyalizme, faşizme karşı mücadele içinde yıllardır birçok yoldaşımız, canımız dağlarda, köylerde, sokaklarda ve hain tuzaklarda, iskencelerde katletildiler. Ama yoldaşlarımızın her biri düşmana inat bir gün daha fazla yasamak, bir gün daha fazla mücadele içinde olmak icin çalıştılar, direndiler, hiçbir zaman umutlarıni kaybetmediler.Ne icin? Tüm dünya ve Türkiye halklarının adil,eçit, sınıf farklarının olmadığı bir dünyada yaşaması için…

Ama Emperyalstler ve onların uşakları bizleri öldürmek,yok etmek için herşeyi yaptığı bir ortamda ve zamanda, kendimizi ,devrimci mücadelede yetişmiş en iyi yoldaşlarımı ölüm orucuna yatırmanın ve onları kaybetmenin doğru bir mücadele şekli olmadiği kanısındayım.

Yıllardan beri bu hakli mücadel içinde olan, kendini yetiştirmiş halki ( isci,köylü,emekçi ) sınıfları bilinclendirebilecek ve onları hakli mücadelemize katabilecek çok değerli yoldaşlarımızın bir tekini bile kaybetmeyi göze almamalı. Aksine daha çok yoldaşımızı haklı davamıza katmak için çalışmalı ve mücadeleye devam etmeliyiz!

Bu sıkıntılı günlerden sonra, dünyada büyük bir ekonomik buhranın geleceği,ve büyük bir isşi ve emekçi kiyimina yol açacağını düşünüyoruz. Bundan sonra tüm dünyada bizleri daha çetin bir mücadele bekliyor.

Bu haklı mücadelimizde toprağa düşen canlarımız olacaktır. Ama hiçbir yoldaş kendini ölüm oruclarına yatırmamalıdır!

Bu sebeplerle, düşmana inat bir gün daha fazla yaşamak için mücadele etmeli. Haklı davamıza devam edebilmeli ve tüm gücümüzle ezilen, her geçen gün daha fazla fakirleşen,eğitimsiz bırakılarak din tacirlerinin eline düşürülen, şükretmeye alıştırılan halkımızı hızlı bir şekilde bilinclendirerek mücadeleye katmalı,aramızdaki görüş farklılıklarını bir kenara bırakarak saflarımızı sıklaştırmalıyız.

Sözlerimi Nazim Hikmet´in şu dizeleriyle noktalıyarak, hepinizi saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

” Dünyadan, memleketinden, insandan

Umudun kesik değil diye

Ya ipe çekilirsin ya atılırsın içeriye

Yatarsın on yıl, on beş yıl

Daha da yatacağından başka

Sallansaydım bir bayrak gibi ipin ucunda keşke demiyeceksin

Yaşamakta ayak direteceksin

Belki bahtiyarlık değildir artık

Boynunun borcudur fakat, düşmana inat bir gün fazla yaşamak

İçeride bir tarafınla yapayalnız kalabilirsin

Kuyunun dibindeki taş gibi

Fakat öbür yanın

Dünyanın kalabalığına öyle bir karışmalı ki

Sen ürpermelisin içeride

Dışarıda kırk günlük yolda yaprak kımıldasa

İçeride mektup beklemek, yanık türküler söylemek

Bir de gözlerini tavana dikip sabahlamak

Tatlıdır, ama tehlikelidir.

Unut yaşını, koru kendini bitten

Bir de bahar akşamlarından

Bir de ekmeği son lokmasına dek yemeği

Bir de ağız dolusu gülmeyi

Unutma hiç bir zaman

Bir de kimbilir, sevdiğin kadın seni sevmez olur

Ufak iş deme, yemyeşil bir dal kırılmış gibi gelir içerideki adama

İçeride, gülü bülbülü düşünmek fena

Dağları deryaları düşünmek iyi

Durup dinlenmeden okumayı yazmayı

Bir de dokumacılığı tavsiye ederim sana

Bir de ayna dökmeyi

Velhasıl

İçeride on yıl

On beş yıl, daha da fazlası hatta

Geçirilmez değil, geçirilir

Kararmasın yeter ki sol memenin altındaki cevahir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir