Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ YOLU – KOLEKTİF YOL METNİ

⌈Hüseyin Akkuş⌉
Bizler,
Hakk’ı gökte değil insanda arayan,
yolu kitaptan değil yaşamdan süzen,
ikrarı sözde değil davranışta gören canlarız.
Bu yol;
korkunun değil rızanın,
buyruğun değil vicdanın,
biriktirmenin değil paylaşmanın yoludur.
Yolumuz, geçmişten emanet;
geleceğe sorumluluktur.
1. YOL İNSANDA BAŞLAR
İnsan doğar, can olur.
Can olmak; yola girmekle mümkündür.
Hak, insandan ayrı değildir;
insan Hakk’ın aynasıdır.
2. YOL RIZALIKTIR
Bu yola zorla girilmez.
İkrar gönülle verilir,
gönülle taşınır.
Zorla alınan rıza, rıza değildir.
3. YOL HAKİKATTIR
Hakikat saklı değildir,
yaşamın içindedir.
Görmeden inanmak değil,
görüp bilmek esastır.
4. YOL AKILDIR, ÖZDEĞERDİR
Yol nasla yürümez.
Us ile yürür,
özdeğer ile sınanır.
Sorgulamayan akıl, yola yük olur.
5. YOL VİCDANDIR
Yolcunun terazisi vicdandır.
Yol, insan hakkını bağışlamaz.
Zulüm karşısında susmak,
yola sığmaz.
6. YOL BİR GÖNÜL YAPMAKTIR
İbadet tapınmak değildir.
Bir gönül kırıldıysa,
yapılan her erkân boşa düşer.
Halka hizmet, yol erkânıdır.
7. YOL PAYLAŞMAKTIR
Yol mal biriktirmez.
Lokma bölünür,
yük paylaşılır.
Fazla olan, eksik olana aittir.
8. YOL EŞİTLİKTİR
Bu meydanda üstünlük yoktur.
Kadın–erkek, genç–yaşlı,
inanan–inanmayan
can canadır.
9. YOL BİRLİKTİR
Yol ikiciliği sevmez.
Eline, beline, diline
sahip olmayan,
birliği bozar.
10. YOL SEVGİ VE AŞKTIR
Yol kin tutmaz.
Sevgi, yolun mayasıdır.
Aşk olmadan yol yürümez.
11. YOL KARANLIĞA MUM YAKMAKTIR
Yol şikâyet etmez,
çare üretir.
Bir mum,
bin karanlıktan güçlüdür.
12. YOL DAYANIŞMADIR
Yolcu yolda kalanı görmezden gelemez.
Düşenin elinden tutmayan,
yolda yürüyorum demesin.
13. YOL İLERLER
Yol donmaz,
taşlaşmaz.
Çağın gerisinde kalan,
yolu değil kendini korur.
14. YOL MEYDAN YOLUDUR
Yol saray sevmez.
Yol, meydanda kurulur.
Mazlum neredeyse,
yol oradadır.
15. YOL ORTAK AKILDIR
Yol bir kişinin sözüyle yürümez.
Rızalıkla konuşulur,
rızalıkla karar alınır.
Yol, canların ortak iradesidir.
16. YOL İKRARDA SADAKATTİR
İkrar bir anlık söz değildir.
Dara düşende, bedel gerekende
ikrarından dönen,
yoldan düşer.
Yol, zor zamanda belli olur.
17. YOL HESAP SORMA VE HESAP VERMEKTİR
Yolcu dokunulmaz değildir.
Her can yol önünde eşittir.
Hata örtülmez,
rıza ile yüzleşilir.
Hesap vermeyen,
hakikat iddiasında bulunamaz.
18. YOL EMEKTİR
Yol hazır lokma sevmez.
Alın teriyle yoğrulmayan lokma
yolun rızasına girmez.
Emek kutsaldır,
sömürü yola aykırıdır.
19. YOL DOĞA İLE BİRLİKTİR
Toprak, su, ağaç
canın parçasıdır.
Doğayı talan eden,
insanı da talan eder.
Yol, doğaya karşı değil
doğa ile yürür.
20. YOL HAFIZADIR
Yol, unutanların yolu değildir.
Katliamları, sürgünleri,
inkârı ve direnişi hatırlar.
Hafızasını yitiren,
aynı zulmü yeniden yaşar.
21. YOL DÜŞKÜNLÜKLE SINANIR
Yol, yalnız erdemi değil
ihlali de tanır.
Düşkünlük intikam değildir,
yolun kendini koruma hakkıdır.
Ama hüküm kinle değil,
adaletle verilir.
22. YOL İKTİDARLA MESAFELİDİR
Yol, iktidarın gölgesinde yürümez.
Güce yaslanan değil,
gücü sınırlandıran yoldur.
Yolcu, iktidarın değil
hakikatin tarafındadır.
23. YOL EVRENSELDİR
Yol bir kimliğe hapsedilemez.
Dil, halk, coğrafya aşar.
Nerede insan onuru çiğneniyorsa
yol oraya çağrılır.
24. YOL DÖRT KAPIDIR
Yol, dört kapıdan geçilerek yürünür:
Şeriat, Tarikat, Marifet, Hakikat.
Kapılar hiyerarşi değil,
bilinç aşamalarıdır.
Bir kapıyı inkâr eden,
yolun bütününü eksiltir.
25. YOL MAKAMLARDIR
Yol, durağan değil
makam makam ilerleyen bir yürüyüştür.
Dört kapı, kırk makam
insanın kendini bilme yoludur.
Makam, unvan değil;
ahlâk ve sorumluluktur.
26. YOL EDEP VE ERKÂNDIR
Yol edepsiz yürümez.
Edep, yolun dilidir;
erkân, yolun düzenidir.
Edep bilmeyen,
hakikat konuşamaz.
27. YOL ELINE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OLMAKTIR
El; zulme uzanmaz.
Bel; istismara bulaşmaz.
Dil; yalanla kirlenmez.
Bu üçü korunmadan
yola girilmez.
28. YOL MUSAHİPLİKTİR
Yol bireysel kurtuluş sevmez.
Musahiplik,
yolda yoldaş olmaktır.
Can, canın aynasıdır;
birinin düşüşü,
ötekinin sınavıdır.
29. YOL DARDIR
Dar, hesaplaşma meydanıdır.
Yolcu dara çağrılır;
kaçılmaz.
Rızalık sağlanmadan
yol yürümez.
30. YOL CEMDİR
Cem, ibadet değil
toplumsal yüzleşmedir.
Gizli günah yoktur,
örtülü suç olmaz.
Cem, yolun kendini
yeniden kurduğu yerdir.
31. YOL DEMDİR, SOHBETTİR
Dem; sözün olgunlaştığı andır.
Sohbet; aklın ve gönlün
birlikte yürüdüğü hâlidir.
Dem almayan,
yol görgüsünü öğrenemez.
32. YOL GÖRGÜDÜR
Yol, teoriden ibaret değildir.
Görgü;
yaşayarak sınanmaktır.
Görgüsüz bilgi,
yola yük olur.
33. YOL REHBERLİKTİR
Yol rehbersiz yürünmez.
Ama rehber,
kutsal kişi değildir.
Rehber yol gösterir;
yolu temsil etmez.
34. YOL HİYERARŞİ DEĞİL SORUMLULUKTUR
Pirlik, dedelik, rehberlik
üstünlük değil
yükümlülüktür.
Söz söyleyen,
önce yol önünde durur.
35. YOL SINIFSIZ SÖMÜRÜSÜZ BİR YAŞAMDIR
Yol, yoksulluğu kader saymaz.
Sınıflı toplum,
rızalığa aykırıdır.
Birilerinin çokluğu,
başkalarının yoksulluğu üzerine kurulamaz.
Yol, sömürüsüz bir dünyadan yanadır.
36. YOL LAİKTİR
Yol, devletin dini olmaz.
İnanç, iktidarın aracı yapılamaz.
Yol, vicdan özgürlüğünü savunur;
dayatmayı reddeder.
SON SÖZ
Bu yol;
anlatılan değil yaşanandır.
Yazılan değil yürünendir.
Yola girmek kolay,
yolda kalmak zordur.
Kalanlardan olalım.
Sevgiyle, muhabbetle,
rıza ile, aşk ile…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir