Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ DAYANIŞMA AĞI : BURADAYIZ, ALEVİYİZ, BİZİDE İŞARETLEYİN !

Alevilerin evlerine ilk işaretler Adıyaman‘da konulmuştu. Yaklaşık olarak 200 ev işaretlenmişti. Evlerinin işaretlenmesi Alevileri tedirgin ettimişti. Çünkü Aleviler bu işaretlerin ne anlama geldiğin Maraş‘ta, Corum‘da ve Sivas‘ın Ali Baba Mahllesi‘nde yaşadıkları katlıamlardan dolayı çok iyi biliyorlardı. Bu katliamlardan önce de Alevilerin evlerine ve iş yerlerine benzeri işretleretler konulmuştu. Yaşadıkları bu deneyler ister istemez Alevilerin aklına o dönem de yeni katliam planları mı yapılıyor sorusunu getirmişti. Alevi örgütleri de bu doğrultuda değerlendirmeler yapmışlardı.
Ev İşaretleme Olayı Adıyaman İle Sınırlı Kalmadı.
Adıyaman‘ın ardında Alevilerin evleri İzmir, Erzincan Didimi ve İstanbul‘da da işaretlendi. Erzincan‘ın Üzümlü İlcesine bağlı olan Avcılar Köyünün okulunun duvarına yazılan ” Pis Aleviler Hepnizi Yakacağız‘‘  yazısı veya daha birkaç gün önce İzmir Gaziemir’de bir Alevi canımızın evinin duvarına ‘‘Defol Alevi” yazılarak çarpı işareti konulmuştu. Bunlada bitmedi! Alevi dğşmanları  en son olarak İstanbul’un Pendik ilçesi İmamı Azam Caddesi Ay Sokak’ta bir apartmanın iç bahçe duvarına “Alevilere ölüm” yazılarak duvar  çarpı işareti koydular.  Alevileirin evlerinin duvarlarına‚‘‘ Alevilere Ölüm‘‘ diye yazılıp çarpı ışaretlerinin konulması polisin söylediği gibi ne bir kaç sarhoşun nede  çocukların yaptıkları bir şey değildir!

Alevilerin evlerini duvarlarına ve kapılarına yazılan tehdit dolu olan bu yazılamların hepsi  şeratçı- faşist odakların bir plan dahilinde örgütlü olarak yaptıkları eylemlerdir.

Türkiye Alevilerin defalarca toplu katliamlara maruz kaldıları bir ülkedir. Dersim’den Gazi Mahllesine uzanan katliamları yaşamış ve devletin baskı, yasak ve asimilasyon politiklarından dolayı uzun bir dönem inançsal kimliğini gizlemek zorunda kalmış olan bir topluma yönelik  tehdit dolu olan bu yazıları ‘‘ çocukların veya birkaç sarhoşun işi olarak gösteremek siyasal iktidarın Alevilere yönelik politik yaklaşımının ürünüdür. AKP Hükümeti, Alevilere yönelik yapılan bu katliam tehditlerinin arkasında hangı terör çetelerinin olduğunu bir an önce ortaya çıkartmakla yükümlüdür!

Gelişmeler Aleviler Direnmekten Başka Bir Yol Bırakmıyor!
21. Yüzyıl da bile katlimize ferman yazıyorlar! Bu fermanları yazanlar, biz Alevilere, Yezid‘in ve Hızır Paşa‘nın yağlı pılavına kaşık çalanlar gibi yolumuzdan dönmeyi dayatıyorlar. Kerbela‘dan Gazi‘ye uzanan katlimları yapmalarının nedeni de bu değilmiydi?  Çaldıran‘da, Anadolu‘da, Dersim‘de oluk oluk kanımızı akıttılar. İçlerinde yaşlılarımızın ve çocuklarımızında olduğu yüzbinlerce canımız katlettiler. Peki, bu katliamlarla Kızılbaşları inançlarından vazgeçirebildileri mi? Hayır geçiremediler! Çünkü Aleviler Pirimiz Şah Hüseyin‘in, Pir Sultan Abdal‘ın, Seyit Rıza‘nın ve diğer yol önderlerimizin inacını kuşanarak zalimlere karşı ölümüne direndiler. Bu onurlu direnişten aldıkları gücüle inançlarını koruyarak bugünlere gelebildiler. Bu bağlamda Alevilere yönelik katliam planları yapan insanlık düşmanları sunu çok iyi bilsinler ki yapacakları her saldırıya örgütlü Alevi güçleri direnişle cevap verecektir. Bu direnişin temelinde Alevi toplumunun kendisin savunma, kuruma hakkı vardır. Bu çok kutsal bir haktır. Bir toplumun kendisini savunma amacıyla direnme hakkını kullanmasının uluslararası hukukta da yeri vardır.
Biz Aleviler Olarak Türkiye‘de Yaşayan Tüm İnanç Topluklarının Varlıklarına Saygı Duyoruz!
Bizim ne Sünnilere ne Şiilere nede başka bir inanç topluluğuna karışı en ufak bir düşmanlığımız yoktur. İnacımız gereği yalnızca bu toplumsal kesimlere değil, 72 millet dost, kardeş gözüyle bakıyoruz. Bizim düşman olarak gördüklerimiz katlimize ferman çıkartanlardır! Alevilerin tarihinde farklı inançlara mensup olan toplumlara saldırmanın ve masum insanların kanın dökmenin utanç izlerine raslamak mümkün değildir! Yani insanlığın karışında alnımız açık, başımız diktir!
Bizden öncekilerin bize biraktıkları gibi bizde çocuklarımıza lekesiz, kansız bir tarih bırakacağız. Analarımızın ak sütü gibi tertemiz olan bu tarihimzden dolayı çocuklarımız kimseden özür dilmemek zorunda kalmayacaklardır!
Hiç kuşkusuz ki, bu onurlu tarihimizin bir parçasını geçmişte olduğu gibi bundan sonra da zalimlere karşı sürüdüreceğimiz direnişlerle oluşturacaktır.

Gün, ayrılıklarımızı, fakrılıklarımızı öne çıkartma günü değildir!
Gün, zalimlerin saldırılarını boşa çıkartabilmek için yolda birlik olma günüdür!

Aleviyiz; sonuna, sonsuza kadar Alevi olarak kalacağız!

Alevi Dayanışma Ağı – ADA

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir