Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

PSAKD, Örgütlülüğümüzün asıl amaçlarının başında asimilasyon’a karşı mücadele gelmektedir!

 

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSADK),  asimilasyona karşı mücadelenin önemine ilişkın yazılı bir açıklama yaptı. PSAKD Genel Merkezi imzasıyla yapılan açıklmada, asimilasyona karşı mücadele etmenin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin asıl amaçlarının başında geldiğine vurgu yapıldı.

‘‘ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, MİSYONERLİK VE ASİLİMASYIN KURUMDUR‘‘

‘‘Örgütlülüğümüzün asıl amaçlarının başında asimilasyon’a karşı mücadele gelmektedir.‘‘ ifadelerinin yer aldığı açıklamada,‘‘ İnancımızın ve yolumuzun yok edilmesi için birçok çevrenin amansız bir çaba içinde olduğu da bir gerçektir. Özellikle son 20 yılda yoğunlaşmış, geçmişe göre daha da profesyonel hal almış bir kuşatma ile karşı karşıyayız.

Eğitimden, giyim kuşama, kadın ve çocukların yaşam alanlarına yapılan saldırılara kadar tüm kamusal ve özel hayatımız kuşatılmıştır. Adına Diyanet İşleri Başkanlığı denilen misyonerlik ve asimilasyon kurumu da periyodik olarak saldırısını sürdürüyor. İçimizden devşirdikleri yol duşkünleri ile de faaliyet alanlarını sanıldığından çok daha genişletmiş ve etkili hale getirmiştir.‘‘denildi.

‘‘BUNUN SON ÖRNEĞİNİ ENGİN NURŞANİ’NİN CEMAZE ERKANIDAN SONRA GÖRDÜK‘‘

Diyanet İşleri Başkanlığı‘nın ve diğer asimilasyoncu kesimlerin, Alevi toplumunun örgütlenerek her yerde cemevi kurmasının önüne geçemediklerinden dolayı, cemevlerine yönelik yoğun bir şekilde  asimilasyon merkezli çalışmalar yaptıklarına dikkat çekilen açıklamada, ‘‘Cemevlerimizin duvarlarını yıkamayacağını anlayanlar, her birini minaresiz camiye çevirmeye yönelmiş durumdadır. Alevi olarak yaşayanların cenazeleri Sünni olarak kaldırılmakta, bunun başarılamadığı erkanlara ise açıkça saldırmaktalar.‘‘ifadelerine yer verildi.

Alevi olarak yaşayanların Hakk’a yürüdükten sonra cenazelerinin Sünni olarak kaldırılmasının asmilasyondan bağımsız bir durum olmadığı belirtilen açıklamada,

Alevilerin cenazelerini kendi ekranlarına göre kaldırmalarından dolayı, saldırı ve karalamalara maruz kaldıklarına ilişkin ise şunlar ifade edildi:

‘‘Bunun son örneğini hep birlikte Engin Nurşani’nin cenaze erkanından sonra gördük. Bize uygulanan bu asimilasyon kuşatması artık içimizden de mevcuttur. Buna da en taze örnek Tunceli Cemevi verilebilir. Dersimin Alevi coğrafyası olduğu gerçeğine rağmen tarikatların o bölgede örgütlenmesinde sakınca görmediğini söyleyen de biyolojik olarak Dersimlidir. (Eğer yolumuzu islami ritüellere göre devam ettirmez isek, İslam dinini işidvari örgütlenmelere bırakmış oluruz)….şeklinde açıklama yapan da yine biyolojik bir Dersimlidir. Bu iki örnek bize gösteriyor ki, aslında tarikatlar Dersim bölgesinde çok öncesinden örgütlenmesini başlatmış hatta kadrolarını içimize yerleştirmişler.

‘‘ ÖNLEM ALINMASI ZORUNLULUKTAN DA ÖTE, YOLUMUZA KARŞI GÖREVİMİZDİR‘‘

Pir Sultan Abdal  örgütlenmesinin asimilasyona karşı sürdürdüğü mücadeleyi alınacak yeni önlemlerle daha da güçlendireceğine vurgu yapılarak, şunlar kaydedildi:

‘‘Yukarıda kısaca değindigimiz asimilasyon tehdidine karşı Pir Sultan Abdal örgütlülüğü olarak bir dizi önlemin alınması zorunluluktan da öte, yolumuza karşı görevimizdir.

Bu bağlamda,

1- Cemevlerimizde yürütülen cenaze erkanlarında, Şiacı ve şeriatı çağrıştırıcı, İslam dili kullanılmayacaktır. Cenaze erkanı, katılımcıların anladığı dilde yapılacaktır.

2-Örgütümüze bağlı şube ve Cemevlerimizde Kuran kursu, namaz kılma gibi alanlar olmayacaktır.

3- Cenaze erkanları (yerelin de hassasiyetleri gözetilerek) ABF, SERÇEŞME VAKFI ve AABK İnanç kurullarının daha önce çıkarmış oldukları erkan nameler baz alınarak kaldırılacaktır.

4-Cemlerde ve erkantarda “Haremlik selamlık uygulaması yapılmayacaktır.

5- Kadınların kılık kıyafetleri ile ilgili herhangi bir müdahalede bulunulmayacak,özellikle de başörtüsü takmaları istenmeyecektir.

6-Erkanlarımız yürütülürken anlaşılır bir dille, hakka yürüyen canın yaşarken rızalıkla verdiği ikrara bağlı olarak, Cemlerdeki gibi Hak meydanında olduğumuzu bilerek, Çerağ uyandırarak, helallik alarak, cemal cemale, kadın erkek ayrımı yapmadan, Yol’u ifade eden nefeslerle ve nefeslerin olduğu örtüyle (tabutun üstüne serilen )kendi değerlerimizle yapılacaktır.

Açıklama şu ifadelerle sonlandırldı:‘‘Sevgili canlar, bilindiği gibi Alevi inancı İbrahimi (semavi) ve diğer dinlerden ayrı ve bağımsız bir inançtır. Vardan Var olma – Hakk- anlayışı ile temelden ayrılır. Yaşarken Ana – Dede ve toplum huzurunda Hak meydanında ikrar verir.

Tüm erkanlarında olduğu gibi hakka yürüme erkan’ında da nasıl inaniyorsa aynı temelde ve şekilde hakka yürüme erkanı yapılmalıdır.

Değerli canlar, tarihimizde defalarca olduğu gibi bu gün de analarımız ve dedelerimizin üstüne yol düşmüştür. Biz çok iyi biliyoruz ki, onlar yüzyıllardır haklarında çıkarılmış binlerce fermana rağmen canları pahasına bedel ödemişlerdir.

Mansur olmuş yakılmış, Nesimi olmuş yüzülmüş, Pir Sultan olmuş asılmış ama, Yol evlatlarını cami kapısına götürmemiştir.

Toplumsal, paylaşımcı bir yaşama dayanan inancımız, Cem erkanlarında Rızalık, İkrar, Görgü ile cemal cemale kadın erkek ayrımı yapmadan yolu sürdürmüştür. İnancımızı bugünlere taşıyan sazımız ve nefeslerle Pir-Ana kelamlarını bizlere ulaştırmışlardır.

Kısacası Analarımız ve Dedelerimiz, tarih boyunca egemenlerin korkulu rüyası ve hedefi olmuştur.

Sevgili canlar, Alevilik, Cennet Cehennem gibi korku veya ödül değil, Kamil insanlığa giden yolda arınmayı hedef alır. Kini kibiri atıp ölmeden evvel ölmeyl öğütler. Mekan gönüllerdir.

Pirimiz Pir Sultan Abdalın dediği gibi;

Şimdi bizim aramıza

Yola boyun veren gelsin

Şeriatı tarikatı

Hakikatı bilen gelsin

Kişi halden anlayınca

Hakikatı dinleyince

Üstüne yol uğrayınca

Ayrılmayıp duran gelsin‘‘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir