Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ÖLMEYİ, ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK!

Çocukluğumuzun siyah beyaz kamu televizyonu ki geldiğimiz nokta itibarıyla onbeşi geçkin kanalıyla 7/24 birilerinin borazanlığını yapan ekranda o zamanlar pazar sabahları herkesin heyecanla beklediği Amerika’nın büyük bir yalanla işlediği, Kızılderili’leri vahşi insanlar sürüsü, kendi kovboylarınıda Kızılderili avı peşinde koşan iyi adamlar olarak tüm dünyaya izlettiği kovboy filmlerini bizlerinde o dönemlerde çocuk olduğumuzdan politik bilincimizin ve dünyaya bakış açımızın, o kıtanın gerçek sahibi olup, beyaz adamın türlü entrikalarla katlederek elinden aldığı toprakların gerçek sahiplerinin dünyanın en asil halklarından olan ve öncelikle insanı ve doğayı kutsal sayıp saygı duyan mazlum kızılderili’ler olduğunu bilmiyor, beyaz adamın bütün barbarlığını hayranlıkla izliyorduk…
Bu kovboy filmlerinin birde içinde Kızılderili’ler olmadan kasabanın kötü adamlarına karşı mücadele eden bir iyi adamı vardı, dişleri inci gibi parlayan, o kadar dövüşmeye rağmen jöleli saçları asla bozulmayan
kovboyu…Tabiiki bu iyi adama içten içe hayranlık duyan fakat belli etmeyen filmin güzel kadını, kim ne yaparsa yapsın tek işi içki satmak olan barmeni ve de filmin konusuna göre kasabanın iyi veya kötü şerifi…
Tabii ki bu kadar kötünün ve iyinin içinde devam eden kavga, dövüş ve çatışmaların sonunun ölümle bitmesini ellerini ovuşturarak izleyen ve ölümlerde ortaya çıkarak kovboy filmlerinin olmazsa olmazlarından bar ve dışarıda ki ölümler sonucu işinin gereğini yapan yani ölenlerin hemen yanı başına giderek tabut ve mezar işlemleri için ölçü alan cenaze levazımatçısı…
Buradan sözü nereye getirip neye bağlayacaksın diye bekleyenlere; ülkeyi 1000 bin odalı sarayından yöneterek, televizyon ekranları ve kürsülerden ölmek ve öldürmek üzerinden ölüm kutsayıcılığını
büyük bir heves ve zevkle anlatarak tıpkı izlemiş olduğum kovboy filmlerindeki ekmeğini bu işten kazanan cenaze levazımatçısı gibi “Bugüne kadar şu kadar şehit geldi, bu kadar hain öldürdük, sayı bugün bu kadara çıktı” gibi açıklamalar yaparak, ölümleri rakamlar üzerinden belirtip adeta bir cenaze levazımatçısı gibi davranan bir zat’ın olduğunu hatırlatmak istedim…
O dönemler izlediğim kovboy filmlerinin sonunda unutamadığım sahne cenaze levazımatçılarının hep yalnız öldükleriydi..
Mesut Kabakçı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir