Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Ölmek değildir korkumuz…

– Şafak Deniz İldan-
Bu akşam oturdum durdum yüreğimde depreşen kelimeler, acılardan kıvrılan umutlar, baktım uyku haram bize bu kan deryası kurtlar sofrasında, aldım elime kağıt kalemi Figen Yüksekdağ’a mektup yazdım. Bilirsiniz en zor olan mektupsuzluktur, yani tel örgülerin, voltalarda, ranza dibinde tek başına dolaşmayı bilirsiniz. Zor zora karşı mücadelesidir. İşte bu mücadele araçlarından birdir cezaevleri soluk soluğa yaşanır bilmem anlatabildim mi ?
Kim anlatabilir ki onlara yaşam ve umut olabilme nedenlerini ve mektupların sohbetlerini, içeri ile dışarının görülmeyen sonsuz sınırsız fedakarlıklarını. Artık bedel ödemenin daha çıplak olduğunu, umutlarımızı çiğneyen düşman adaletsizliğe dönüştürülmüşse, bitmedi diyorsak hala, besleniyorsak direnenlerden yazmak gerekli hücrelere, mektuplara nakş edin düşlerinizi, aşkınızı,hayallerini sığdırın, mektuplar limanlar gibi sığınaktır….
..
Yarısı ciğerimizi yarısı gökyüzünde bulutlara karışır
Ve Tütün kokusu
Umut hakkı
Bir ölümün sancısı gece ve günler
Beyaza bürünür saçlar
Gözlerimizden taşar nehirler
Müsadenizle
Ölmek değildir korkumuz bu çağda yaşamak zor..
Geleceği birlikte omuzlamak, özgürlüğü birlikte istemekle olur; Bir insana nasıl özgür yaşanılır diye sorulsa ben şu şözlerle. yanıtlarım” Hiç bir maddi dürtü, kişisel gütmeyen insan, eğer düşlerini örgütleyerek ve kendinin onun teorik ve pratik paradigmasına adamışsa o dünyanın en mutlu insanıdır. O düşlerini her şart altında savunuyorsa o dünyanın en güzide çiçeğidir. O çiçek ortak umut ve solmayan çiçektir. En umutsuz durumda dail öz olarak ideolojik baş eğmeyen, onuru, güzel bir dünyayı her kes adına savunan devrimci yurtsever cürettir. İşte biz geçmişten geleceğe o umudu taşıyoruz.
İşte umudu o yüzden yüreğimizde saklarız. Umutlarımız zindanlar toplamında çoğalsada şair demiş ya / O duvarınız vız gelir vız/Umut olmabilmenin en güzel araçlarından biridir işte o yüzden mektuplar…
İşte bu direnlerin imgesiyle parçalayın tel örgüleri, şu uçan Kırlangıçları, şu uçsuz bucaksız gökyüzü bize yeni bir umut vadediyor elele, yürek yüreğe, özgürlük kazanır ölüm panikler,Aşkla salın mektuplarını aşkla…
Bir dağın Abdal hali
Çukurova’nın özgür beyaz gelinciği
Alınterimiz…
İnsanlık mücadelesi hiç bir çirkinliğe, hiç bir tekçi fikre, hiç bir bayrağa, hiç bir dine ilelebet bağlı değildir.Hatta ezberletilmiş metafizik kurallarına karşı doğanın, suyun, toprağın, güneşin, yazın, kışın, baharın, sonbaharın anı gibi gerçekliğin izine hürmet eder. Terk edilmeyecek tek şeyin en değerlisi özgürlük, adalet, eşitlik ve birlikte insanca bir dünyadır. O İnsanlığın ışığıdır. Ondan asla vazgeçmez. Bu bütün İnsanlığın değil, insanlık aleminin özlemi değilmidir ? Karanlıklarda, umutsuzluk ve karamsarlıkta didik didik aradığımız…
Kişisel özgürlük ve söylem değil hürriyet her kes adına ödenen bir bedeldir bu ifadesi Figen Yüksekdağ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir