Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘Canlar Hakikat ve Adalet için buluşuyoruz’ programı için Dersim’e geldi- Video

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar Dersim’de ziyaretinde HDP’nin kapatma davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sancar, “ Şimdi kapatma davası açtılar, bir yandan da yoldaşlarımızı Kobani davasıyla yargılıyorlar. Her iki davada tamamen hukuksuzdur. HDP’yi hiç kimse kapatamaz. HDP yoluna devam edecektir. Mücadele ile demokrasi ittifakıyla, halkların ortak iradesiyle HDP’yi mutlaka yaşatacağız. Seçimlerde ne olacak, kapatılırsa ne yapacaksınız diye soruyorlar, bizde diyoruz ki kapatılmayacak ama ola ki kapattılar. Sizinle birlikte kararımızı vereceğiz. Birlikte mücadele ettiğimiz bütün demokrasi güçlerine ve halkımıza soracağız” dedi.

SERHAT OZAN YILDIRIM

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, yarın düzenleyeceği ve birçok alevi dedesi ile ocak temsilcilerinin katılacağı ‘Canlar Hakikat ve Adalet için buluşuyoruz’ programı için Dersim’e geldi. Seyit Rıza Meydanı’nda partililerle ve halkla bir araya gelen Sancar, burada HDP’nin kapatma davasına ilişkin açıklamada bulundu. Sancar’ın Dersim ziyaretine HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Alican Önlü, İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu, Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve Adana milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç eşlik etti.

‘DERSİM, DİRENMENİN VE MÜCADELENİN ŞEHRİDİR’

Dersim’in direnmenin ve mücadelenin şehri olduğunu belirten Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Mithat Sancar “Sevgili canlar, Dersim’in onurlu ve direngen halkı, sizlerle buluşmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Sevginizden ve coşkunuzdan büyük güç alıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Burası bir yanıyla acının şehirdir. Dersim bir yanıyla da acının coğrafyasıdır. Ama aynı zamanda direnmenin, mücadelenin ve sonsuz onur yürüyüşünün, haysiyet yürüyüşünün şehridir. Katliamlar yaşamış bir şehir ama diz çökmemiş bir halk. İşte sembolü pirimiz Seyid Rıza. Katliamlara, sürgünlere ve talanlara boyun eğmeyen bir halkın sembolü. O gün bu zulmü yapan zihniyet şimdi de iktidarda, varlığını devam ettiriyor. 1937-38’de canlarımızı katleden zihniyet ile bugün iktidarda olan zihniyet. Çoluk çocuk demeden; yaşlı, genç, kadın, erkek demeden katleden zihniyetin amacı Dersim halkına diz çöktürmek, Dersim halkını teslim almaktı. Bugün cinayetler, siyasi soykırım operasyonları, hapisler ve mahkemelerle bu zihniyeti devam ettiren iktidarın amacı da bizlere boyun eğdirmektir” dedi.

‘DÜN NASIL BOYUN EĞMEDİKSE BUGÜN DE EĞMEYECEĞİZ’

Mithat Sancar, HDP’nin gücünü mücadele tarihinden alındığını belirterek, “Nasıl ki o gün 1937-38’de on binlerce canımızı almalarına rağmen diz çökmediysek, bugün de bu zihniyeti taşıyan iktidara boyun eğmeyeceğiz. Gücümüzü mücadele tarihimizden, o mücadelenin sembol isimlerinden pirimiz Seyid Rızalardan ve o ruhu bugünlere taşıyan halkımızdan alıyoruz. Bizim her alanda güç kaynağımız da inanç kaynağımız da halkımızın desteğidir. Halkla birlikte yürüyoruz, bundan sonraki yürüyüşümüzde de halkımızla kol kola yola devam edeceğiz” diye konuştu.

‘KAPATMA VE KOBANİ DAVASI HUKUKSUZDUR’

Sancar, HDP’nin kapatılma ve Kobani davasının hukuksuz olduğunu belirterek, “Şimdi kapatma davası açtılar, bir yandan da yoldaşlarımızı Kobani davasıyla yargılıyorlar. Her iki davada tamamen hukuksuzdur. Her iki davanın da amacı siyasi intikamdır. Her iki davanın da amacı irademizi teslim almaktır. Boynumuzu önümüze eğmemizi sağlamaktadır. Bir kez daha söylüyoruz, irademizi teslim alamazlar. Biz boynumuzu sadece mücadelede değerlerimizi yaşatanların önünde eğeriz. Seyit Rıza pirimizin önünde eğeriz, Deniz Poyraz kardeşimiziniz önünde eğeriz. Hiçbir zalim önünde boyun eğmeyeceğiz. Hiç zalimin önünde diz çökmeyeceğiz, buna söz veriyoruz. Kapatma davasını da siyasi soykırım politikalarını da bütün demokrasi güçlerinin ortak mücadelesiyle boşa çıkartacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. HDP kökleri derinlerde olan çok güçlü bir fikriyattır. Belki de bu köklerin salındığı özel toprakların birindeyiz şimdi. Burada Dersim’deyiz, burada Seyit Rıza’nın huzurundayız. Burada her türlü züllüme karşı boyun eğmeden kendini, kimliğini ve onurunu korumak için mücadele eden insanların şehrindeyiz. İşte bizlerde HDP’nin bu güçlü köklerini Türkiye halklarının ortak iradesiyle ortak mücadelesiyle Türkiye’deki demokrasi güçlerinin birlikteliğiyle mutlaka yaşatacağız. O kökler sağlamdır, o köklerin büyüttüğü ağaç büyümüştür daha da büyüceğiz. Bizim ağacımızı sulayacağımız en önemli kaynağımız umudumuz ve inancımızdır” dedi.

‘HDP’Yİ KİMSE KAPATAMAZ, OLAKİ KAPATTILAR HALKIMIZ VE DEMOKRASİ GÜÇLERİYLE SOMUT YOLU BELİRLEYECEĞİZ’

Mithat Sancar, HDP’nin kapatılması durumunda somut yolu halk ve demokrasi güçleriyle belirleyeceğini belirterek “ Kimse umutsuzluğa kapılmasın, kimse gözlerinde yılgınlığın en ufak işaretine yer vermesin. Umut buradadır mücadele büyüdükçe umut büyür. Umut burada, halk burada, HDP’nin dostları buradadır. Umut dimdik ayaktadır. Davayla ilgili ne olacak, HDP nasıl yol izleyecek gibi sorular var akıllarda. Size iki şey söyleyeceğim. Birincisi; HDP’yi hiç kimse kapatamaz. HDP yoluna devam edecektir. Mücadele ile demokrasi ittifakıyla, halkların ortak iradesiyle HDP’yi mutlaka yaşatacağız. Seçimlerde ne olacak, kapatılırsa ne yapacaksınız diye soruyorlar, bizde diyoruz ki kapatılmayacak ama ola ki kapattılar. Sizinle birlikte kararımızı vereceğiz. Birlikte mücadele ettiğimiz bütün demokrasi güçlerine ve halkımıza soracağız. Onlarla tartışacağız, somut yolu onlarla belirleyeceğiz ama bir şeyin garantisini vereyim size. Ne olursa olsun sonuç, HDP halkların ortak iradesi olarak seçim ne zaman yapılırsa yapılsın, o seçimlerin sonucunu belirleyecek bir yolu halkla birlikte bulacaktır. Bu şekilde bir ağırlık oluşturup seçimlere yansıtacağız. Sizin iradesini bu ülkenin yönetimine taşımak boynumuzun borcudur” şeklinde konuştu.

‘DENİZ POYRAZ DAVASININ PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ’

Sancar, İzmir’deki HDP il binasına yönelik saldırıda hayatını kaybeden Deniz Poyraz’ın davasınının peşini bırakmayacaklarını dile getirerek şu ifadelere yer verdi;

“Biz bu davanın peşini bırakmayacağız. Süleyman Soylu’nun sessizliğine gelince daha önce başka nedenlerle söyledim. Türkiye’de bir ifşaat, ikrar ve itiraf denklemi işte. Şimdi ise cinayet, ikrar ve itiraf denklemine dönüştü. İzmir’in göbeğinde açıkça, göz göre göre gelen bir cinayetin karşısında içişleri bakanı Soylu susuyorsa, cinayetten sorumlu olduğunu ikrar ediyordur demektir. Biz her türlü hukuk mücadelesini demokratik siyaset zemininde çabayı harcayacağız ama bu cinayetin sorumlusu sadece o tetikçi değildir. Bağlantıları, kendisine cesaret vermeden böyle bir cinayeti işlemesi mümkün değildir. İktidarın ve ortağının yaydığı nefret iklimi, açık tahrik ve tehditleri bu cinayetlerin zeminlerini hazırlamaktadır. Bahçeli’nin konuşması bir itiraftır.”

Kaynak: Özgür Dersim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir