Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Erdoğan yine Avrupa’daki Alevi kurumlarını hedef aldı

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Siirt’te katıldığı  ”Demokrasi Buluşması” etkinliğinde söz alan Cem Vakfı kurucu üyelerinden Ercan Güvenç, AKP’nin seçimlerden önce yapmayı planladığı yeni Alevi açılımına zemin oluşturmak için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyal bir grup danışmanın Türkiye’nin farklı bölgelerindeki cemevlerine ”ihtiyaç ziyaretleri” düzenlemesinden övgüyle söz etti. Alevilerin bu ziyaretlerden memun kaldıklarını ve dedelere maaş bağlanmasına ilişkin dile getirilen düşüncelere olumlu yaklaştıklarını söyledi.

AKP’nin yeni Alevi açılımı çalışmalarını yürüten ekibin içinde yer alan ve konuşmasında Avrupa’daki Alevi kurumlarını hedef gösteren Ercan Güvenç, Alevilerin sorunlarını Erdoğan’a aktarırken, şu ifadeleri kullandı:

 “Alevilerin yaşadıkları birtakım sorunları müsaadeniz olursa taleplerini ve şuanda hükümetimizin yaptığı çalışmalar hakkında kısa bir bilgi sunmak istiyorum. Alevilik Hoca Ahmet Yesevi’nin Kazakistan memleketinden Balkanlara kadar uzanan Türklerin İslam anlayışıdır. Tabii bu anlayışımızı yaşarken, Osmanlının belirli bir döneminden Cumhuriyetle beraber günümüze kadar sorunlarla yaşanıldı. Ve bu sorunların da elbette çözüme kavuşturulması çok çok önemli. Nedir bu sorunlar dediğimizde cemevlerinin arsa tahsisi konusunda, Dedelerin ve Bektaşi Babalarının maaşları konusunda, cemevlerinde çalışan personellerin maaşları konusunda sıkıntıları var. Okullarda da yine Aleviliğin okutulması konusunda daha detaylı bilgilere ihtiyacı var. Çok şükür birtakım bilgiler konuldu ama bunun daha detaylı daha doyurucu bir niteliğe kavuşma beklentisi var Alevilerin. Bu arada tabii bu sorunlar çözülmediği takdirde Alevilerin inançsal olarak psikolojik sıkıntıları, devletini bu kadar sevmiş olmalarına rağmen kendilerini bir kenara konulmuş gibi hissediyorlar. Her Alevinin evine gittiğinizde beze sarılı Kur’an-ı Kerim, bir tarafta Türk bayrağı, bir tarafta da Atatürk’ün resmi vardır. Ama bu inançsal hizmetlerdeki mağduriyetleri olmasına rağmen Cuma akşamları yapılan cemlerde mutlaka devleti yönetenlere duaları vardır. Polisimize ve askerimize hiç dualarını eksik etmezler. Ayrıca bu sorunlar çözülmediği taktirde 1990’dan sonra oluşan Alevi kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları Aleviliği başka noktalara da götürme eğilimindeler. Avrupa’daki birtakım devletlerin desteğiyle. Buna PKK’nın da desteği, HDP’nin de desteği, arkasından bir güç oluşturarak siyasallaştırma sürecine sokuluyor. Diğer taraftan Alisiz Alevilik söylemlerini ortaya koyarak inançsızlaştırmak ya da ateizme doğru sürüklenmesi. Bu sorunların bu anlamda çözülmemesi noktasında hemen komşumuz olan İran’ın Şiileştirme politikalarını gütmesi. Dolayısıyla bu sorunlar sizlerin de başlattığı, Kültür Bakanlığımızın ve İçişleri Bakanlığımızın verdiğiniz talimatlarla oradaki Doktor Ali Özzeybek’in başkanlığında yürütülen 1585 cemevinin ihtiyaçlarının karşılanması Cumhuriyet tarihinde ilk defa direkt devlet tarafından bir el verilmesi Alevi kuruluşlarının bir kısmında çok sıcak karşılanmadı ama toplumun çok büyük bir kesiminde oldukça sıcak karşılandı Sayın Cumhurbaşkanı. Bizlerin beklentisi tabii Hacı Bektaşi Veli’nin dediği gibi “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” şiarımızla bu hizmetlerin kalıcı olarak devam etmesini talep ediyoruz. Saygılarımı sunuyorum.”dedi.

”Demokrasi Buluşması” etkinliğinde söz alıp Alevilerin adına konuşan Ercan Güvenç, Cem Vakfı’nın 95 kurucu üyesinden birisi olduğunu söylüyor. Fakat bu şahıs 2009 yılında MHP’ye üye olmuş ve Cem Vakfı ile yolunu ayırmış. Daha sonra MHP’den istifa edip tekrar Cem Vakfı’na katılmak istemış ama bu isteği vakıf yöneticileri tarafından olumlu karşılanmamış. Dün MHP’nin bugün AKP’nin safında olan Ercan Güvenç’in bir süredir Cem vakfı ile mahkemelik olduğu da iddia ediliyor.

  ERDOĞAN’IN HEDEFİNDE AVRUPA ALEVİ HAREKETİ VAR

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip  Erdoğan, Türkiye’nin 53 ilde 1585 cemevine ve dergaha yapılan ziyaretleri değerlendirirken, Alevilerin birçok noktada ortak bir düşüncelerinin olmadığına vurgu yaparak, devletin cemevlerine mali destek vermesi konusunda Alevilerin kendi aralarında anlaşamadıklarını iddia etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikteSiirt’te katıldığı programda, Cem vakfı ile mahkemelik olduğu iddia edilen Ercan Güvenç’in konuşmasında sonra yaptığı değerlendirmede yine Alevilerin Avrupa’daki örgütlü güçlerini AABK‘yi ve AABK bileşeni olan ABF’leri hedef aldı. Tayyip Erdoğan ile AKP’nin yeni Alevi açılımı çalışmasını sürdüren ekibin içinde yer alan Ercan Güvenç’ın aynı noktalardan hareket ederek ve aynı kavramları kullanarak Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’nu özel olarak hedef almaları gözden kaçmadı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönede, 7 Eylül 1994 tarihinde Karacaahmet Dergahı’nı kaçak olduğu gerekçesiyle yıkmak isteyen Erdoğan, başbakan olduğu dönemde de ”Cemevleri ibadethane değil, kültürevidir. Camiyle kıyaslanamaz” açıklamaları yapmıştı. Bu açıklamaları yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Siirt’te katıldığı ”Demokrasi Buluşması” etkinliğinde yaptığı konuşmada birkez daha Avrupa Alevi hareketini hedef aldı. Erdoğan konuşmasında, şu ifadeleri kullandı:

Az önce onu da güzel ifade ettiniz. Bu işi şuanda en büyük tahrik unsuru olan yurtdışı, yurtdışında da birinci derecede Almanya. Almanya’da da özellikle Alevilikten öte Alisiz Alevilikle adeta yeni bir din ihdası öne sürülüyor. Ve Cumhuriyet Halk Partisi orada o işi yürüteni de burada aday yapmak da istedi. Bunların da zaten kimler olduğunu bilirsiniz. Ve ciddi de onlara para desteği veriyorlar. Bundan 2 yıl öncesi rakamla 30 milyon Euro bunlara parasal destekleri de olmuştu” ifadelerini kullandı. Ve Tabii şimdi Türkiye’de ben belediye başkanlığım döneminde, şimdi de yine bizim partinin belediyeleri noktasında arkadaşlarımıza hep tavsiyemiz şudur: Yani, özellikle cemevi vs. açma noktasında destek aradıkları zaman elinizden gelen desteği verin. Mesela ben belediye başkanlığımda Küçükköy tarafında bir yer tahsis ettim ve tahsis etmekle kalmadım bir de bu cemevinin yapılması için kendilerine betondu vs. filan bunları vermeye kalktım ama bunlar birbirine girdi. Sen nasıl olur da kalkıp Tayyip Erdoğan’dan bu desteği alırsın. Yani böyle bir sıkıntı şuanda Alevi kardeşlerimizin arasında var. Anlaşamıyorlar. Burada bir defa mali noktadaki destek konusunda da anlaşamıyorlar. Devletten alalım mı almayalım mı? Ve sözleri şu: Eğer alırsak devletin güdümüne gireriz. Bunu işliyorlar. Biz de diyoruz ki, yani niye güdüme gireceksin ki? Belli bir ücreti devlet ihdas ediyor da veriyorsa zaten verir. Niye güdümüne gireceksin ki? Ama bu anlayış da var. Önce bunun tabii bir halli gerekiyor. Bunun halli gerektiği taktirde birçok şey daha da kolay aşılabilir. Bütün mesele birbirimizi anlamak, birbirimizi anladığımız an da zaten bu ülkenin evlatlarıyız, bu milletin evlatlarıyız. Dolayısıyla bu sorunu da gidermiş oluruz. Olay bu, inşallah.” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın suçladığı AABF’nin kararlı bir şekilde sürdürüdüğü hak eşitliği mücadelesi sayesinde Almanya’da 5 eyalette ”Hak eşitliği” anlaşması imzalanarak, Alevilerin bağımsız bir inanç grubu olarak tanınması sağlandı. Aleviler Alman okullarında Alevilik dersi verme hakkını elde ettiler. Cemevleri remi olarak Alevilerin ibadet yeri. Ana ve Dedeler inanç önderleri olarak kabul ediliyor. Bu kazanımların en önemlisi 10.12.2020 tarihinde Almanya Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti hükümeti ile AABF arasından imzalana kamu tüzel kişiliği statüsüdür. Bu anlaşmayala Almanya Aleviler bir inanç toplumu olarak en üst seviyede tanıdı ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ( AABF), kamu tüzel kişilik statüsü‘nü elde etti.

AABK EŞİT BAŞKANI HÜSEYİN MAT: ASİMİLASYONCU İKTİDARA KARŞI BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRELİM!

Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Alevi hareketine ve AABF’ye yönelik, ”Almanya’da da özellikle Alevilikten öte Alisiz Alevilikle adeta yeni bir din ihdası öne sürülüyor. Ve Cumhuriyet Halk Partisi orada o işi yürüteni de burada aday yapmak da istedi. Bunların da zaten kimler olduğunu bilirsiniz. Ve ciddi de onlara para desteği veriyorlar. Bundan 2 yıl öncesi rakamla 30 milyon Euro bunlara parasal destekleri de olmuştur” ifadelerini kullanarak yaptığı suçlamalara, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat sosyal medya üzerinde yazılı açıklama yaparak cevap verdi. Başkanı Mat,  ”Bugün Avrupa Alevi toplumunun, özelde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonumuzun elde ettiği kazanımların ne derce önemli olduğunun kanıtlayan, belgeleyen bir konuşma. Elde ettiğimiz kazanımlar o kadar içlerine oturmuş ki, her fırsatta saldırmadan duramıyorlar. Kimyaları, ezberleri bozuldu” dedi.

AABK Eşit  Başkanı Mat, açıklamanın devamında şu ifadeleri kullandı: ” Cumhurbaşkanına ve karşısında konuşan saray soytarısına kamuoyu önünde cevabımız olacak. Ama bir konunun altını çizmek istiyorum. Eğer resmi ideoloji elde ettiğimiz kazanımlarımızdan bu kadar rahatsız olmuşsa, hepimizin görevi kazanımlarımıza sahip çıkmak ve bu inkarcı, asimilasyoncu iktidara karşı kenetlenmek, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmektir.

Elde ettiğimiz her kazanımımız duvara asılan kazanımlar olmadığı gibi tarihsel bir yüzleşme ve tarihsel hesap sormanın en etkili silahıdır. Özellikle içinden geçtiğimiz bu son süreçten dolayı cemalimizi, enerjimizi içe yönelik değil, dışarıdan gelen saldırılara çevirmek tarihsel bir sorumluluktur. Doğru yürüdüğümüz bu yolda, kararlı ve istikrarlı bir şekilde inatla yürümeye devam edelim.

Cumhurbaşkanı’nın ileri sürdüğü iddiasını kanıtlamaya davet ediyorum… Cumhurbaşkanı Siirt’te STK yetkilileriyle bir araya geldiği toplantıda, saray soytarılarından biri eğilip bükülerek Alevilerin talepleri hakkında yaptığı konuşmaya cevap veriyor.

Cumhurbaşkanı, “Almanya devletinin iki yıl önce Alevilere yıllık 30 milyon euro verdi” iddiasında bulunuyor. Bu iddiasını kanıtlamaya davet ediyorum. Aksi takdirde hukuksal süreci işleteceğiz.
 Ayrıca: Alevilerin; cemevi arsası, dedelere maaş, cemevinde çalışanlar için maaş talepleri yok!
ALEVİLER:
Kimliklerinin tanınmasını,
Eşit yurttaşlık hakkı,
Anayasal haklarının güvence altına alınmasını,
Zorunlu din dersleri ve diyanet kalkmasını,
Devletin Alevi katliamlarıyla yüzleşmesini,
Madımak’ın utanç müzesi olmasını,
Dergahlarının iadesini istiyor.”
 AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, ”Avrupa’da elde ettiğimiz kazanımlar kimyalarını ve ezberlerini bozmuş. Verdiğimiz demokratik hak mücadelemizi inatla ve kararlılıkla daha da büyüterek sürdürmeye devam edeceğiz”diyerek açıklamasın sonlandırdı.

Siirt’teki ”Demokrasi Buluşması” etkinliğinde Alevilerin Avrupa’daki örgütlenmesine yönelik değerlendirmeler yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ( AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker’i kast ederek, ”Almanya’da da özellikle Alevilikten öte Alisiz Alevilikle adeta yeni bir din ihdası öne sürülüyor. Ve Cumhuriyet Halk Partisi orada o işi yürüteni de burada aday yapmak da istedi. Bunların da zaten kimler olduğunu bilirsiniz…” dedi.

AABK ONURSAL BAŞKANI TURGUT ÖKER: ALEVİLERİ BÖLMEYE VE KENDİNE YANDAŞ BULMAYA ÇALIŞIYOR!

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Alevi hareketine ve Öker’in kendisine yönelik öne sürdüğü iddialara cevap veren AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, Avrupa Alevi örgütlenmesi olarak; Alevilerin kimlik, özgürlük ve her alanda eşit haklara kavuşmasının mücadelesini verdiklerini dile getirerek, bu çalışmaları yürütürken hiçbir zaman Aleviliği tarif etmediklerini, aksine Aleviliğin tarif edilmesine karşı çıktıklarını ifade etti.

Öker,  “Alevilikte esas ‘Yol bir, sürek bin birdir.” Biz o ‘Yol’ un yaşaması ve birliği için mücadele ederken, ‘Sürek’lerimizin farklılıklarını zenginliğimiz bildik. Tüm bunları, Aleviliği sadece ‘Ali’yi sevmek’ olarak anlayan Recep Tayyip Erdoğan’ın anlamasını beklemiyoruz. O aslında şahsıma ve kurumuma saldırarak Alevileri bölmeye ve kendine yandaş bulmaya çalışıyor. Bunda başarılı olamayacağını biliyoruz. Ancak kullandığı dil sadece şahsımı değil, tüm Alevileri rahatsız eden, ötekileştiren bir dildir” dedi

AABK Onursal Başkanı Öker konuşmasının devamında, şu ifadeleri kullandı: ”Alevi toplununun bağımsız bir çizgide örgütlenerek kendi adına doğrudan tüm dünyada temsil edilme, muhatap alınma hakkına sahip olması, siyasal İslamın ve kurumlarının eğemenlik alanının dışına çıkarak bütün diğer mazlum haklar ve inançlar ile yan yana gelmesi her koşulda Laik- Demokratik bir Türkye yaratma mücadelesini kararlılıkla sürdürmesi doğal olarak karanlık güçlerin ve ajanlarının tepkisiyle karşılaşmasına neden oluyor.

Bu seçeneğin ilk günden beri ortaya çıkarılmasında belirleyici etkisi olan bizlere karşı doğrudan en karanlık çevreler tarafından temelsiz suçlama ve iftira atılması 30 yıldır muhatap olduğumuz bir durum” diyen Öker, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı: ”Bir zamanların Karakulukçuları nasıl tarihin çöp sepetine atıldılar ise bu günün Yezidlerini ve işbirlikçi ajanlarını da tarihin çöp sepetine atmadaki kararlılığımızı hiç bir güç engelleyemeyecektir.”

  Suna Demir / Köln

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.