Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Gazetecilerin özgür olmadıgı ülkemizde demokrasiden bahsedilemez.

Metin Kaçmaz / Araştırmacı – Yazar

Gazetecilerin özgür olmadıgı ülkemizde demokrasiden bahsedilemez. Türkiye’de 10 Ocak günü çalışan gazeteciler günü olarak kutlanmaktadır. Peki nedir 10 Ocak çalışan gazeteciler günü gelin bu konuyu enine boyuna konuşalım. Türkiye’de gazetecilik mesleğini icra edenleri onurlandırmak için 4 Ocak 1961’de kabul edilen ve basın çalışanlarının bazı haklar ve yasal güvence sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmî gazetede yayımlanışı nedeniyle 10 Ocak günü kutlama günü olmuştur. 1961-1971 arasında “Çalışan gazeteciler bayramı” adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, “10 Ocak Çalışan gazeteciler günü” olarak değiştirilmiştir.

Her ne kadar Türkiye 10 Ocak çalışlan gazeteciler gününü kutlasa, siyasiler şatafatlı açıklamalarda bulunsalar da bugün geldiğimiz noktada Dünyada ve Türkiye’de gazeteciler üzerindeki baskılar, katletmeler, yazdıgı haberlerden, paylaşımlardan dolayı hapise atılan gazeteci sayısı günden güne artmakta, bagımsız gazetecilik yapmak özellikle ülkemiz Türkiye’de imkansız hale gelmekte.

Ülkemizde 10 Ocak’ı gazeteciler baskı, tehdit, tutuklama, sansür, engelleme ve işsizlikle karşılamakta olup, demokrasiden tamamen uzaklaşan, tekçi, totaliter rejimle yönetilen ülkelerde bu tablo her geçen gün ürkütücü bir noktaya gelmektedir.

Basının tek tipleştirildiği, salt iktidarın sesi haline getirildiği Türkiye de bu ülkelerin başında gelmekte olup gazetecilerin özgür koşullar altında haber yapmaları tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Yayın yapan gazete, ajans ve televizyonların neredeyse yüzde 90’ından fazlası iktidarın direkt yayın organı haline getirilmiş olup bu çizginin dışında yer alanlar ise ağır baskı altında mesleklerini yapmaya devam etmektedir.

Halkın gerçekleri öğrenmesinin teminatı, demokrasinin olmazsa olmazı olarak tanımlanan gazeteciler; gerçeklerin halka ulaşmasını istemeyen iktidar politikaları nedeniyle bir yandan güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle işsizlik, düşük ücret ve ekonomik zorluklarla hayatta kalmaya çalışırken, diğer yandan yazıları ve yaptıkları haberler nedeniyle sansür, baskı, tehdit, hedef gösterme, fiziki şiddet, soruşturma, ceza ve tutuklama kıskacında yaşamaya zorlanıyorlar ve işlerini yapmaları engelleniyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün 2021 yılı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 153’üncü sırada yer alan Türkiye’nin bu durumu içler acısı bir gerçekliktir. Türkiye’de 62 gazeteci hapishanelerde tutulmakta olup Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) verilerine göre, 128 davada 274 gazetecinin yargılandığını belirtilmektedir. Alanlarda haber peşinde olması gereken gazeteciler dört duvar arasında tutulmaktadır.

Tam da bu nedenledir ki, mevcut iktidarın gazetecilere dönük uygulamaları artık bir işkence sistemine dönüşmüştür. Gözaltılar, tutuklamalar, açılan soruşturma ve davalar, verilen cezalar, mesnetsiz yargılamalar bu pervasızlığın dışa vurumudur. İktidarın bu pervasızca saldırıları karşısında özellikle kadın gazeteciler daha çok nasibini almakta olup istatiki veriler ürpertici boyuttadır.

6 gazeteci kadın tutuklu, 19 gazeteci kadın gözaltına alındı, 19 gazeteci kadın, darp ve kötü muameleye maruz bırakıldı, 5 gazeteci kadın tehdit edildi, 2 gazeteciye de ajanlık dayatıldı. 2 gazeteci kadın cezaevinde kötü muameleye maruz bırakıldı, 9 gazeteci kadın hakkında yaptıkları haber ve dijital platform paylaşımları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı, 13 gazeteci kadın hakkında dava açıldı, 12 gazeteci kadına, haklarında açılan davalardan toplam 17 yıl 8 ay 11 gün hapis, 1 gazeteci kadına ise 7 bin 80 TL para cezası verildi. 197 kez gazeteci kadınların yargılandığı duruşma görüldü, 18 gazeteci kadın hakkında beraat, 1 gazeteci kadın hakkında ise takipsizlik kararı verildi, 2 gazeteci kadının evi “İhbar var” denilerek polisler tarafından basıldı, 1 gazeteci kadına ev hapsi verildi, 3 basın çalışanı kadın işten çıkarıldı, 1 gazetecinin basın kartı iptal edildi.

TGS verilerine göre, işsiz gazetecilerin oranı yüzde 40 civarında olup 128 davada 274 gazeteci yargılandı, gazetecilere toplam 226 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası verildi. TGS verilerine göre, 43; Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) verilerine göre ise, 62 gazeteci mesleklerini icra ettikleri için halen cezaevinde tutulmaktadır. DFG son bir yıl içinde 47 gazeteciye toplam 133 yıl, 8 ay ve 21 gün hapis cezası verildiğini belirtiyor.

2021 yılında gazetecilere 284 dava açılmıştır. Gazetecilerin haberlerine, videolarına, köşe yazılarına ve attıkları tweetlere 141 engelleme kararı getirilmiştir. 19 olayda 24 gazeteci gözaltına alınmıştır. 2021 yılında 390 gazeteci işten çıkarılmış, 139 gazeteci ise baskılar nedeniyle istifa etmiş, RTÜK Fox TV, Halk TV, Tele1, KRT ve Habertürk’e 71 kez para cezası vermiş, beş kez yayın durdurma kararı almıştır. Basın İlan Kurumu Birgün, Cumhuriyet, Evrensel ve Sözcü gazetelerine toplamda 110 gün ilan kesme cezası vermiştir.

Avrupa’da yüzde 25 olan sendikalaşma oranı Türkiye’de yüzde 8’dir. Yayın yasakları, para cezaları, açılan davalar, gözaltılar, tutuklamalar, sansür, oto sansür artık günlük olaylar haline gelmiştir. Türkiye’de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bir ortamda, her gazeteci kendini mahkeme karşısında bulabilmekte ve hüküm giyebilmektedir.

Meksika cinayetlerde, Türkiye cezaevlerinde ilk sırada

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), 2020 yılında dünya çapında 65 gazetecinin mesleklerini icra ederken öldürüldüklerini bildirdi. Meksika son beş yılda dördüncü kez gazeteci cinayetlerinde ilk sırada yer alırken 14 gazetecinin öldürüldüğü Meksika’yı 10 cinayetle Afganistan, dokuz cinayetle Pakistan ve sekiz cinayetle Hindistan izledi. Filipinler ve Suriye’de de dörder gazeteci, Nijerya ve Yemen’de üçer gazeteci öldürülürken diğer cinayetler Irak, Somali, Bangladeş, Kamerun, Honduras, Paraguay, Rusya ve İsveç’te gerçekleşti.

Mart 2021 itibarıyla dünya çapında en az 229 gazetecinin cezaevinde bulunduğuna işaret edilen rapora göre Türkiye “dünyada en fazla gazeteciyi cezaevine gönderen ülke” oldu. Rapora göre en az 67 medya çalışanının cezaevinde bulunduğu Türkiye’yi hapisteki 23 gazeteciyle Çin, 20 kişiyle Mısır, 16 kişiyle Eritre ve 14 kişiyle Suudi Arabistan izledi. Dünya basın özgürlüğü sıralamasındaki yerimiz  Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, dünyadaki 180 ülkenin basın özgürlüğü karnesini incelediği 2021 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni açıkladı.

Türkiye 180 ülke içinde 153.

Sırada olup bu haliyle ekonomide olduğu gibi, basın özgürlüğünde de gerilemekte, Dünya’nın geri kalmış ülkeleri arasına girmiş bulunmaktadır. Çalışma ilk kez 2002 yılında yapıldığında Türkiye 99. Sıradaydı ve ülkemizin 20 yılda geldiği nokta çok korkunç durumdur.

Türkiye’de gazeteciler yazdıkları veya söyledikleri nedeniyle cezaevinde tutuluyor. Gazeteciler özgürlüğünü yitirirken toplumumuz haber alma hakkını, ülkemiz de demokrasisini kaybediyor. Gazetecilerin özgür olmadıkları bir ülkede demokrasiden, demokrasinin olmadığı bir ülkede düşünce, anlatım özgürlüğünden söz edilemez. Halk yığınlarının yaşamlarını ilgilendiren bilgilerin özgürce dolaşımda olamadığı, bu bilgilere herkesin ulaşamadığı ülkelerde insan hak ve özgürlüklerinden söz edilemez.

Unutulmasın ki; halkın haber alma hakkını savunan, gerçekleri açığa çıkarmayı ve yalanı deşifre etmeyi şiar edinmiş gazeteciler, hep var olacaktır. Ve o gazeteciler doğruları yazmaya, gerçekleri kadrajına alarak yansıtmaya devam edeceklerdir. İktidarın kuşatmasını tüm risklerine rağmen aşarak topluma yönelik saldırıları, talanı, yalanı, yoksulluğu ve yaşanan felaketleri araştıran ve halka sunan gazeteciler var.

İşte hakikatin peşinde olan bu gazetecilerin varlığı Türkiye’de özgürlük ve demokrasinin umududur. Bu umudu  var eden ve bütün zorluklara rağmen meslek onuruna sahip çıkan bütün gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir