Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının sorumlusu iktidardır

HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen,  Aleviler karşı işlenen nefret suçlarını ve Alevileri taleplerini verdiği bir soru önergesiyle TBMM’de dile getirdi. Özen,  Alevileri yönelik işlenen nefret suçlarına ve Alevilerin taleplerin ilişkin şunları söyledi:
İktidar 84 milyonu temsil ettiğini iddia etmekte. Buraya çıkan arkadaşların çoğu da Türk-Kürt, Alevi-Sünni kardeş derler ama bunlar sadece hamaset konuşmaları. Biz sözde değil özde kardeş olmak istiyoruz. Bunun nasıl gerçek dışı bir söylem olduğunu size şimdi örneklerle açıklayacağım. Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri yıllardır çeşitli bahanelerle görmezden geliniyor. Bunun için kendi aramızda birlik olmadığımıza dair bahaneler öne sürülüyor.
Aleviler arasında çeşitli yorum farklılıkları olabilir. Kaldı ki Sünni tarikatlar ve mezhepler arasında çok daha fazla farklılıklar vardır. Alevilikte zaten yol bir sürek binbir deriz. Alevilikte şeyhülislamlık, halifelik gibi makamlar olmadığı için tekçilik diye bir şey olamaz. Alevilikte Yolun farklı sürekleri olabilir ama Alevilerin temel talepleri doğrultusunda herhangi bir farklılık yoktur. Türkiye’de Alevilerin 7 çatı kuruluşunun ortak açıklamaları mevcuttur. Bu talepleri bir kez daha dikkatlerinize sunmak için detaylandırıyorum:
1- Alevi İnancı tanınmalı ve gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
2- Alevilerin ibadethanesi Cemevleridir.
3- Okullarda okutulan zorunlu Din Dersleri ve Mevcut Eğitim Sistemi Aleviler için bir asimilasyondur.
4- Madımak Oteli İbret Müzesi Olmalıdır.
5- Alevi İnanç Merkezleri Alevilere İade Edilmelidir Biz Aleviler yurttaşlık görevlerimizi de eksiksiz yerine getirmemize karşın taleplerimizin hiçbiri dikkate alınmadığı gibi ne kamuda varız ne de yasalar karşısında eşitiz. Alevi ibadethaneleri olan cemevlerimiz bugün elektrik faturalarında halen “ticarethane” olarak tanımlanıyor. 700 yıllık Şahkulu dergahı cemevine 55 bin tl, Garipdede cemevine 30 bin tl, Pir Sultan Abdal Kültür Derneklerine bağlı cemevlerimizin de yıllardır süren ticarethane faturalarına olarak 9 milyon 200 bin tl civarı borç çıkarılmakta. Biz kimseye gelin elektriğimizi suyumuzu ödeyin demiyoruz. Bir inanç olarak tanındıktan sonra zaten bu sorunlar olmayacaktır.
Laikliğin gerçek anlamda uygulandığı tüm Demokratik ülkelerde olduğu gibi Devlet inançlara tarafsız ve eşit mesafede olmalıdır. Laik bir devletin belirli bir Dini yapılanması bir Dini kurumu olmamalıdır. Dinleri, İnançları ve ibadethaneleri Devlet finanse etmemelidir. Devlet sadece herkesin kendi inancını finanse etmesine aracı olmalıdır. Demokratik özgür bir sistemde dinler inançların esas sahibi olan o inancın mensuplarına bırakılır. Bizim de Aleviler olarak talebimiz tam olarak budur.
Dedelere maaş gibi Alevi inancında asla yeri olmayan vaatlerle Alevi inanç hizmeti sunan pirleri de, camide ellerine tutuşturdukları hutbeyi okuyan imama çevirmek isteyenlere rızalık vermeyeceğiz. Laiklik ve demokrasinin evrensel değerleri neyse o ilkelerden asla uzaklaşmayacağız. Laikliğin ayaklar altına alınmasında Alevilerin de kullanılmasına izin vermeyeceğiz.
Geçtiğimiz hafta Alevilere karşı yoğun saldırılar yaşandı. Yakup Tilki isimli bir şahıs Alevilere dakikalarca ağır hakaretler yağdırdı. Bu şahıs cesaretini Alevilere karşı uygulanan nefret suçlarındaki cezasızlıktan almıştır. Neyse ki kamuoyundan gelen yoğun tepki üzerine bu yezit muaviye soylu edepsiz yobaz şimdilik tutuklandı. Bu durum Yakup Tilki isimli aşağılık şahsiyetten öte sırtını dayadığı egemen zihniyetin Alevilere reva gördüğü gerçekliğin bir yansımasıdır. Cumhurbaşkanı başdanışmanı Hayrettin Kahraman’ın Alevilerle evlenilmez açıklaması, eski AKP vekili Hüseyin Besli’nin Kürt Aleviler çifte kavrulmuş yalancılardır hakareti bunun ibretlik örnekleridir. Cumhurbaşkanına en ufak bir eleştiri yapanın bile çoluk çocuk demeden hayatının karardığı bir ülkede, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarına her gün bir yenisinin eklenmesinin tek sorumlusu iktidardır.
Dersim’in Nazımiye Kaymakamı Uğur Tutkan, sosyal medyada Düzgünbaba cemevine ithafen; “Cemevlerini biz ticarethane olarak göreceğiz. Kanunsuzluk, usulsüzlük kıblesi olanlara doğru yolu göstereceğiz. Sana da uzantılarına da devletimizin gücünü öğreteceğiz” diyerek tehditler savurdu. Ardından eli silahlı kişilerle beraber çekilen bir fotoğrafla da Alevilere gözdağı vermeye çalışmıştır. İşte iktidarın Alevilere olan yaklaşımı bir fotoğrafla ancak bu kadar net açıklanabilirdi. Alevilerin ortak taleplerini size anlattım. Başta Kürt sorunu olmak üzere köklü sorunlar demokrasiyle çözülmedikçe ne ekonomi düzelir, ne de huzur olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.