Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

-İpek Bayrak-
O tarih ve günlerde babamın rahatsızlığı nedeniyle ülkedeydim. Haberi duyunca yere yığıldım ve oturduğum yerde dakikalarca KALKAMADIM. İçimde derin bir acı ve öfke, gözlerimde yaşlar süzüldü avuçlarıma. Sanki her yer yangın yeri gibi cayır cayır yanıyor ve karanlığa teslim olmuş gibiydi.. Bir sahipsizlik hissine kapılmış, ürkmüş ve çok korkmuştum. Bin yıllık yorgun savaşçı gibiydim o an, dediğim gibi kalkamıyor ve konuşamıyordum. Beni ifade eden sadece göz yaşlarımın akışıydı. Barışın karşılığı ölüm ve hayatta kalmanın bedelli bu denli ağır olmamalı ve Tahirler yaşamalıydı diye düşündüm. Ama olmadı; o gün her dilden barış ölmüş, acılar ruhumuzu kemirmiş, güçsüz ve çaresiz bırakmıştı.
Sadece ben susmamıştım o gün, dört ayaklı minare kederinde boğularak kendi sessizliğini yaşıyor ve yaşanan acı utancı tek başına taşıyordu.
Ve ben hücrelerimin ölüsünü yerde kaldıramıyor, ağır bedenim beni taşımıyordu sanki..
Ruhum kırılmış, örselenmiş, yaşama dair hayal ve ümidim ölmüş ve mısraların anlamı kaybolmuştu.
Bir müddet sonra yatağında yatan babamın ses vermesiyle irkildim. ”Niye ve kime ağlıyorsun” dediğini duydum.
Sesim titreyerek anlatmaya çalıştım. Tahir Elçi yakinen tanıdığım değerli bir dost ve arkadaşım olduğunu söyledim. Ve ona ağlıyorum, belkide hepimize..
Onu Diyarbakır/ Sur önünde herkesin gözü önünde katlettiler deyiverdim. ”Onlar hep öldürürler yavrum bu kadar üzülme demişti”. Yinede çok üzülmüş ve çok acı çekmiştim. İkisi de ışıklarda uyusunlar. Mekanları gül bahçesi, örtüleri yıldızlar olsun.
28.11.2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir