Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Gezi’nin rüzgarını duyuyor musunuz?

Oğuzhan Kayserilioğlu-
Yok, gelecekten bahsetmiyorum, 6 Şubat’dan beridir gittikçe artan güçle esiyor, hissediyor musunuz; rüzgarı hissetmiyorsanız, soluduğunuz havadaki değişikliği de mi anlamıyorsunuz?
Halk hareket ediyor; evet, Gezi’de olduğundan çok farklı biçimde; ve evet, oradaki neşe yerini derin bir kedere bırakmış durumda. O zaman insanlar neşeden çoşkudan uyuyamıyordu, şimdi ama kederden ya da gördüğü kabuslardan uyuyamıyor.
Halkın hareketinin estirdiği rüzgarın hedefi deprem bölgeleri ve binlerce TIR biçimine bürünerek esiyor. Öncesinde evlerde, işyerlerinde yapılan konuşmalarla ilk başlangıç ivmesini alıyor o rüzgar, sonra alınan destek kararlarıyla ivme kazanıyor; ulaştığı noktada sözgelimi üşüyen insanın paltosu olunca bir ışık oluveriyor ya da aç bir bebeğin maması olunca.
Slogana gerek yok, kederdeyiz; yürüyüş yok, dayanışma çadırlarındayız; şarkılar ve marşlar söylemiyor, yemek ve giyecek dağıtıyoruz; hava sıcaktı, bira içiyor serinliyorduk, şimdi ayaz var, üşüyor çay içiyoruz!
O zaman “Çapulcu” olmuştuk, şimdi daha da ağırına layık görüldük: “Şerefsiz, Haysiyetsiz!” olduk; üstelik defterine yazıyormuş bizi; bilsin, biz de onu yazıyoruz, kısaca “katil” diyoruz, üstelik “toplu katliam faili!”.
Demek bir gece aniden felaket yaşayan insanlara aynı gün son derece kısıtlı imkanlarla destek olmak “Şerefsizlik” ama halk felaket koşullarında çırpınırken Saray’da oturup plan yapmak, “ben bu felaketten nasıl çıkarım diye komplolar kurmak” “şerefli” olmakmış! Öyle mi?
Evet, birçok şey çok değişik, hatta birbirinin zıddı, ama bir şey ortak:Halk hareket halinde!
Halk Gezi’de doğrudan kendi acil ihtiyacı olan “Özgürlük!” için harekete geçmişti; şimdi daha derin mevzulara daldı: Halkın bir parçası yıkıma uğrayınca geri kalanı inanılmaz bir hızla davrandı ve dayanışma için harekete geçti. Halk, ülkenin yoksulluğun dibine itildiği kriz koşullarında elinde avucunda ne varsa TIR’lara doldurup deprem bölgelerine gönderiyor, binlerce TIR hareket halinde.
Halk, hareket ettikçe kendisinin “ne” olduğunun, ihtiyaçlarının “ne” olduğunun, o ihtiyaçlarını “nasıl” ele geçirebileceğinin farkına varıyor; kendisini kendi ihtiyaçları için kendisi olarak örgütlüyor, hareket ettikçe örgütlenme süreci derinlik kazanıyor.
Halk, hareket ettikçe devletten bağımsız bir toplumsal özne olarak kendisini inşa ediyor, inşa ettikçe kendisinin farkına varıyor.
Yaşanan, Gezi ile başlanan tarihsel kopuşun ikinci bir aşamasıdır; derinlerde hareket ediyor ve kalıcıdır. Devlet krizi koşullarında halk özneleşiyor! Ne yaşadığımızı fark edelim.
12-Şimdi, dayanışma, el ele verme, kendimizi kendimiz olarak inşa etme, kendi haklarımızı fiilen ele geçirme, kendimizi iktidarlaştırma zamanıdır. Ya da, birbiri ardı sıra gelen felaketler ve çöküşe sürükleniyoruz!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir