“Devlet nerede?” en çok duyulan isyan çığlığı
–
“Devlet nerede?” en çok duyulan isyan çığlığı. Bu aynı zamanda devletten bir beklentiyi gösteriyor. Bu isyan sıradan bir yurttaştan gelirse haklı ve meşrudur; ama özellikle sosyalistlerin konuşmalarında en ufak bir beklenti yaratmamaları gerekiyor.
Neo liberal devlet işte tam da budur. Teşhir etmekle yetinilmelidir. “Toplum yoktur, birey vardır” denilmedi mi, kamusal hizmetler çılgınca tasfiye edilip özelleştirilmedi mi, işte sonucu budur.
Bütün kamusal kazanımlar, sağlıktan eğitime, ulaşımdan barınmaya ve aslında her şey sermaye birikiminin önüne atılmadı mı? Tam da o yüzden şimdilerde küçük bir azınlık karunlaşırken büyük çoğunluk, üstelik kamu hizmetlerinden de yararlanamadan yoksullaştırılmadı mı?
Neo liberal devlet, en gelişmiş ülkelerde de aynısını yapıyor, o çok zengin ABD’de 30 milyona yakın insan sokaklarda yaşıyor. Neoliberal devlet, artık özellikle güvenliğe, orduya, polise, istihbarata yoğunlaşıyor; neden, zenginleri yoksulların öfkesinden korumak için!
Ellerinden gelse, para kazanılacağını bilseler, “Afetlere müdahale” diye bir şirket kurup özelleştirirler. Zaten şimdi de çok benzerini yapıyorlar: Kurtarma çalışmalarında olmayan devlet, enkaz kaldırma ve yeni inşaatlar için hızla davranıverdi; inşaat şirketleri, beton ve demir firmaları ellerini ovuşturarak kazanacakları milyarları hesaplıyorlar, hisseleri borsada tavan yapıyor.
Başka bir konuda, valiler ve kaymakamlar, bunlar neredeydiler; onlar da seyretmekle yetindiler ve şimdi yeni inşaatların paylaştırılmasında birden canlanıvereceklerini göreceğiz. Tam da bu yüzden valilik ve kaymakamlık gibi saltanat makamları tasfiye edilmelidir, halkın tepesinde oturup devlet adına kılıç sallamaktan başka hiçbir işe yaramıyorlar.
Öte yandan, ülkemizin geldiği noktada, zaten her zaman geçerli olan bir ihtiyacı daha da öne çıkardı: Bu ülkenin her şeyiyle merkezden yönetilmesi imkansızdır. Yerellerin yetkileri arttırılmalı, halkın oyuyla seçilmiş yerel meclisler yerelle ilgili konularda yetkili olmalıdır.
Hatay, Maraş, Adıyaman, Antep, Malatya, Adana şayet tam yetkili yerel meclisler tarafından yönetiliyor olsaydı, doğal afet toplumsal afete dönüşmezdi. İstanbul’u il düzeyinde ve ilçelerde İstanbullular yönetsin, kapıyı çalan deprem felakete dönüşmesin!

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler