GEÇMİŞİ GÖÇÜKLERDE, GELECEĞİ YIKIMLARDA KAYBEDİLMEK İSTENEN KADINLARIN YARALARINI 8 MART’IN BİLİNCİYLE SARALIM!
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınları Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. ” Geçmiş göçüklerde, geleceği yıkımlarda kaybedilmek istenen kadınların yaralarını 8 Mart’ın bilinciyle saralım” başlıklı açıklamda, bu yıl ‘8 Mart Dünya Emekç Kadınlar Günün’ün Maraş merkezli depremin yol açtığı yıkımın, tarifsiz acıların ve yüreklerde açılan derin yaralarını ağırlığının günün üzerine düştüğüne vurgu yapıldı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ( PSAKD) Kadın Meclisi’nin 8 Mart’a ilişkin yazlı açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:
” 8 Mart’ı Maraş depreminin derin izleri, yıkılan yuvaları, tarifsiz acıları, anaların dağlanmış yüreği, gül yüzlü çocukların titreyen elleriyle karşılıyoruz. Bunca acı ve yıkıma karşı halkın dayanışmasıyla biriken öfkemiz buluşurken, halkın darda kalanlarla kurduğu dayanışmayla birlikte, yeniyi kurma adına umutlar yeşertiyor, büyütüyoruz.’
6 Şubat sabahına deprem ile uyanan, saatler geçtikçe etkilenen iller, yeni depremlerle büyüdükçe büyüyen ağır bir enkaz altında kalan kadim halkların yaşadığı kadim kentler yıkılsa da, bu yıkımların arasında gelecek yarınların dayanışması ve birliği inşa olmaya başlamıştır. Devlet, başta halkın yaşam hakkının korunması olmak üzere barınma, sağlık, güvenlik gibi bir çok sorumluluğunu yerine getirmemiş, her zaman olduğu gibi yapmadıklarıyla bu enkazın altında kalmıştır. Oysa tüm olanaksızlığına karşı ezilen halklar bir parça ekmeğini bölüşmenin bilinciyle deprem bölgelerine büyük dayanışmalar örgütlemiştir.
Deprem enkazın geriye etkileri ve izleri onlarca yıl silinemeyecek. On binlerce ölüm, yüz binlerce yaralı, yerini yurdunu, kimliklerini hatta hafızasını kaybetmiş kim olduğunu bilmeyen canlar, kimlik tespiti yapılmadan toplu mezarlara konuldular.
İlk tespitlere göre 214 bin hamile kadın bulunmakta. Kalacak yerleri olmayan binlerce kadın, çocuklarıyla birlikte sokakta ya da çadırlarda kalmak zorunda, tuvalet, banyo gibi en temel insani ihtiyaçların dahi karşılanamadığı bu alanlarda en büyük tehlike altında olanlar da yine kadınlar ve kız çocukları. Şimdiden uyuz, mantar ve diğer bulaşıcı hastalıklar konusunda bilim insanları, doktorlar dikkat çekiyor. Hiçbir güvenliğin olmadığı bu alanlarda derin bir travma yaşayan toplum içinde en çok kadınlar psikolojik baskı altındalar. Çocukları ve kendi güvenlikleri için geceleri uyumayan depremzede kadınları önümüzdeki günlerde ise daha büyük saldırı ve şiddet beklemektedir. Daha önce dünyada ve ülkede yaşanan doğal felaketler ve savaşlarda olduğu gibi kadınları ve kız çocuklarını yine bekleyen cinsel saldırı, şiddet, açlık, yoksulluk ve her türlü sömürüdür. İstismar ve kaçırılma bu süreçlerin en temel saldırıları olmaktadır. Bir boğaz eksilsin diye çocuk yaşta evlilikler bu süreçlerde daha çok artmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı’nın “Evlatlık edindiğiniz kişiyle evlenebilirsiniz, bir engel yok” açıklaması vicdansızlık, mide bulandırıcı cinsten.
Sonuç olarak; toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren bu ve benzeri açıklamalar ve saldırılarla birlikte kadınların yaşam alanları, hayatları daha çok etkilenecektir. Bu konuda başta biz Alevi kadınlar olmak üzere duyarlı tüm kamuoyunu bu konuda dayanışmayı örgütlemeye çağırıyoruz. 38’de Dersimde uygulanan Dersimin Kayıp Kızları politikasının depremzede kayıp kızları biçiminde vuku bulmasına müsaade etmeyeceğiz. Çocuklarımızın Cemaat yurtlarına, tarikatlara gönderilmesine, dilimizden, inancımızdan, bizden koparılmasına izin vermeyeceğiz.
Yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı biliyoruz, Affetmeyecek, Unutmayacak, Unutturmayacağız!
Ülke Cumhurbaşkanı deprem bölgesinde yaşayan halkın yaralarını sarmak yerine, halkın “devlet burda yoktu, yardım gelmedi, yardım istiyoruz” taleplerine küfürlerle, hakaretlerle karşılık vererek devlet tüm kurumlarıyla teşhir olmuştur. Kısacası devlet sorumluluğunda olan görevlerini yerine getirmemiş, halkın yaşam ve barınma hakkının güvenceye alması gerekirken “devlet nerede” diyenlere saldırmıştır. Diğer yandan bir katilin suç mahalini temizlemesi gibi hemen tahliyeler, boşaltmalar, göçüklerde arama kurtarma yapılmayarak kepçelerle enkaz kaldırma işlemlerine başlanmıştır.
Bir doğa olayı olan depremin, bir katliama dönüşmesinin sorumlusu; yardım çığlıklarına şiddet, baskı ve saldırıyla karşılık veren halkın vergilerine ve bunca deneyime rağmen hiçbir önlem almayan, çok kritik günler olan ilk 48 saat boyunca arama kurtarma yapmayan devlettir. Arama kurtarmanın yapılmaması, ilk yardımın olmaması, imar barışlarıyla binaların zaten dayanıksız olan yapılarının yeni katlar ile ölüm yuvalarına dönüşmesi, halkın vergileriyle kurulan deprem, sel gibi halkın zorda kaldığı durumlarda ilk ulaşılması üzerine kurulu olan Kızılay gibi kurumların halkın barınma hakkını sağlamak yerine elindeki çadırı, gıdayı parayla satması, ilk yapılan işin Iban numarası vermek olması devletin kurumlarının geldiği çürümüşlüğün son halidir.
Dayanışmayı Büyütelim, Birbirimizin Hızırı Olalım!
Bir kez daha gördük ve bir kez daha yine yeniden yaşadık ki birbirini acılarından, yüreğindeki yaralardan tanıyan halk yönetenlerin her türden pervasızlığına inat can suyu taşıdılar deprem bölgelerine, umut oldular can pazarında. Toplumsal dayanışmayla aşılacak, birlikte mücadele ile kazanılacak olan geleceğin halkın yararına olması için; gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Deprem bölgelerinde hayatını, ailesini, çocuğunu, eşini kaybeden; evi yıkılan, kentleri yok olan, kadim kültürleri bu felaketle enkaz altında bırakılmak istenen halktır. Halkın dayanışmasını kadın ellerimizle örgütleyelim, 8 Mart’ı yaratan kadınların umudunu, ışığını, direncini, mücadelesini büyütelim alanlara, sokaklara isyanımızı taşıyalım.
Yaşasın 8 Mart!
Yaşasın Halkların Eşitliği ve Kardeşliği!
Kadın, Yaşam, Özgürlük!
Jın, Jiyan, Azadi!”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler