Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ALEVİ KURUMLARI: ŞERİATA KARŞI LAİKLİK, ZULME KARŞI ADALET İÇİN 2 TEMMUZ’DA SİVAS’TA OLACAĞIZ!

 7 Alevi çatı kurumu Sivas Katliamı’nın 30. Yılı dolayısıyla” Şeriata karşı laiklik, zulme karşı adaelet için 2 Temmuz’da Sivas’ta olacağız” başlığıyla ortak yazılı açıklama yaptılar.

”Madımak 30 yıldır yanıyor. Aradan geçen bunca zamana rağmen, Devlet tıpkı diğer katliamlarda olduğu gibi 2 Temmuz ile de yüzleşmemiştir. Bu katliamın arkasındaki karanlık odakları açığa çıkarmak ve başta yaşamını yitirenlerin aileleri olmak üzere milyonlarca Alevinin adalete olan güvenini sağlamak devletin görevidir.” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Avusturalya Alevi Bektaşi Federasyonu ( AFA), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Sivas Katliamı’nın 30. Yılında katliamda hayatını kaybedenleri anmak için katliamın yapıldığı Madımak Oteli önünde kitlesel anma etkinliği yapacaklar.

30 yıl önce Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri kapsamında 33 canın karanlık zihniyetli, gerici, nefret dolu, barbar, şeriatçı bir güruh tarafından katledilmelerin, yüreklerde açtığı dernin yaraya rağmen  devletin yüzleşme temelinde kendisiyle hesaplaşması gerktiğine vurgu yapılan açıklamada, ” Ayrıca altını çizerek belirtelim ki bizim açımızdan yüzleşmek, devletin kendisiyle de hesaplaşması anlamı taşımaktadır. Çünkü o yıl dördüncüsü düzenlenen Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri, Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığı ile ortak yapılan bir etkinlikti. Dolayısıyla Devletin yaptığı etkinliklere saldırı düzenlenmiş ve 33 yurttaş yaşamını yitirmiştir. Katliam hazırlıkları günler, haftalar öncesinden başlamış, civar illerden yüzlerce şahıs Sivas’a getirilmiştir. Camilerde, mahallelerde bildiriler dağıtılmış, gazetelere manşetler atılarak Aleviler hedef gösterilmiştir. Tüm bunlar devam ederken, ne devletin istihbaratı ne de polisi hiçbir önlem almamış ve sessiz kalarak bu hazırlıkları izlemiştir. Eğer gerçek bir yüzleşme yaşanacaksa, özellikle 1993 yılında Sivas ve civar illerdeki istihbarat ve güvenlik şefleri sorgulanmalı ve katliamın arkasındaki odaklar açığa çıkarılmalıdır” denildi. ifadelerini kullandı.

“2 TEMMUZ SADECE ALEVİLERE KARŞI DEĞİL”

” 2 Temmuz 1993 katliamının özünde sadece Alevilere karşı olmadığına vurgu yaparak, ” Ayrıca altını çizerek belirtelim ki bizim açımızdan yüzleşmek, devletin kendisiyle de hesaplaşması anlamı taşımaktadır. Çünkü o yıl dördüncüsü düzenlenen Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri, Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığı ile ortak yapılan bir etkinlikti. Dolayısıyla Devletin yaptığı etkinliklere saldırı düzenlenmiş ve 33 yurttaş yaşamını yitirmiştir. Katliam hazırlıkları günler, haftalar öncesinden başlamış, civar illerden yüzlerce şahıs Sivas’a getirilmiştir. Camilerde, mahallelerde bildiriler dağıtılmış, gazetelere manşetler atılarak Aleviler hedef gösterilmiştir. Tüm bunlar devam ederken, ne devletin istihbaratı ne de polisi hiçbir önlem almamış ve sessiz kalarak bu hazırlıkları izlemiştir. Eğer gerçek bir yüzleşme yaşanacaksa, özellikle 1993 yılında Sivas ve civar illerdeki istihbarat ve güvenlik şefleri sorgulanmalı ve katliamın arkasındaki odaklar açığa çıkarılmalıdır.” dedi.

”Değerli canlar.
2 Temmuz 1993 günü Türkiye Cumhuriyeti devletinin zaten bozuk olan demokrasi sicilinde bir kırılma noktasıdır. Hatırlayalım, oteli kuşatan güruh ‘’Kahrolsun Laiklik, Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak….’’ diye bağırırken, güvenlik güçleri sadece izliyordu. Yani aslında Madımak ’da bizimle birlikte Laikliği ’de yaktılar. O günün Başbakanı ‘’Çok şükür otel dışındakilere bir şey olmadı…’’ demişti. Bu günün Cumhurbaşkanı ise ‘’Hayırlı olsun…’’ diyor. Biz Aleviler biliyoruz ki ülkede gerçek anlamda bir Laiklik olsaydı bunları yaşamayacaktık.
Değerli canlar;
Madımak davasına sahip çıkmak, ülkeyi Ortadoğu bataklığına sürükleyen karanlık zihniyete karşı çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır. Kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkmaktır. Örgütlü kötülüğe karşı iyiliği, yaşatmaktır. 30. Yılında zamanaşımına uğratılmak istenen Madımak katliamı davası insanlığa karşı işlenmiş bir suçun davasıdır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz.
ZAMAN AŞIMINA KARŞI 2 TEMMUZ’DA SİVAS’TA OLALIM.
Şeriat demek, kadın cinayetleri ve çocuk gelinlerin yasal güvenceye alınması demektir. Şeriat demek kan ve gözyaşı demektir, milyonlarca insanın nefessiz bırakılması demektir.
ŞERİATA KARŞI LAİKLİK İÇİN 2 TEMMUZ’DA SİVAS’TA OLALIM.
Ülkemizde milyonlarca insan açlık ve yoksulluk ile mücadele ederken, bir avuç yandaş lüks içinde yaşamaktadır. Manevi danışman adı altında ÇEDES(Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesiyle okullara imam gönderenlerin asıl hedefinde çocuklarımızın geleceği vardır. Dindar ve kindar nesiller yetiştirmek isteyenler, yeni Madımak katliamlarının da önünü açmaktadır. Ülkede demokrasi, eşitlik ve adalet taleplerinde bulunan herkes düşman ve terörist ilan edilmektedir. Adeta, ‘’halinize şükredin ve susun…’’ denilerek açlığın kader, itirazın suç olduğuna inanmamız istenmektedir.
ZULME KARŞI ADALET İÇİN 2 TEMMUZ’DA SİVAS’TA OLALIM.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir