Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Seçimler Sonrası Türkiye

– Hamza Yalçın –
Sosyalist sol seçimlerde bağımsız ve kendi içinde birlik halinde davranamadığı için etkisiz kaldı. Sosyalist solun önümüzdeki dönemde başarılı olması anti-emperyalist çizgideki Marksist solun kendi içinde kalıcı koordinasyon kurabilmesine bağlıdır. Konuşmamda halkın yenilgiyi nasıl algıladığına, solun seçimlerde ne yaptığına, seçimlerin yasal boyutuna ve muhalefet sorununa değinecek, ardından önümüzdeki süreç hakkındaki öngörülerimi belirtip bazı öneriler sunacağım.

Halk yenilgiyi nasıl algıladı?
Seçimler muhalif halka uçurumdan önceki son çıkış, son seçim ve hatta son umut olarak gösterildi.
Diktatörü kesin gönderiyoruz, dediler.
“Yüzde yüz kazanacağız. Zaten kazanamasak mahvolduk.”
Bu kanaatin halkta nasıl oluşturulduğunun araştırılması gerekir. Ukrayna savaşında AB ülkeleri kamuoyunun şartlandırılmasını andırıyor.
Hatta ya Kılıçdaroğlu’ndan yanasın ya da AKP tarafındasın, denildi.

Seçimler kaybedilince de muhalif halk “son umudumuz da gitti, uçurumdan yuvarlandık” havasına girdi.

Sol seçimlerde ne yaptı?
Örgütsüz solun çok büyük kısmı Kılıçdaroğlu’nu destekliyordu. Örgütlü solun büyük kısmı Kılıçdaroğlu’nu açıkça destekledi. “Bir oy partimize bir oy Kılıçdaroğlu’na diye propaganda yaptılar. HKP ve TKP’nin buna nasıl ikna olduklarını anlayamadım.
Kılıçdaroğlu’nun sağcı bir kişilik olduğu, NATO’ya ve Batılı emperyalist güçlere yakın olduğu biliniyordu. Bu gerçeği önemsizleştirmek amacıyla “Erdoğan daha yakın”, dediler. “Nefes alacağız”, dediler. Genel af beklentisi bile oluştu. Tanıdıklarım benim de Türkiye’ye dönebileceğimi söylüyorlardı.
Başka bir kısım sol Kılıçdaroğlu’nu desteklemedi.
Biz seçimlerin son umut olamayacağını, Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’dan daha NATO’cu olduğunu, ne özelleştirmeler, ne laiklik ne işçi Hakları vb konularında anlamlı mesajları olmadığını ve kendisine umut bağlayanları hayal kırıklığına uğratacağını belirttik.

Aldıkları oylardan da belli olduğu gibi TİP dışındaki sol seçimlerde ilgi görmedi. TİP seçimlerde sınıfsal sorunları da ele aldı. İlgi de gördü. HKP emperyalizm konusunu işledi. İlgi gördü.

Göçmen sorunu seçimlerde çok ilgi gördü. Bu normaldir. Göçmen sorunu hem laiklik sorunu hem de işçi sınıfının sorunudur. Sol bu konuda etkili bir mesaj veremediğinden göçmen sorunu sağ tarafından istismar edildi.

Kürtler haliyle esas olarak kendi ulusal hedefleriyle motive oldular.

Adaletsiz seçim
Seçimler elbette yasal koşullara uygun değildi. Erdoğan cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık yüksek okul diplomasını gösteremedi. Üçüncü kez aday olması yasalara uymuyor. Ayrıca iktidar seçim propagandasını kirli yalanlar üzerine kurdu. “Gözünüzü oyacağım”. Devlet medyasında muhalefete çok az verildi. Basın ve devlet kurumları neredeyse tümüyle iktidara çalıştı. Ayrıca iktidarın bir milyonun üstünde sağcı göçmene oy kullandırttığı belirtiliyor. 240 bin değil 1 milyon 450 bin mülteci oyu diyor Merdan. Dakika 39. https://youtu.be/ZUD9-aJEizo. 1 milyon 125 bin oy farkı varmış.

Muhalefet sorunu
Ancak asıl sorun muhalefetteydi. Muhalefet hem aşırı korkuttu ve umutlandırdı hem de seçim sonuçlarını sorgulayamadı. Muhalefeti destekleyen sol da bu konuda eylemler yapamadı.

Ana muhalefet partisi CHP zaten on yıllardır sağa gidiyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu kendisinden önceki CHP liderlerinden daha sağcı bir politikacıdır. CHP’yi hep sağa çekti.
İktidarla CHP’nin iktisat politikasında CHP lehine halktan yana bir şey görülmüyor. Kılıçdaroğlu muhalefeti birleştirme adına başörtüsünü yasallaştırma teklifinde bulunarak dincilğin önündeki anayasal engellerin ortadan kaldırılmasına fırsat verdi. Sonra kendi partisinin oylarıyla 38 sağcı milletvekili seçtirerek bu konuda dinciliğe yeni olanaklar sağladı. Seçilen sağcılarla birlikte AKP’nin ile dinci bir anayasa yapma olanağı arttı. Onlara sadece 2 milletvekili lazım.

Sol hareket büyük ölçüde Kürt hareketinin ekseninde yer alıyor. Kürt hareketi Barzani-Talabani ile Irak’ta, YPG ile Suriye’de Amerikancı. Türkiye’de ve Ortadoğu’da yer alan PKK da sonuçta Batıcı. Kürt hareketi Türkiye solunda liberalizmi ve Türkofobiyi teşvik ediyor.

Anti-emperyalist sol ise adeta birleşememeye programlı. Yakın zamanda anti emperyalist çizgide bir çok grubun bir araya geldiği Haziran Hareketi dağıldı. Daha sonra kurulan Sosyalist Güçbirliği ise hem 6 Şubat’taki büyük depremde hem de seçimlerde hiç bir şey yapamadan fiilen dağıldı.
6 Şubat depreminde HDP çevresindeki sol bile birleşerek bir şey yapamadı. Deprem dayanışması halk inisiyatifleri desteklenemedi ve soldu.

Önümüzdeki süreç

Şimdi AKP Türkiye’de iktidarını pekiştirmeye çalışacak. Tarikatların aşırı inisiyatif kazanmış olmaları ve çeteleşme nedeniyle biraz restorasyon da olabilir. Aşağıdaki nedenlerle bugünkü dünya koşullarında Türkiye’de bir şeriat yönetimi kurulması olanakları zayıfladı.

1. Dincilik Suriye, Mısır, Tunus gibi ülkelerde yenildi. Ortadoğu’da dinciliğin arkasında duran Suudiler ve Körfez ülkeleri geri çekildiler.
2. Türkiye nüfusunun yüzde 60’ından fazlası dinciliğe karşı.
3. Türkiye’nin Suriye’de Esat ile anlaşması zorunluluğu artıyor.
4. ABD Ilımlı İslam projesinin arkasında durmuyor.

Fakat eğer laiklik yanlısı muhalefet güçlü direniş gösteremezse devletin ve toplumun dincileştirilmesi gelişebilir.

AKP iktidarı NATO ile Rusya-Çin ittifakı arasında şiddetlenen çelişkiler nedeniyle iktidarını sürdürmek için büyük olanaklara kavuştu. İki taraf da Türkiye’ye muhtaç. Erdoğan bütün devleti elinde tutuyor. Bu yüzden NATO onu deviremiyor. Günümüz dünyasında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri bile artık ABD’ye kafa tutuyorlar. Erdoğan Batılılarla Rusya-Çin ittifakını dengeleyerek kendisine iktidar olanakları elde ediyor.

Muhalefet seçim yenilgisi nedeniyle dağınıklık içindeyken AKP ve müttefikleri gayet moralli görünüyorlar. Muhalefet böyle dağınık giderse 9 ay sonraki yerel seçimleri iktidar kazanabilir.

CHP yenilenmekten söz ediyor. Şu ana kadar yenilenmeden söz edenler ya sadece isim değişikliğinin ya da CHP’yi sağa doğru çekmenin peşindeler. Soldaki yazarlar ve konuşmacılar hep CHP’nin sola doğru yenilenmesinden söz ediyor. Fakat Türkiye’de bağımsız tutumda bir sol gelişmediği sürece CHP’de sola doğru bir yenilenme olanaksız görünüyor.

Sol diye bilinen alanda dünya çapında bir sağcı gelişme yaşanıyor. ABD emperyalizminin solda yaydığı “liberal demokrasi” görüşü solu emperyalizmin peşine takıyor. Bilindiği gibi Avrupa solu bu nedenle işçi sınıfından ve anti-emperyalist tutumdan uzaklaşarak sisteme yedeklendi. ABD’nin Rusya ve Çin’e karşı kutuplaştırma politikası AB ülkelerini bağımlılaştırıyor ve köleleştiriyor. Avrupa’da iktidarlar Gladyo örgütü uzantısı ve vatan haini.

Türkiyi solunda birleşme yerine dağılma eğilimi sürüyor. Türkiye solu aslında çok büyük potansiyele sahip. Ülkemizde Deniz Mahir ve İbrahim gibi devrimci kahramanların büyük prestiji var. Mevcut örgütler potansiyelin çok az kısmına hitap edebiliyor. Bu potansiyel solun birlikte çalışamaması nedeniyle giderek yozlaşıyor. Sol örgütler birlikte çalışmamak yanında ayrıca birbirlerine karşı çalışıyorlar.

Sol örgütler on yıllardır mevcut potansiyeli geliştirmek yerine onun içindeki kendi paylarını artırmaya yoğunlaşmış durumdalar. Gözleri birbiriyle yarışa dikili. Devlet birleşmemiş ve birbiriyle rekabet halindeki işçileri nasıl birbirine karşı kullanıyorsa benzerini sola da yapıyor.

Sosyalist sola öneriler

Sol ancak güçlerini bilikte koordine edebilirse halkın devrimci potansiyel açığa çıkabilir ve Türkiye’de etkili olabilir.

Sosyalist solun kendi içinde koordinasyon kurması gerekiyor. Her grubun solun bir bütün olduğu bilincine dayanan bu koordinasyon hem kalıcı güç ve eylem birliği hem de bir ortak hukuk kurmalıdır. Farklı örgütlere bölünmüş olmak ayrı dünyalarda yaşamak anlamına gelmemelidir. Kendi içinde birleşen anti emperyalist sol başta sol Kemalistler, Kürt hareketi ve Alevi hareketi olmak üzere bütün demokratik güçlerle sağlıklı ittifak yapabilecektir.

Bu yaklaşıma sahip örgütler ve kişiler bir araya gelerek büyümeye ve hem örgütlü hem de örgütsüz solu değiştirmeye çalışmalıdırlar.

Yaklaşan yerel seçimler Türkiye’de solun güç birliği için büyük olanaktır. Her grup yerel seçimleri solun bütününü değil de sadece kendisini gözeterek bakarsa yazık olur. Yerel seçimlerde sol 6 Şubat depreminde kaçırılan fırsatı değerlendirebilir. Yukarıda belirtildiği gibi sol hareket daha öncesinden çok tarihsel bir konuda inanılmaz bir dar görüşlülük ortaya koydu. Bu önemli olay 6 Şubat’ta başlayan depremdir. Türkiye solu depremin sunduğu tarihsel olanağı darkafalı bir tutumla gözardı etti. Halkın harekete geçirilmesi için solda birlik sağlayacağına grupla sınırlı dayanışma çalışmaları ve propaganda yaptı. Ardından da halkın duyarlılığı çöktü. Sol adaylar deprem dayanışmasını gündeme getirebilir ve bu konuda yetkilileri zorlayacak yerel inisiyatifler oluşturulabilir.. Depremlerin felakete dönüşmemesi için, yetkilileri harekete geçirmeye mecbur eden, halk dayanışmasını örgütlenebilir. Bin yıldan fazla süredir çözülmediği için kader görülen bu sorun halkımızın ve coğrafyamızın ortak sorunudur. Deprem dayanışmasının partilerin ve kişilerin propaganda aracına indirgenmesi hem dayanışmaya hem de sola zarar veriyor. Ayrıca yerel yönetimlerde yolsuzluklar ve işçi düşmanlığı ile mücadele de solun ortaklaşa ele alması gereken acil sorunları arasındadır.

Türkiye işçi sınıfı ülkesidir. Aktif nüfusun yarıdan fazlası işçilerden oluşuyor. İşçi sınıfının çok büyük potansiyeli var. Halk dünyada İlk başarılı anti-emperyalist kurtuluş savaşı verdi. Türkiye’de sola uygun bir anti emperyalist yurtsever duyarlılık var. Laiklikten yana çok güçlü bir potansiyel var. Kürt ve Alevi hareketleri dinamizmleri var. Bütün bu potansiyeller Türkiye solunun Anti emperyalist temelde güçbirliği yapması ve birlikte davranma mekanizmaları ve kültürü geliştirmesi yoluyla harekete geçirilebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir