TAHTACILARIN AĞAÇ KESME GÜLBANGI
– Rıza Aydın-
Bu konuyu Abbas Tan’ın yazısında gördüm. Altta Ayfer Karakaya’nın Zeynel Gül’den aldığı bölüm var. Önce bunu okuyalım, sonuna ben başka bir konuyu açıklamaya çalışacağım:
Tahtacı Aleviler, baltayı vurmadan önce bakın ağaçtan nasıl hellallik alıyormuş (Zeynel Gül’den alıntı):
Ağaç kesme duası.
” Bismişah, Allah, Allah.
Ormanın süsüydün,
Ağacın hasıydın,
Adem’in beşiğinde,
Kapının eşiğinde sen varsın,
Geçimim senden,
Affını diliyorum”.
Üç defa niyaz ediliyor, kesilecek ağaç fazla ise Cebrail (Horoz) kesilip, kanı ilk kesilecek ağacın köküne akıtılıyor ve pişmesi için kadınlara veriliyor. Kadınlar horozu almadan önce ağaca niyaz ediyor ve horozu alıyorlar.
“Bizi bu dağlarda açlıktan, yokluktan, kazadan, beladan koru,
Haram lokma odamıza uğratma,
Kötüye, uğursuza uğratma,
Yolumuzu doğruluktan şaşırtma,
Dağların tüm nimetlerine aşk ola,
Allah, Allah”.
Ve ağaca balta vuruluyor.
***
*
Alevi baktığı her yerde gördüğü her şeyi Hakkın bir parçası olarak görür. Bu yüzden Alevi toprağı da canlı gördüğü için, “Beş taş gelir” Hacı Bektaşa tanıklık eder.
Bunun için Alevi toprağa basarken bile canı incinmesin diye yavaş başar.
Bunun için Alevilikte “Kurban Bayramı” diye bir gelenek yoktur, kurbanın Bayramı olamaz.
Cemlerde yemek için kurban kesileceği zaman, kurbanlık Cem meydanına gelir, tıpkı tahtacıların, kesecekleri ağaca durumu anlattıkları gibi, meydana gelen kurbanlığa durum anlatılıp, ondan rızalık alınır. Kurbanlık rızalık isteğine, olur anlamında bir rızalık verirse, bir işaret gösterirse, kurban usulüne uygun kesilir.
Bir çukur eşilip, kanı oraya akıtılır, kurbanın kemikleri o çukura gömülür. Alevilikte ihtiyaç var ise kurban böyle kesilir ama kurban bayramı anlamında bir gelenek yoktur. Hiçbir Alevi aşığın deyişinde Kurban Bayramının olduğunu gösteremezsiniz. Çünkü Alevi tarihinden “kurban bayramı” diye bir gelenek, yoktur. Böyle bir gelenek olsa Alevi aşıklar bunu şiirlerinde söylerdi.
Bunun için alta koyduğum afişte, Alevi Kültür Dernekleri -Keçiören Şubesinin yaptığı yanlıştır.
Buna AKD Genel Başkanı Doğan Demir ile ABF başkanı Hüseyin Güzelgül dedenin müdehale etmesini öneriyorum.
Saygılarımla.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler