AKP, 12 EYLÜL ASKERİ FAŞİST CUNTANIN İDOLOJİK TEMSİLCİSİDİR!
⌈ Nurten Yalnız ⌉
12. Eylül askeri faşist darbenin üzerinden 43 yıl geçti, 43 yıl içerisinde darbeciler ve darbe rejiminin devamı olan siyasi partiler Türkiye’ ye getirmek istedikleri rejimi adım adım hayata geçirdiler. Bugün AKP iktidarı darbe rejiminin ideolojik programını açıktan uygulamaya koyan, darbecilerin, darbeci rejimin devamı olan siyasal iktidarların yarım bıraktığı programı tamamlamak istemektedir.Darbe NATO ve ABD‘nin CİA merkezli kararı ile hayata geçirilmiştir, bizim çocuklar bu işi başardı söylemi bunun kanıtıdı. Darbeyi destekleyen planlayan NATO ve CİA yılar sonra AKP‘yi Türkiye‘de iktidara taşıyacak, genel başkanını da BOP olarak bilinen büyük ortadoğu projesinin eş başkanı olarak ilan edeceklerdi.
12. Eylül askeri darbesi 1978 – 79 yıllarında işçi sınıfının sendikal hak arama mücadelesini, yükselen ve tüm kesimleri etkisi altına alan sol sosyalist mücadelenin bastırılması amaçlanmıştır.Darbeciler her darbe döneminde darbenin amacını, içeriğini toplumdan gizlemek için Atatürk milliyetçiliğini kullanmışlardır ve perdelemişlerdir.
12. Eylül askeri cunta rejimi Türkiye‘de kemalist rejimi dahada güçlendirmek gibi bir gaye içerisinde olmamıştır, tam tersi radikal İslami bir rejimin hayata geçirilmesinin tüm alt yapısının oluşumuna hizmet etmiştir. İmam hatip liselerinin yaygınlaştırılması, üniversitelerde özerk demokratik eğitimin ortadan kaldırılarak YÖK ün kurulması, eğitimde zorunlu din derslerinin getirilmesi, diyanetin güçlendirilmesi, olağanüstü bütçenin bu kuruma aktarılarak diyanet işleri başkanlığının önemli konularda fikir verme ötesinde fetvalar vermesi, her köye bir caminin inşa edilmesi darbe rejiminin ideolojik olarak nasıl bir rejim kurmak istedigini gözler önüne seriyor.
AKP iktidarı sadece darbecilerin yarım bıraktığı tamamlayamadığı programı tamamlamak için mücadele etmiyor, NATO ve ABD ile her ne kadar kavgalı gibi bir görünümlü içinde olsada gerçekte ortadoğuda NATO‘nun politikalarının hayata geçirilmesi için de mücadele ediyor. Arap baharı olarak gelişen Mısır, Libya, Suriye vb benzeri ülkelerin etkisi altına alan tüm darbe hareketlerinde AKP nin önemli rolü olmuştur, bu rol NATO tarafından AKP ye verilmiştir.
Tüm okullara danışman bir imam atayarak eğitim kurumlarını islami bir yaşam anlayışına göre şekillendirme isteği, küçük yaştaki kız çocukları ile evlenmeyi ve çok eşli bir yaşamı anlayışla karşılamaları, hayatın her bir alanını islami kuralar ile sınırlandırma gayretleri şeriat rejimini tüm ülkede yaşama geçirme niyetini taşımaktadır, bu niyet açıktan ve aleni olarak dile getiriliyor.
Şeriaat devletini isteme talebi ile aydınları katledenleri, yakanları cezaevlerinde serbest bırakmaları kulağa biraz daha hoş gelen, ‘‘ürkütmeyen Ilımlı İslam‘‘ olarak geniş halk yığınlarının beyinlerine yedirilen esas olarakta şeriat yönetimine adım adım yürüyen bir anlayış ile karşı karşıya olduğumuzu, hayatımızın her bir alanında nasıl büyük bir tehlikenin bizi beklediğini anlamak zorundayız.
AKP nin Hüda Par ile birlikteligi, Sivas Madımak‘ta katiliam gerçeklestiren katilleri serbest bırakması, Sivas davasının avukatlığını ustlenenlerin AKP‘den milletvekili olmaları, haksız hukuksuz tutuklama ve cezalandırmalar aslında her şeyi anlatmaya yetiyor.
Tehlikenin büyüklügü ve önemi ortadayken, bu tehlikenin giderilmesi için doğru bir yönelim ve mücadele anlayışı yerine toplumu suni gündemler ve dar kısır döngü içerisindeki tartışmalar ile boğmanın kimseye bir faydası olmayacaktır.
Demokrasi ve özgürlük talebinde olan tüm kesimler birleşerek yasal demokratik mücadele anlayışı temelinde hak, hukuk, adelet mücadelesini yükseltmelidir.
Türkiye‘de tüm kesimlerin bir arada yaşayabileceği laik, demokratik, eşit hakların sağlandığı bir rejimin inşası için birlikte hareket etmekten başka bir çözüm yolu yoktur.
Afganistan vb ülkelerde gelişen din temelli rejimlerin adım adım iktidara gelmelerini sağlayan politik söylemlerini, ortaya ilk çıkış amaçlarını iyi okuyup anlamak gerek, anti emperyalist, adil, hakça ve hukuka eşit bir yaşam, tüm insanlara cenneti varedeceğiz söylemleri ile iktidara gelen dinci islamcı akımlar insanların tüm yaşamını cehenneme çevirdiler.
Bizim ülkemizde böyle bir rejim gelmez, gelemez, ülkemizin mayası ve kültürel dokusu buna uygun değil yanılgısından kurtulmak gerek, bunun gerçekleşmemesinin tek bir yolu var demokrasiden ve demokratik bir rejimden yana olan tüm kesimlerin birlikte hareket etmeleri gerekmektedir.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler