Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

AKP’nin Operasyonuna Alet Olmamak: Kılıçdaroğlu Tavrını Netleştirmelidir

⌈Hasan Subaşı⌉
Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma eşiği olan 30 Haziran davası, yalnızca bir hukuki süreç değil; aynı zamanda siyasi bir mühendisliğin en net göstergelerinden biridir. Bu dava, iktidarın, ana muhalefet partisi CHP’yi içeriden bölme ve muhalefetin bütünlüğünü zayıflatma çabasıdır. Bu noktada eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na düşen tarihsel sorumluluk, bu operasyonun bir parçası olmadığını açıkça ilan etmesidir.
30 Haziran Davası: Hukuki Değil, Siyasi Bir Operasyon
İktidarın son dönemlerde izlediği siyaset mühendisliği, doğrudan yargı eliyle muhalefeti dizayn etme üzerine kuruludur. Bu dava da bu stratejinin bir parçası olarak kurgulanmıştır. CHP’yi kendi içinden bölmeye dönük hamleler, özellikle parti içindeki klikleri ve geçmişten gelen tartışmaları kaşıyarak “içeriden çökertme” planı temelinde sürdürülmektedir. Böylece AKP, hem seçimde kaybettiği moral üstünlüğü geri kazanmak hem de kendi kitlesini konsolide etmek istemektedir.
Kılıçdaroğlu’nun Sessizliği: Taktik mi, Tereddüt mü?
Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin önceki genel başkanı olarak yıllarca AKP iktidarına karşı büyük bir mücadele verdi. Ancak bugün gelinen noktada, iktidarın CHP’ye yönelik başlattığı bu açık operasyona dair net bir açıklamada bulunmaması, geniş kesimlerde rahatsızlık yaratıyor. Bu sessizlik, taktiksel bir bekleyiş mi yoksa politik bir tereddüt mü, henüz net değil. Ancak ortada olan bir gerçek var: Bu dava, CHP’yi parçalamaya dönük bir hamledir ve Kılıçdaroğlu’nun da bunu böyle okuması gerekir.
Tarihsel Sorumluluk: Tarafını Netleştirmek
Kemal Kılıçdaroğlu, eğer gerçekten partisini ve Türkiye’deki demokratik muhalefeti önemsiyorsa, bu operasyonun dışında olduğunu kamuoyuna açıkça ilan etmelidir. Çünkü bu dava, sadece CHP’ye değil, aynı zamanda muhalif kamuoyunun moraline, örgütlülüğüne ve iradesine yönelmiş bir saldırıdır. Sessizlik, AKP’nin operasyonel hamlesine zımni onay anlamına gelebilir.
CHP’nin Birliğini Korumak Hayati Önem Taşıyor
Bugün CHP’nin temel sorunu iç tartışmalarla yıpranmak değil, dış müdahalelerle bölünmeyi önleyememektir. İktidarın “yargı üzerinden siyaset” girişimini boşa çıkarmanın yolu, tüm demokratik güçlerin ve CHP’nin birleşik irade göstermesidir. Bu iradenin en sembolik ve etkili adımlarından biri ise Kılıçdaroğlu’nun AKP’nin operasyonlarına karşı net bir duruş sergilemesidir.
AKP iktidarı, ömrünü uzatmak için muhalefeti baskı altına almaya çalışıyor. Bu süreçte özellikle CHP’ye dönük hamleler daha da yoğunlaştı. Kemal Kılıçdaroğlu, bu tabloda ya demokratik muhalefetin yanında yer alacak ya da tarih, onu “AKP’nin değirmenine su taşıyanların” hanesine yazacak. Herkes gibi onun da tarafı belli olmalı. Çünkü bu dava, sıradan bir dava değil; Türkiye’nin geleceğini etkileyecek bir kırılma noktasıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir