Çorum Katliamı’nın 45. Yılında OWL Bölgesi Tek Yürek Oldu
⌈AHA- Haber Merkezi⌉ Almanya’nın OWL (Ostwestfalen-Lippe) bölgesindeki Alevi Dernekleri ve Cemevleri, Çorum Katliamı’nın 45. yıl dönümünde bir araya gelerek toplumsal hafızaya sahip çıkmanın güçlü bir örneğini sergiledi. Bünde Alevi Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anma etkinliğine yoğun katılım sağlandı. Sadece Çorum’da yaşamını yitiren 57 can değil, aynı zamanda Sivas’tan Maraş’a, Dersim’den Gazi’ye dek bütün katliamlar ve mazlumlar anıldı.
Anmada duyguların, inancın ve toplumsal belleğin iç içe geçtiği konuşmalar yapıldı; gülbenkler okundu, nefesler söylendi. Programda yer alan Gütersloh AKM Başkanı ve AABF Yönetim Kurulu Üyesi Bahar Coşkun, OWL Dernekleri ve Cemevleri adına kaleme aldığı yazısında hem etkinliğin ruhunu hem de Alevi toplumunun direniş bilincini çarpıcı biçimde aktardı.
İşte Bahar Coşkun’un kaleme aldığı o yazı:
Çorum Katliamı’nın 45. Yılında OWL Bölgesi Tek Yürek Oldu
OWL Alevi Dernekleri ve Cemevleri (Bielefeld, Bünde, Bad Salzuflen, Gütersloh, Herford, Rheda-Wiedenbrück), Çorum Katliamı’nın 45. yılında, Bünde Alevi Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anlamlı bir programla bir araya geldi.
Gütersloh AKM Başkanı ve AABF Yönetim Kurulu üyesi olarak bu programda konuşma yapma imkânı bulmam da benim için ayrıca anlamlı ve sorumluluk doluydu.
Güçlü bir katılımla gerçekleşen etkinlikte, bir yürekle sadece Çorum’da toprağa düşen 57 can değil; Sivas’ta, Maraş’ta, Dersim’de, Gazi’de ve dünyanın neresinde bir katliam varsa tüm mazlumlar saygıyla anıldı. Yas değil direniş bilinciyle yapılan bu buluşma, Alevi toplumunun hafızasının nasıl diri kaldığının bir göstergesiydi.
Programın moderatörlüğünü Leyla Bülbül üstlendi.
Ayrıca konuşmacılar arasında:
• Bünde AKM Başkanı Doğan Bozkurt
• OWL Temsilcisi & Bad Salzuflen Cemevi Başkanı Bülent Yılmaz
• Prof. Dr. Mustafa Şen yer aldı.
Dönemin dava avukatı Sadık Eral, programa canlı telefon bağlantısıyla katıldı ve hem hukuki hem de tarihsel boyutlarıyla önemli açıklamalarda bulundu.
Eral: “Çorum’da işkence görenler, evleri yakılanlar Alevilerdi ama sanık sandalyesine de onlar oturtuldu.”
“1980 öncesi yıllar Türkiye’de toplumsal uyanışın yükseldiği, annelerin kapılarda evlatlarını beklediği, çok karanlık yıllardı. Egemenler bu uyanışı bastırmak için katliamları ve sonrasında 12 Eylül askeri faşist darbesini devreye soktu. Çorum, Maraş ve Sivas; bu kanlı yolun en büyük kilometre taşlarıydı.”
“Alevilik, egemenlerin iktidar oyunlarını bozan bir hakikat yoludur. O yüzden hedef alındı. Ama biz bu yolda direndik ve direnmeye devam edeceğiz.”
Konuşmasının sonunda, bu tür anma programlarının ne kadar önemli olduğunu vurgulayan Eral, “Bu çabayı çok değerli buluyorum. Unutursak kaybederiz.” diyerek OWL bölgesine teşekkür etti.
Programın etkileyici bölümlerinden biri de “Ekinler Kan İçinde” adlı belgeselin izlenmesiydi. Çorum’daki tanıklıkları bire bir aktaran bu belgesel, salondaki birçok kişinin gözlerini yaşarttı. Acının sessizliğini bozmak, geçmişi canlı tutmak ve bir kez daha “unutmadık” demek için güçlü bir hatırlatma oldu.
Alişan Yılmaz Dede’nin Gülbenk duası, Sultan Yılmaz Ana ve oğlu Güney’in söylediği nefes ve deyişler, salonda derin bir manevi atmosfer yarattı. Gün batımıyla birlikte ağız mühürleri açıldı, lokmalar paylaşıldı.
Bu anlamlı gün, yalnızca bir anma değil; birlik, direniş ve inançla yoğrulmuş kolektif bir duruşun ifadesi oldu.
Aşk olsun tarihine ve yoluna sahip çıkmasını bilene.”


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler