Lozan Sadece Kürtlerin Değil, Alevilerin de Aleviliğin de İnkârıdır
⌈Haber Merkezi⌉ FEDA ve DAKB’den 24 Temmuz Açıklaması: “Lozan’da İnkâr, Asimilasyon ve Katliam Resmileştirildi”
Lozan Antlaşması, Aleviler İçin De Bir Milattır
Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nın 102. yılı dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Lozan’ın sadece Kürt halkının değil, Alevi toplumunun ve Aleviliğin de inkârı ve asimilasyonunun başlangıcı olduğu ifade edildi.
Tekçi Devlet Anlayışının Kuruluş Belgesi
Açıklamada, Lozan’ın yalnızca sınırları değil, halkların ve inançların kaderini de belirlediği vurgulandı. Türk devletinin, Lozan ile birlikte “tek ulus, tek dil, tek inanç” anlayışı üzerine kurulduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Lozan Antlaşması’yla birlikte Türk devleti, Kürtler için olduğu gibi biz Aleviler için de inkârın, asimilasyonun ve yok sayılmanın resmiyet kazandığı bir milat oldu. Türk devleti bu kadim inancı başından itibaren yok edilmesi gereken bir tehdit olarak gördü, yok saydı.”
Cemler Yasaklandı, Mürşitler Aşağılandı
FEDA ve DAKB açıklamasında, Lozan’ın ardından Alevilere yönelik baskıların devlet eliyle derinleştirildiği, cemlerin yasaklandığı, pirlerin hapsedildiği, mürşitlerin aşağılandığı hatırlatıldı. Dersim Soykırımı başta olmak üzere Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının bu zihniyetin devamı olduğu kaydedildi:
“Bunların her biri Lozan’da imzalanan katli vacip fetvasının sonucudur.”
Bugünün Katliamları Da Aynı Mirasın Devamı
Açıklamada ayrıca, bugün Ortadoğu’da yaşanan saldırıların da Lozan’da şekillenen inkârcı zihniyetin sürdüğünün bir göstergesi olduğu vurgulandı. IŞİD ve benzeri yapılar tarafından Dürzi ve Alevi halklara yönelik saldırılar hatırlatılarak, Türkiye’nin bu yapılarla ilişkisine işaret edildi:
“Türk devleti Lozan anlaşmasını korumak adına, bu zulme destek oluyor, hatta sınır ötesi operasyonlarla çeteler ihraç ediyor. Biz Reya Haq Alevileri bu soykırımları çok iyi tanıyoruz: Çünkü bu, bize yüzyıldır dayatılan senaryonun aynısıdır.”
Diyanet, Zorunlu Din Dersleri, Asimilasyon
FEDA ve DAKB’nin açıklamasında, günümüzde de Lozan’ın mirası olan tekçi sistemin sürdüğü belirtildi. Diyanet İşleri Başkanlığı, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı ve zorunlu din dersleri örnek verilerek şu ifadelere yer verildi:
“Lozan’ın 102. yılında bile Kürtler gibi biz Aleviler de yok sayılıyoruz. Bugün hâlâ bize dayatılan tekçi inanç sistemi sürüyor. Diyanet işleri başkanlığıyla, Alevi Bektaşi Cemevi başkanlığıyla, okullarda zorunlu din dersleriyle Alevilere yönelik baskılar ve zorbalıklar devam ediyor.”
“Alevilik Hakikattir, Susturulamaz”
Açıklamanın sonunda ise Aleviliğin bir inanç, bir hakikat olduğu vurgulandı. Asimilasyon ve baskı politikalarına karşı direniş çağrısı yapıldı:
“Ne Lozan’la, ne Lozan’da oluşturulan devletin asimilasyoncu kurumu olan Diyanet’le, ne baskıyla ne de savaş politikalarıyla bu hakikat susturulamaz. Biz cemimizle hakikatimizi söylemeye devam edeceğiz.”
“Lozan’ın Tekçi Zihniyetini Reddediyoruz”
FEDA ve DAKB, Türk devletinin yüzyıllık inkâr, imha ve asimilasyon politikasını tanımadıklarını belirterek şu çağrıda bulundu:
“Lozan’ın tekçi zihniyetini reddediyoruz. Halkların eşitliğini, eşit anayasal haklarını istiyoruz. Aleviler ve Alevilik üzerindeki baskılara son verilsin.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler