Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kenan Küçük: Sorun Mescid Değil: Kutsallarımızı Yok Saymak ve Asimilasyon

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurumlar, Alevi inancını bir inanç olarak değil, yalnızca bir “kültür” gibi göstermektedir. Bu nedenle kutsallarımız, doğa güzelliği veya turistik cazibe merkezi olarak tanıtılmaktadır. İşte bu anlayışın sonucu olarak Munzur’a mescit yapılmıştır.
Birçok Alevi can, mescidin yapılmasına karşı çıkanlara tepki göstererek, Alevilerin başka inançlara saygılı olduğunu vurgulamıştır. Sorun başkasının ibadeti değil; asıl mesele Alevilerin kutsallarının turistik bir mekan gibi görülmesidir. Eğer Munzur gerçekten Alevilerin kutsalı olarak kabul edilseydi, böyle bir girişime gerek duyulmazdı.
Ayasofya gibi mekanlar yoğun turist akınına uğrar; ancak farklı inançların ibadet edebilmesi için çevresine yeni ibadet yerleri yapılmıyor. Çünkü burası bir inancın kutsalıdır ve kutsallığı korunur.
Munzur için de aynı hassasiyet gösterilmelidir
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı sertifikalı rehberler, Munzur’u tanıtırken Alevi inancındaki derin anlamını anlatmaktan kaçınmaktadırlar. Anlattıkları hikayeler, yalnızca Munzur’un Hac’a gidişi ve dönüşü ile gözelerden dökülen süt gibi basit ve asimilasyon odaklı efsanelerle sınırlıdır. Munzur’un kutsal işlevi ve Alevi inancındaki yeri tamamen göz ardı edilmektedir. Bizim karşı çıktığımız nokta tam olarak burasıdır: Munzur, Alevilerin kutsalıdır; sadece turistik bir doğa harikası, şelale veya yürüyüş yeri değildir.
Munzur, Alevilerin kutsalı olarak kabul edilmeli; turistik bir obje veya kültürel süs gibi tanıtılmamalıdır. Bu kutsallığa saygı gösterilmesi hem inanç özgürlüğü hem de toplumsal saygı açısından gereklidir. Munzur, Anadolu Alevi inancının kutsal bir parçasıdır. İnançtan ayrı düşünülürse, manevi değeri ve anlamı tamamen yok olur; sadece bir doğa harikası olarak kalır.
Kenan Küçük
27.08.2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir