Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

DİSK Genel Merkezinin Ankara’ya Taşınmasına Tepki: “Bu Bir Yön Değişimidir, Sınıftan Uzaklaşmadır”

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) genel merkezinin İstanbul’dan Ankara’ya taşınması gündeme geldi. DİSK’e bağlı 11 sendika, taşınma kararına karşı ortak bir bildiri yayımlayarak bu adımı “tüzüksel, tarihsel ve sınıfsal bir çelişki” olarak nitelendirdi. Sendikalar, “Bürokrasiye yaklaşmak, sınıftan uzaklaşmaktır” diyerek karara sert tepki gösterdi.

Taşınma Kararı DİSK İçinde Tepkilere Neden Oldu

DİSK Yönetim Kurulu’nun, genel merkezin Ankara’ya taşınması yönünde aldığı karar, konfederasyon içindeki çok sayıda sendikanın tepkisini çekti.
Birleşik Metal-İş, Basın-İş, BTO-Sen, Dev Yapı-İş, Enerji-Sen, Güvenlik-Sen, Limter-İş, Nakliyat-İş, Sine-Sen, Sosyal-İş ve Tümka-İş imzasıyla yayımlanan ortak bildiride karar “DİSK’in köklerinden koparılması” olarak değerlendirildi.
Sendikalar, “Mesele sadece bir taşınma değil, bir yön değişimidir” ifadeleriyle kararın sendikal mücadele hattında ciddi bir kırılma yaratacağı uyarısında bulundu.

Tüzüksel, Tarihsel Ve Sınıfsal Bir Çelişki

Yayımlanan bildiride, DİSK’in 13 Şubat 1967’de İstanbul’da, sermaye yanlısı sendikal anlayışa karşı tabandan gelen bir iradeyle kurulduğu hatırlatıldı.
“DİSK’in kuruluşu, Türkiye işçi sınıfı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir” denilen açıklamada, İstanbul’un hem sanayinin hem de işçi direnişlerinin kalbi olduğuna vurgu yapıldı:
“İstanbul sanayinin, emeğin, grevlerin ve direnişlerin merkezidir. DİSK’in kalbi burada atmıştır. Bu kent, mücadelenin belleğidir. DİSK’in İstanbul’da kurulması, Türk-İş’in uzlaşmacı çizgisine karşı bağımsız bir sınıf örgütü yaratma iradesinin simgesidir.”

Mesele Bir Taşınma Değil, Bir Çizgi Değişimidir

Bildiride, DİSK’in 2020 yılında yapılan 16. Genel Kurulu’nda “çoğunluk oylarıyla” alınan taşınma kararının, tüzüğe aykırı biçimde gerçekleştirildiği ifade edildi.
Sendikalar, “Bu karar, bir adres değişimi değil, bir çizgi değişimidir. DİSK’in tarihsel mirası, tüzüksel meşruiyeti ve sınıf gerçekliğiyle doğrudan çelişmektedir” diyerek tepki gösterdi.

Açıklamada, 2020’deki genel kurulda gerekli üçte iki çoğunluğun sağlanmadığı, 2024’teki 17. Genel Kurul’da da konunun gündeme alınmadığı hatırlatılarak kararın hukuki dayanağının zayıf olduğu vurgulandı.
“Bu durum yalnızca usule değil, sendikal demokrasinin ruhuna da aykırıdır” denildi.

DİSK Bürokrasiye Değil, İşçiye Yakın Olmak Zorunda

Sendikalar, DİSK’in merkezinin Ankara’ya taşınmasının sınıf mücadelesinden uzaklaşma anlamına geldiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ankara, Türk-İş ve Hak-İş gibi devletin gözetiminde var olan sendikal yapılar için elverişli olabilir. Ancak DİSK, Meclis’e, bürokrasiye, bakanlıklara, yani Saray’a yakın değil, işçiye yakın olmak zorundadır. DİSK’in karargâhı, tezgâh başlarında, şantiyelerde, fabrikalarda ve sokaklarda olmalıdır.”

Bildiride, taşınmanın “devletle daha yakın ilişkiler kurma” eğilimini güçlendireceği uyarısında bulunularak, “DİSK’in amacı bürokrasiyle yakınlaşmak değil, işçi sınıfının tabanını güçlendirmektir” denildi.

DİSK Tarihsel Mücadele Belleğine Sadık Kalmalıdır

Açıklamada, DİSK’in kuruluşundan bu yana yürüttüğü mücadele tarihine atıf yapılarak, 1961 Saraçhane, 1963 Kavel, 1966 Paşabahçe, 1968 Derby direnişlerinden 1970 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’ne, 1977 1 Mayıs Taksim Katliamı’na kadar uzanan tarihsel sürece dikkat çekildi.
Bu mücadelelerin, DİSK’in kimliğini İstanbul’da şekillendirdiği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“İstanbul yalnızca bir merkez değil, aynı zamanda DİSK’in toplumsal belleğidir. DİSK’in yeri, yine ve daima işçi sınıfının kalbidir. Kuruluş iradesi onu Ankara bürokrasisine değil, İstanbul’daki işçilere bağlamıştır.”

Karar Geri Çekilmeli, DİSK Köklerine Dönmelidir

Sendikalar, DİSK Yönetim Kurulu’na “bu tarihsel hatadan geri dönme” çağrısında bulundu.
Açıklamada, “DİSK, tarih boyunca devletin baskısına, sermayenin kuşatmasına ve sarı sendikacılığa karşı dimdik durarak bugüne geldi. Bu karar hem tüzüksel olarak geçersizdir hem tarihsel bağımsızlık çizgisinden kopuştur” denildi.

DİSK’in yerinin, işçi sınıfının alın teriyle var ettiği mücadele sahaları olduğu vurgulanan bildiride, “DİSK’in karargâhı, işçinin tezgâhı, şantiyesi ve sokaktır. DİSK’in yeri, işçi sınıfının kalbidir” ifadeleri yer aldı.

Taşınma Kararı CHP Etkisine Mi Hizmet Ediyor

Bildiride ayrıca, taşınmanın siyasi etkilerine dair değerlendirmeler de dikkat çekti.
Sendikalar, DİSK’in Ankara’ya taşınmasının, “zaten etkisi güçlü olan CHP’ye daha fazla avantaj sağlayacağı” ve “bu süreçte Genel-İş Sendikası’nın yönlendirici rol oynadığı” yorumunda bulundu.
Bu durumun, DİSK’in bağımsız sınıf çizgisinden uzaklaşarak siyasal kurumlarla iç içe geçmesi riskini doğuracağı uyarısı yapıldı.

Sonuç: DİSK, İşçi Sınıfının Kalbinde Kalmalıdır

Açıklamanın sonunda DİSK’in tarihsel kimliğine sahip çıkma çağrısı yinelendi:
“DİSK’in yeri bürokrasi değil, sınıftır. DİSK ne Saray’ın ne de bakanlıkların başkentinde, işçi sınıfının başkentinde olmalıdır. İstanbul, DİSK’in doğduğu, büyüdüğü, direndiği ve asla teslim olmadığı şehirdir.”

Alevi Haber Ağı Yorumu: Sınıf Mücadelesinin Hafızasına Dokunmak

Alevi Haber Ağı olarak belirtmek gerekir ki, DİSK’in merkezinin İstanbul’dan Ankara’ya taşınması tartışması yalnızca sendikal bir mesele değil, Türkiye işçi sınıfı tarihinin hafızasına dokunan ideolojik bir kırılma tartışmasıdır.
İstanbul’un sınıf mücadelesi mirası, tıpkı Anadolu’nun inanç ve direniş coğrafyası gibi, bir belleği ve toplumsal sürekliliği temsil eder.
DİSK’in “bürokrasiye yakınlaşma” yönündeki her adımı, sınıfın öz gücünden, toplumsal direniş damarından uzaklaşma anlamına gelecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir