Paz. May 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Ayten Kordu’dan Elazığ’daki Kadın Cinayetlerine İlişkin Meclis’e Soru Önergesi

⌈AHA⌉ Dem Parti Dersim Milletvekil Ayten Kordu, Elazığ’da son yıllarda artan kadın cinayetleri ve ağır şiddet vakalarına dikkat çekerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi. Kordu, önergesinde sorularının Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 99’uncu maddeleri gereğince yanıtlanmasını talep etti.

Önergede, Elazığ’da yaşanan kadın cinayetlerinin münferit olaylar olmadığı vurgulanarak, kolluk kuvvetlerinin ve koruyucu-önleyici mekanizmaların yetersizliğinin kadınları sistematik risk altında bıraktığı ifade edildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, yerel basın ve insan hakları örgütlerinin verilerine göre Elazığ’ın, Türkiye genelinde kadınlara yönelik şiddetin yoğun yaşandığı yüksek riskli illerden biri olduğu belirtildi.

Dilara Günana Cinayeti: “Adalet Sürüncemede Bırakılıyor”

Önergede, Elazığ Sedeftepe köyünde 4 Mayıs 2024’te kaybolduktan 9 gün sonra toprağa gömülü halde bulunan 25 yaşındaki Dilara Günana’nın cinayeti çarpıcı bir örnek olarak yer aldı. Dilara Günana’nın ölümünün yalnızca bir cinayet değil, kadınların kaybolma ve öldürülme riskinin nasıl sıradanlaştırıldığının açık bir göstergesi olduğu ifade edildi.

Sanık Volkan Kaplan’ın tutuklu, anne ve babasının ise tutuksuz yargılandığı davada savcının dördüncü duruşmada da mütalaa için süre istemesi nedeniyle davanın aylarca sürüncemede bırakıldığı hatırlatıldı. En son 13 Ocak 2026’da görülen duruşmada, sanığın anne, baba ve kardeşinin suça iştirak ettiğine dair çok sayıda delil bulunmasına rağmen beraat talebiyle davanın 2 Mart 2026’ya ertelendiği vurgulandı. Bu durumun Elazığ’daki kadın örgütleri ve ailede büyük tepkiye yol açtığı kaydedildi.

Sümeyye Yıldız Cinayeti ve “Gerçek Fail” Şüphesi

Önergede ayrıca, 25 Kasım 2025 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde 34 yaşındaki üç çocuk annesi Sümeyye Yıldız’ın evli olduğu erkek tarafından yedi el ateş edilerek öldürülmesi de gündeme getirildi. Kamuoyuna yansıyan bilgilerin, bu cinayetin sıradan bir “aile içi tartışma” sonucu olmadığını, aksine ayrıntılı biçimde araştırılması gereken karanlık noktalar içerdiğini gösterdiği belirtildi.

Cinayete ilişkin dikkat çeken unsurlar arasında, fail olduğu iddia edilen eşin son evre MS hastası olması, silahı kaldırıp ateş edecek fiziksel gücünün bulunmadığı iddiaları, çocukların ve aile bireylerinin o gece bir tartışma yaşanmadığını ifade etmesi ve kardeş ile avukatın tetiği çeken kişinin başka biri olabileceğine dair değerlendirmeleri sıralandı. Bu durumun, kadın cinayetlerinde görünmeyen failler ve aile içi iş birlikleri ihtimalini güçlendirdiği vurgulandı.

“Kadına Yönelik Şiddet Yapısal Bir Sorun”

Ayten Kordu, Elazığ’da yaşanan bu iki ağır cinayetin dahi kadına yönelik şiddetin münferit değil, yapısal bir güvenlik ve insan hakları meselesi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Kadınların yaşam hakkının neden korunamadığı, risk altındaki kadınlar için koruyucu mekanizmaların neden işlemediği ve yargı ile kolluk birimlerinin neden etkin soruşturma yürütemediğinin mutlaka araştırılması gerektiği ifade edildi.

Önergede ayrıca Elazığ’daki sığınma evlerinin yeterliliği, güvenlik protokollerinin uygulanıp uygulanmadığı, kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi yapıp yapmadığı ve fail profillerine yönelik çalışmaların varlığı gibi konuların acilen yanıtlanması gerektiği vurgulandı.

Bakanlığa Yöneltilen Sorular

Ayten Kordu’nun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a yönelttiği sorular özetle şu başlıkları kapsıyor:

  • Dilara Günana davasında, sanığın yakınlarının suça iştirakine dair delillere rağmen yargılamanın sürüncemede bırakılmasının bakanlık tarafından takip edilip edilmediği,

  • Kadınların kaybolması ve öldürülmesi vakalarında delillerin etkin toplanmasına yönelik özel bir izleme mekanizmasının bulunup bulunmadığı,

  • Sümeyye Yıldız cinayetinde “gerçek fail başka olabilir” şüphesiyle ilgili bakanlığın inceleme başlatıp başlatmadığı,

  • Elazığ’da son 5 yıldaki kadın cinayetlerinin sayısı, faillerin profilleri ve olay yerlerine ilişkin veriler,

  • Kadın cinayetlerinde aile içi işbirliği ve delil karartma vakalarının tespit edilip edilmediği,

  • Elazığ’daki sığınma evlerinin sayısı, kapasitesi ve doluluk oranları,

  • Kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi ve koruma tedbirlerini geciktirdiği iddialarının doğruluğu,

  • Kadına yönelik şiddetin yoğun olduğu bölgelerde özel bir eylem planı veya kriz masası oluşturulup oluşturulmadığı.

Ayten Kordu, Elazığ özelinde yönelttiği bu soruların yalnızca bölgesel değil, Türkiye genelinde kadınların yaşam hakkının korunmasına dair yapısal sorunları görünür kılmayı amaçladığını vurguladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir