Mustafa Suphi ve Yoldaşları Rize Fındıklı’da Anıldı: “Umutlarını Ve İdeallerini Yaşatacağız”
⌈AHA⌉ 28 Ocak 1921’de katledilen Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı, katliamın 105. yılında Rize’nin Fındıklı ilçesinde bulunan iskelede düzenlenen anma etkinliğiyle anıldı. Anmada, Karadeniz’e karanfiller bırakılırken, “15’leri katliamın 105. yılında bir kez daha anıyoruz. Umutlarını ve ideallerini yaşatacağımıza söz veriyoruz” mesajı verildi.
Sosyalist Kurumlar Fındıklı’da Bir Araya Geldi
Anma etkinliği; Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkevleri, Sol Parti, Emek Partisi, Emekli Meclisi ve PDD’nin katılımıyla Rize Fındıklı İskelesi’nde gerçekleştirildi. Anma sırasında denize karanfiller bırakıldı, ardından basın açıklaması yapıldı.
“Devrimciler Bu Topraklarda Defalarca Katliamla Karşılaştı”
Basın açıklamasını Hasan Zorlucan okudu. Zorlucan, Mustafa Suphi’nin Türkiye Komünist Partisi’nin kurucu üyesi ve Merkez Komitesi Sekreteri olduğunu hatırlatarak, cumhuriyetin kuruluş sürecinde ülkeye davet edilen Suphi ve yoldaşlarının Erzurum’da ırkçı-faşist saldırılara maruz kaldığını ifade etti.
Zorlucan, Ankara hükümetinin kararıyla heyetin Trabzon üzerinden yeniden Sovyet topraklarına gönderilmek istendiğini, ancak bu sürecin bir katliamla sonuçlandığını belirtti.
Karadeniz’de Katliam
Açıklamada, TKP heyetinin Trabzon Limanı’ndan, Topal Osman’a bağlı Kahya Yahya çetesine ait bir tekneyle Karadeniz’e açıldığını hatırlatan Zorlucan, “28 Ocak 1921 gecesi Sürmene açıklarında çete üyeleri tarafından vahşice öldürülerek denize atıldılar” dedi.
Maria Suphi’ye Yapılanlar Hatırlatıldı
Zorlucan, Mustafa Suphi’nin eşi Maria Suphi’nin katliamdan sağ kurtulduğunu ancak Trabzon ve çevresinde esir alınarak cinsel şiddet ve ağır işkencelere maruz bırakıldığını belirtti. Katliamın dönemin Ankara hükümetinin bilgisi dahilinde, İttihat ve Terakki geleneğinden gelen güçlerce organize edildiğini vurguladı.
“15’lerin Mücadelesi Yaşıyor”
Açıklama, “Topal Osman çetesi tarafından katledilen 15’leri, katliamın 105. yılında bir kez daha anıyoruz. Umutlarını, ideallerini ve devrimci miraslarını yaşatacağımıza söz veriyoruz” sözleriyle sona erdi.

Alevi Haber Ağı
Sevgili Canlar,
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.
Saygı ve sevgilerimizle…
Alevi Haber Ağı