Alevilerin Birliği ve Yol’un Gücü, Alevi Örgütlenmesine Destekle Yaşar
⌈Kenan Küçük⌉
Alevi örgütlenmesine yönelik saldırılara karşı durmanın tek yolu, birlik içinde örgütlü duruştur. Avrupa’da Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) federasyonları ve cemevleri ile Türkiye’de Yol’a ve birliğe bağlı, örgütlü duruş sergileyen Alevi kurumları, ortak bir mücadeleyi birlikte sürdürmektedir. Bu mücadele, Alevi toplumunun varlık güvencesidir. Bu kurumlar, canların lokasıyla büyümüş, büyük bedellerle Kurulmuş ve ortak iradenin somut eseridir. Bu nedenle bu kurumlara sahip çıkmak, aynı zamanda Yol’a sahip çıkmaktır.
Ancak bugün görüyoruz ki, Alevi örgütlülüğünü içine sindiremeyen, egolarına yenilmiş, görev süreleri bitmiş olmasına rağmen kendini hala ortak iradenin üstünde gören bazı kişiler, Yol’un özünü bulandırmaya ve kendi doğrularını toplumun hakikatinin önüne koymaya çalışmaktadır.
Oysa Yol, kişisel hırslarla değil, rızalık ve birlikle yürünür. Toplumun ortak kabul ettiği değerler, birliği ve adaleti esas alır. Hiç kimse kendi egosu, çıkarı veya hırsı uğruna ortak hakikati yok sayamaz. Yol, bireysel hesapların değil, hakikatin ve rızalığın yoludur.
Sivas Katliamı sonrası oluşan Alevi örgütlenmesini itibarsızlaştırmaya çalışanlar, aslında kendi durdukları yeri de açıkça göstermektedir. Kendilerini sözde yazar, başkan, dede ya da ana olarak tanımlayan, ancak örgütlü Alevi iradesinin dışında kalıp dedikodu, karalama ve itibarsızlaştırma üzerinden varlık göstermeye çalışanlar, Yol’a değil, kendi kişisel hesaplarına hizmet etmektedir.
Toplumla buluşamayan, toplumun derdiyle dertlenmeyen ve örgütlü mücadelenin sorumluluğunu taşımayanlar, zamanla kendi yalnızlıklarının içinde kaybolmaya mahkumdur. Çünkü Alevi Yol’u, kişisel egoların değil, ortak aklın, ortak vicdanın ve ortak duruşun Yol’udur.
Tarih açıkça göstermiştir, Alevi örgütlülüğüne karşı duranlar kalıcı olamaz. Kalıcı olan, örgütlü iradeye sahip çıkanların kararlılığıdır. Çünkü gerçek güç, örgütlü toplumun kendisidir.
Alevi örgütlülüğünü içeriden bölmek isteyen bu anlayış, Alevi birliğini zayıflatmak ve kurumları itibarsızlaştırmak için her yolu denemektedir. Kimi zaman deprem lokmaları üzerinden istismar yaratmaya çalışarak, kimi zaman kurum yöneticilerini hedef göstererek, kimi zaman Avrupa ve Türkiye’deki Alevi kurumlarını karalayarak sosyal medya üzerinden bilinçli bir algı ve karalama faaliyeti yürütmektedir. Özellikle internet yayıncılığından beş kuruş kazanma hırsıyla hareket eden, bilgisizliğini saldırganlıkla örtmeye çalışan bazı kişiler, Alevi kurumlarına saldırarak kendilerine alan açmaya çalışmaktadır.
Ancak bilinmelidir ki, Alevi örgütlülüğüne saldıran, birliği zayıflatmaya çalışan ve toplumu bölmeye hizmet eden hiçbir anlayış Yol’u temsil edemez. Çünkü Yol, kişisel çıkarın değil, hakikatin ve toplumsal sorumluluğun yoludur.
Beş kuruş kazanma amacıyla açılan çeşitli dijital platformlar ve medya kanallarında, sözde Alevilik adına programlar yaparak başta Alevi çatı kurumlarını karalayanlar, bu saldırılar üzerinden kendilerine alan açmaya çalışmaktadır. Bu uyduruk kanallara çıkan ve toplumun karşısına onuruyla çıkamayacak durumda olan sözde yazarlar, çizerler, dedeler, analar, gazeteciler, eski başkanlar ve kurucuların Alevilere verebileceği hiçbir gerçek Yol bilgisi yoktur.
Çünkü bu vasıfsız ve çıkar odaklı kanallar, Alevilere hizmet etmek için değil, Alevi örgütlülüğüne saldırarak cep doldurmak, Alevi birliğini zayıflatmak, toplumu bölmek ve kurumlara olan güveni sarsmak için faaliyet yürütmektedir. Örgütlü Alevi iradesine saldıran bu mecralar, hakikatin değil, kişisel çıkarın ve bölücülüğün taşıyıcısıdır.
Bu kanallara çıkanların da aynı kirli amaca hizmet ettiğini görmemek için gerçeğe gözünü kapatmış olmak gerekir. Çünkü hakikate hizmet eden, Yol’a ve topluma saldırmaz, aksine, birliği güçlendirir ve örgütlü iradeye sahip çıkar.
Alevi toplumunun lokmasıyla, emeğiyle ve inancıyla kurulan Alevi medyası bellidir. Bu medyanın başında, Alevi örgütlülüğünün sesi olan YOL TV gelmektedir. YOL TV, Alevi toplumunun ortak iradesiyle kurulmuş ve Alevilerin gerçek sesini duyurmak için var olan bir kurumdur.
Alevilerin Sesi Dergisi ise, Alevi toplumunun hafızasını taşıyan, Yol’un bilgisini yazılı olarak geleceğe aktaran köklü ve örgütlü mücadelenin önemli bir yayın organıdır. Bu dergi, Alevi toplumunun sesi olmuş ve olmaya devam etmektedir.
Bunun yanında, Alevi örgütlülüğünü savunan ve Yol’un hakikatine bağlı kalan diğer bağımsız Alevi yayınları da, Alevi toplumunun birliğini güçlendiren, hakikati savunan ve örgütlü iradeye sahip çıkan önemli mecralardır. Bunun dışındaki, çıkar uğruna saldıran, bölücülükten beslenen ve örgütlü yapıyı hedef alan sözde yayınlar ise Alevi toplumunu temsil etmez.
Dışarıdan gelen saldırılar tarih boyunca var olmuştur. Katliamlar, inkar politikaları ve düşmanlıklar Alevi toplumunun hafızasında derin izler bırakmıştır. Bu nedenle dışarıdan gelen saldırılar şaşırtıcı değildir. Asıl tehlike, aynı dili içeriden kullanan ve Alevi kimliğini kullanarak bölücülük yapan anlayıştır.
Alevilerin birliğinden rahatsız olan bu anlayışların amacı, örgütlü Alevi toplumunu zayıflatmak ve parçalamaktır. İçeriden yaratılmak istenen her ayrılık, doğrudan bu amaca hizmet etmektedir. Oysa Alevi toplumu sahipsiz değildir. Avrupa’da ve Türkiye’de var olan Alevi kurumları, bu Yol’un örgütlü temsilcileridir. Bu kurumlar, bireylerin değil, toplumun ortak iradesinin ürünüdür.
Artık açıkça bilinmelidir ki, Yol’u zayıflatmaya çalışanlara verilecek en güçlü cevap, örgütlü birliği daha da büyütmektir. Yol, rızalığın, birliğin ve ortak iradenin Yol’udur, egoların ve kişisel hırsların değil.
Bugün sessiz kalma zamanı değildir. Görmedim, duymadım, bilmiyorum deme zamanı çoktan geçmiştir. Görüyoruz, biliyoruz ve farkındayız. Alevi örgütlenmesine yönelik her saldırıya verilecek en doğru cevap, örgütlü mücadeleyi büyütmek ve kurumlarımızın etrafında daha güçlü kenetlenmektir.
Bizler biliyoruz ki, Aleviliğin güvencesi bireysel çıkışlar değil, örgütlü iradedir. Avrupa’da ve Türkiye’de var olan Alevi kurumlarına sahip çıkarak, Yol’un özünü koruyarak ve birliğimizi büyüterek var olmaya devam edeceğiz. Çünkü Yol, birliğin, rızalığın ve hakikatin adıdır.
Sonuç olarak, örgütlü duruşun yanında yer almak, verilen sözü meydanda dile getirmek ve hakikati yüz yüze savunmaktır. Meydanda söylenmeyen sözün, dışarıda hükmü yoktur.
Bu nedenle, ayrılığa değil birliğe, kişisel çıkışlara değil ortak iradeye sahip çıkarak, AABK’ya bağlı federasyonlarımızın, cemevlerimizin, Türkiye’de birlikte mücadele yürüttüğümüz kurumlarımızın ve kendi medyamız olan YOL TV ile Alevilerin Sesi’nin etrafında kenetlenmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki Yol, ancak birlikte sahip çıkıldığında yaşar ve geleceğe taşınır. Bu sorumluluk hepimizin, bu Yol hepimizin.
Göz göze bakarak, birlik ve rızalık içinde Yol’a sahip çıkan tüm canlara aşk olsun.
19.02.2026

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler